Learn how to use egemen in a turco sentence. Over 16 hand-picked examples.
Kraliçe Victoria, Büyük Britanya'ya egemen oldu.
Translate from turco to inglés
Bazı insanlar, Japonya'nın erkek egemen bir toplum olduğunu söylüyorlar.
Translate from turco to inglés
Norveç'in egemen servet fonu o kadar büyüktür ki evrak üzerinde her Norveçli bir milyonerdir.
Translate from turco to inglés
Bugünün Türkiye'sine bir zamanlar sultan egemen oldu.
Translate from turco to inglés
Egemen sınıf yetkilerinden vazgeçmez.
Translate from turco to inglés
O adamın sana egemen olmasına izin verme.
Translate from turco to inglés
Parasal değer Amerikan toplumunda egemen değerdir.
Translate from turco to inglés
Ekonomistler 2060 yılı civarında, Avrupa ve Kuzey Amerika'dan oluşan sözde "Batı dünyası"nın küresel ekonomideki egemen konumunu kaybedeceğini tahmin ediyorlar.
Translate from turco to inglés
Büyük güce sahip egemen milletler olduğu sürece savaş kaçınılmazdır.
Translate from turco to inglés
Sami çevresindeki insanlara egemen oldu.
Translate from turco to inglés
Sami, Leyla'nın hayatına egemen oluyordu.
Translate from turco to inglés
Tanrı büyüğü gündüze, küçüğü geceye egemen olacak iki büyük ışığı ve yıldızları yarattı.
Translate from turco to inglés
Yeryüzünü aydınlatmak, gündüze ve geceye egemen olmak, ışığı karanlıktan ayırmak için onları gökkubbeye yerleştirdi. Tanrı bunun iyi olduğunu gördü.
Translate from turco to inglés
Tanrı, "İnsanı kendi suretimizde, kendimize benzer yaratalım" dedi, "Denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, evcil hayvanlara, sürüngenlere, yeryüzünün tümüne egemen olsun."
Translate from turco to inglés
Onları kutsadı ve, "Verimli olun, çoğalın" dedi, "Yeryüzünü doldurun ve denetiminize alın; denizdeki balıklara, gökteki kuşlara, yeryüzünde yaşayan bütün canlılara egemen olun.
Translate from turco to inglés
Doğru olanı yapsan, seni kabul etmez miyim? Ancak doğru olanı yapmazsan, günah kapıda pusuya yatmış, seni bekliyor. Ona egemen olmalısın."
Translate from turco to inglés