Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "eli"

Learn how to use eli in a turco sentence. Over 93 hand-picked examples.

O, yoksullara yardım eli uzattı.
Translate from turco to inglés

Sizi besleyen eli ısırmayın.
Translate from turco to inglés

Tom'un para için eli darda.
Translate from turco to inglés

Tom bana eli-boş eve gelmek istemediğini söyledi.
Translate from turco to inglés

Paul eli saçının arasında koştu.
Translate from turco to inglés

Tom topu sağ eli ile yakaladı.
Translate from turco to inglés

Bir saatin, iki eli vardır.
Translate from turco to inglés

Onun para için eli darda.
Translate from turco to inglés

O, ayağa kalkmam için eli ile işaret etti.
Translate from turco to inglés

O, sol eli ile kapı kolunu çevirdi.
Translate from turco to inglés

Onun eli testereye yatkındır.
Translate from turco to inglés

Hırsızın eli ve ayağı bağlandı.
Translate from turco to inglés

Sol eli ile topu yakaladı.
Translate from turco to inglés

Tom'un eli bir müren balığı tarafından ısırıldı.
Translate from turco to inglés

Tom'un eli bir murana tarafından ısırıldı.
Translate from turco to inglés

Tom'un sağ eli kontrol edilemez bir biçimde titremeye başladı.
Translate from turco to inglés

Tom'un sıcak bir eli var.
Translate from turco to inglés

Tom eli bol ve naziktir.
Translate from turco to inglés

Ona yardım eli uzatacağım.
Translate from turco to inglés

Tom son derece eli açık.
Translate from turco to inglés

Saatin iki eli vardır, saat eli ve dakika eli.
Translate from turco to inglés

Sonbaharın eli kulağında.
Translate from turco to inglés

Eli bıçaklı adamlara sataşma.
Translate from turco to inglés

Eli açık mısın?
Translate from turco to inglés

Radyoya göre, bir fırtınanın eli kulağında.
Translate from turco to inglés

Bize yardım eli uzat.
Translate from turco to inglés

İlk eli Tom kazandı.
Translate from turco to inglés

İlk eli Tom aldı.
Translate from turco to inglés

Bana yardım eli uzatır mısın?
Translate from turco to inglés

Onun eli kanlı.
Translate from turco to inglés

John'un eli temiz.
Translate from turco to inglés

Tom sağ eli ile bir şey kapatıyor.
Translate from turco to inglés

Tom eli boş gitmek istemedi.
Translate from turco to inglés

Meryem ayak bileğinden ameliyat olduktan sonra Tom onun eli ayağı olmak durumunda kaldı.
Translate from turco to inglés

Tom çok eli açıktı.
Translate from turco to inglés

Xueyou'nun eli bir Pekin haritası tutuyor.
Translate from turco to inglés

Bu eve kadın eli değmesi lazım.
Translate from turco to inglés

Tom her şey yanlış gidiyor gibi göründüğünde bir yardım eli uzatır.
Translate from turco to inglés

Tom düşünce eli kesildi.
Translate from turco to inglés

Paskalyanın eli kulağında.
Translate from turco to inglés

Cadılar bayramının eli kulağında.
Translate from turco to inglés

Tom eli boş döndü.
Translate from turco to inglés

O onlara bir yardım eli uzatacağını söyledi.
Translate from turco to inglés

O, eli cebinde kapının yanında duruyordu
Translate from turco to inglés

O, tanıdığım en eli bol insanlardan biridir.
Translate from turco to inglés

Ben eve eli boş geldim.
Translate from turco to inglés

Tom onun cep telefonu için eli ceketinin içine uzandı.
Translate from turco to inglés

Dünyada komşularımızın yardıma ihtiyacı varsa yardım eli uzatalım.
Translate from turco to inglés

O eli ağzının üzerinde okul kızlarının yapma tarzına güldü.
Translate from turco to inglés

Ara sınavlar tam eli kulağında.
Translate from turco to inglés

Savaş eli kulağında görünüyor.
Translate from turco to inglés

O bir eli çabuk aşçı.
Translate from turco to inglés

Onun eli kolu bağlıydı.
Translate from turco to inglés

Tom eve eli boş döndü.

Tom Boston'a eli boş döndü.

Leyla kavanozu açamaz. Onun sadece bir eli var.

Sami yardım eli uzatmayı önerdi.

Kocası hayatta olduğu sürece eli sıcak sudan soğuk suya değmedi.

Eli mahkûm.

Tom'un eli sıkı biri olduğunu biliyorum.

Allah sağ eli sol ele muhtaç etmesin.

Tom'un eli açık olduğunu biliyorum.

Yıldızspor deplasmandan eli boş döndü.

Bükemediğin eli öpeceksin.

İçi beni yakar, dışı eli yakar.

O eli indir.

O eli bir indir.

Korkudan eli ayağına dolandı.

Ali eli boş, götü yaş ortada kaldı.

Ali'nin eli ayağına dolandı.

Ali'nin eli işte, gözü oynaşta.

Ali'nin eli ağırdır.

Ali'nin eli hafiftir.

Ali eli yüzü temiz bir çocuk.

Ali eli öpülesi bir insan.

Tom eli sıkı biridir.

Eli silahlı adamlar gördüm.

Suriye'de kimin eli kimin cebinde, belli değil.

Kimin eli kimin cebinde belli değil.

Zil çalınca Ali'nin eli ayağına dolandı.

Hükümet, eli kolu bağlı olduğunu ileri sürüyor.

Ali'nin eli havada kaldı.

Tom eli çabuk bir aşçıdır.

İnsan bazen bir şeyi onu gerçekten sevmediğinden değil, ulaşamadığı ya da eli gitmediği için ona olan iştahını bastırabilmek amacıyla da kötüler. Gerçi bu çoğu zaman pek işe yaramaz.

Bir daha ona el kaldırırsan o eli kırarım.

Eli güzeldi. Hem as hem de papazı vardı.

Tom'un eli kulağındadır.

Bugün eli ayağı rahat duruyor.

Eli bitti bile.

Fotoğraf çekilirken bir eli cebe koymak nedense insana bir hava katıyor.

Eli boş döndü.

Lukas mağazadan eli boş çıktı.

"Eli from Russia" benim en sevdiğim Youtube kanalından biri.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés