Learn how to use eşyaları in a turco sentence. Over 44 hand-picked examples.
Polis, neredeyse bir aydır çalınan eşyaları arıyor.
Translate from turco to inglés
Eşyaları biraz daha ciddi bir şekilde al.
Translate from turco to inglés
Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.
Translate from turco to inglés
Tom bazı hatıra eşyaları geri getirdi.
Translate from turco to inglés
Eşyaları bir kutuya koyabilirim.
Translate from turco to inglés
Eşyaları kredili almayın.
Translate from turco to inglés
Bu kasa değerli eşyaları saklamak içindir.
Translate from turco to inglés
Eşyaları yarı fiyatına aldım.
Translate from turco to inglés
Eşyaları paketlemek çok uzun sürdü.
Translate from turco to inglés
Tom eşyaları topluyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un eşyaları nerede?
Translate from turco to inglés
Tom eşyaları üç kümeye ayırdı.
Translate from turco to inglés
Eşyaları sökmek geri toparlamaktan daha kolaydır.
Translate from turco to inglés
Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Bu eşyaları çok yüksek bir fiyata satın aldı.
Translate from turco to inglés
Keşke eşyaları bana atmaktan vazgeçsen.
Translate from turco to inglés
Eşyaları biraz toparlamaya çalışıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom eşyaları kutudan çıkarmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Onun eşyaları karıştırılmamıştı.
Translate from turco to inglés
Eşyaları görüyorum.
Translate from turco to inglés
Tüm sayıları, renkleri ve evdeki eşyaları ezbere biliyorum.
Translate from turco to inglés
Biz tüm eşyaları o mağazadan satın aldık.
Translate from turco to inglés
Onlar kimin eşyaları?
Translate from turco to inglés
Gıda ve mutfak eşyaları mutfak dolaplarında saklanır.
Translate from turco to inglés
Değerli eşyaları arabada bırakmayın.
Translate from turco to inglés
Değerli eşyaları bir arabada bırakmayın.
Translate from turco to inglés
O arka arkaya giyim eşyaları aldı.
Translate from turco to inglés
O birbiri ardına giyim eşyaları aldı.
Translate from turco to inglés
Tom eşyaları nasıl tamir edeceğini biliyor.
Translate from turco to inglés
Eşyaları düzenli tutman gerekiyor.
Translate from turco to inglés
Eşyaları dışarı atmak zordur.
Translate from turco to inglés
Bütün bu eşyaları atalım.
Translate from turco to inglés
Tom, süpermarketten eve gelir gelmez genellikle eşyaları buzdolabına koyar.
Translate from turco to inglés
Gümüş eşyaları cilalı tutmazsan parlaklığını kaybederler.
Translate from turco to inglés
Tom'un eşyaları çok iyiydi.
Translate from turco to inglés
Sadece Tom'un değerli eşyaları alındı.
Translate from turco to inglés
Tom genellikle eşyaları kaybeder.
Translate from turco to inglés
Tom eşyaları çevrimiçi satar.
Translate from turco to inglés
Sami eşyaları attı.
Translate from turco to inglés
Tom sık sık eşyaları nereye bıraktığını unutur.
Translate from turco to inglés
Şifoniyerdeki eşyaları düzenli bir şekilde yeniden yerleştirelim.
Translate from turco to inglés
Tom'da eşyaları yerine koyma huyu yoktur.
Translate from turco to inglés
Yaşamında karışıklık istemiyorsan eşyaları aldığın yere, insanları da hak ettikleri yere koy.
Translate from turco to inglés
Biz uyurken birisi evimize girdi ve bazı eşyaları çaldı.
Translate from turco to inglés