Learn how to use duyduğu in a turco sentence. Over 56 hand-picked examples.
Tom Mary'nin zaten evli olduğunu duyduğu için hayal kırıklığına uğradı.
Translate from turco to inglés
O, John haberi duyduğu için çok memnun olması gerektiğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom ihtiyaç duyduğu tüm zamanı alabilir
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin onu terk ettiği zaman duyduğu acıyı hâlâ hatırlayabiliyor.
Translate from turco to inglés
O onun en iyisi olduğunu duyduğu için onu bir tercüman olarak işe aldı.
Translate from turco to inglés
Olaydan duyduğu üzüntüyü ifade etti.
Translate from turco to inglés
Hepsi onun ölümünden duyduğu üzüntüyü dile getirdi.
Translate from turco to inglés
Günde üç öğün yemek yersen, vücudun ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlayacak.
Translate from turco to inglés
Bu, herkesin saygı duyduğu bilim adamıdır.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin de onun duyduğu aynı söylentileri duyup duymadığını merak ediyordu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin şirkette saygı duyduğu tek adamdı.
Translate from turco to inglés
Tom'a ihtiyaç duyduğu her şeyi verdim.
Translate from turco to inglés
O bir kez duyduğu şeyi asla unutmaz.
Translate from turco to inglés
Tom'un ihtiyaç duyduğu her şeyi almak için yeterli parası olduğunu düşündüm.
Translate from turco to inglés
Tom duyduğu hayal kırıklığını ifade etti.
Translate from turco to inglés
Duyduğu şey onun kanını dondurdu.
Translate from turco to inglés
Tom sadece otuz dakika içinde ihtiyaç duyduğu her şeyi satın aldı.
Translate from turco to inglés
Onun sesini duyduğu için mutluydu.
Translate from turco to inglés
Dersin ilk günü, ödevini yapmak için ihtiyaç duyduğu ders kitabını satın aldı.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin sesini duyduğu söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom sağlıklı olduğunu duyduğu için oldukça sık tofu yer.
Translate from turco to inglés
Tom'un, ihtiyaç duyduğu her şeyi satın alacak kadar parası var.
Translate from turco to inglés
Tom ona duyduğu ölümsüz aşkın bir simgesi olarak Mary'ye bir sonsuzluk yüzüğü satın aldı.
Translate from turco to inglés
Oğlunun ölüm haberini duyduğu an o, gözyaşlarına boğuldu.
Translate from turco to inglés
Tom hala ihtiyaç duyduğu her şeye sahip olmadığını söylüyor.
Translate from turco to inglés
Tom, duyduğu şeyi Mary'ye tekrarladı.
Translate from turco to inglés
Leyla duyduğu şeyi beğenmedi.
Translate from turco to inglés
Sami ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini hazırladı.
Translate from turco to inglés
Tom, ihtiyaç duyduğu her şeyi alabilidi.
Translate from turco to inglés
Tom ihtiyaç duyduğu her şeyi alamadı.
Translate from turco to inglés
Tom'un ihtiyaç duyduğu şeyi alması için yeterli parası vardı.
Translate from turco to inglés
O hepimizin saygı duyduğu adamdır.
Translate from turco to inglés
Tom, ihtiyaç duyduğu her şeyi almadı.
Translate from turco to inglés
O, haberi duyduğu anda ağlamaya başladı.
Translate from turco to inglés
O, haberleri duyduğu anda ayağa fırladı.
Translate from turco to inglés
Tom'un, ihtiyaç duyduğu her şeyi almaya yetecek parası vardı.
Translate from turco to inglés
Tom, ihtiyaç duyduğu şeyi alacak kadar parası olmadığını fark etti.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'ye ihtiyaç duyduğu her şeyi verdi.
Translate from turco to inglés
Şirkette Mary'nin saygı duyduğu tek erkek Tom'dur.
Translate from turco to inglés
Tom, ihtiyaç duyduğu şeylerin bir listesini yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom, ihtiyaç duyduğu şeyi alamadığını söyledi.
Tom, yaklaşık 300 dolara ihtiyaç duyduğu her şeyi alabileceğini düşündüğünü söyledi.
Tom, Mary'ye ihtiyaç duyduğu her şeyi alabileceğini düşünmediğini söyledi.
Sami ihtiyaç duyduğu bilgiyi bulmayı başardı.
Tom'un ihtiyaç duyduğu her şeyi satın almak için daha fazla paraya ihtiyacı olacak.
Tom köpeğinin bir puma tarafından öldürüldüğünü duyduğu zaman ağladı.
İnsanın hayatının yarısı başkalarının acıları karşısında duyduğu zavallı keyif, diğer yarısı da kendi sefaletinde debelenmektir.
Tom ihtiyaç duyduğu şeye sahip değildi.
Sami ihtiyaç duyduğu şeyleri Leyla'ya söyledi.
Tom'un ihtiyaç duyduğu şeyi biliyorum.
Duyduğu ateşi tarif edebilen yeterince yanmıyor demektir.
Pahor sonuçtan duyduğu memnuniyeti gizlemedi.
Yıldız da duyduğu güveni dile getirdi.
Köpeklerin bizden daha iyi duyduğu söylenir. Doğru mu bu?
Bu toplumun açık fikirli insanlara duyduğu ihtiyaç, bugün daha fazladır.
Kalman'ın bütün duyduğu kendi ayak sesleriydi.