Learn how to use elinden in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
İçmek için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.
Translate from turco to inglés
Bir insan elinden geleni yapmalıdır.
Translate from turco to inglés
Tom kızgın ayıdan kaçmak için elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from turco to inglés
Tom treni kaçırmayacağını umarak elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from turco to inglés
Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.
Translate from turco to inglés
Elinden geldiğince açık konuşsan iyi olur.
Translate from turco to inglés
O, sonuna kadar elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Elinden geleni yaparsan başarılı olursun.
Translate from turco to inglés
Elinden geleni yap ve daha sonra üzülme.
Translate from turco to inglés
Adam çocuğu elinden tuttu.
Translate from turco to inglés
Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesi için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Elinden geleni yaparsan, kimse seni suçlamaz.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geldiği kadar Mary'den uzaklara gitmek istedi.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geldiğince hızlı bir şekilde bisikletini sürdü.
Translate from turco to inglés
Tom elinden gelenin en iyisini yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'yi korumak için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom kalma sebebi bulmak için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom elinden gelen her şeyi yaptı.
Translate from turco to inglés
Yaptığın bir şeyde elinden geleni yap.
Translate from turco to inglés
Önemli olan elinden geleni yapıp yapmadığındır.
Translate from turco to inglés
Lütfen elinden geldiği kadar kısa zamanda cevap verir misin?
Translate from turco to inglés
Michael onu elinden yakaladı.
Translate from turco to inglés
Tom her zaman elinden geleni yapar.
Translate from turco to inglés
Jane geyiğin arkasından elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Translate from turco to inglés
Naomi çantasını bir elinden diğerine aldı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geleni yaptı, ama başarısız oldu.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geleni yaptı fakat hâlâ kötü notlar alıyor.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geleni yaptı, ama yine de dersleri geçemedi.
Translate from turco to inglés
Tom elinden geleni yaptı, ama Mary'den daha yüksek not alamadı.
Translate from turco to inglés
Tom işi elinden gelen en iyi şekilde yaptı.
Translate from turco to inglés
O elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Elinden geldiği kadar çok çalış.
Translate from turco to inglés
Her oyuncu elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
Bir insan elinden geleni yapmalı.
Translate from turco to inglés
O sonuna kadar elinden geleni yaptı.
Translate from turco to inglés
O elinden geldiğince hızlı koştu.
Translate from turco to inglés
O, elinden geleni yaptı, ancak başarısız oldu.
Ona yardım etmek için elinden geleni yaptı.
Sanırım o elinden geleni yapacaktır.
O, onu elinden tuttu.
Elinden gelen o mudur?
Elinden geleni yap ve endişelenme.
O, elinden geldiği kadar hızlı koştu.
Ona yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.
Tom, Mary'yi elinden yakaladı.
Her zaman elinden geleni yapmalısın.
O, onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.
Bardak onun elinden düştü.
Onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.
Sakin ol ve elinden geleni yap.
Polis soyguncunun elinden tuttu.
Elinden geldiğince kısa sürede bunun hakkında gidip bir doktorla görüşmeni öneririm.
Elinden geldiğince sıkı çabala.
Elinden geleni yaptığını biliyorum.
O, onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.
Elinden geldiğince odanı temiz tut.
O, onu asla düşünmemek için elinden geleni yaptı.
Elinden geldiği kadar yapmaya çalış.
O, ona yetişmek için elinden geldiğince hızlı yürüdü.
O, onun elinden geldiği kadar sıkı dövüşmeye devam ettiğini izledi.
Onu elinden yakaladı ve onu tekneye çekti.
Elinden geldiğince çabala.
O, elinden geleni yapacaktır.
Elinden geldiğince çok çalış.
Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.
O, benim için elinden geleni yaptı.
Sabit bir biçimde durarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.
Her birimiz elinden geleni yapmalı.
Elinden geldiği sürece yaşamak istiyor.
Küçük kızı elinden tuttum.
Kralın gücü elinden alındı.
İşi bitirmek için elinden geleni yapacak.
Elinden geldiğince hızlı bir şekilde bana doğru koştu.
Tom Mary'nin elinden geleni yaptığını biliyordu.
Onu düşünmemek için elinden geleni yaptı.
Lütfen bana elinden geldiğince kısa süre içinde yaz.
Elinden geldiğince hızlı koşmaya çalıştı.
Her şeyde elinden geleni yapmalısın.
Oğlunu korumak için elinden gelen her şeyi yaptı.
Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.
Başkan olarak elinden geleni yapmaya söz verdi.
Karısını memnun etmek için elinden geleni yaptı.
Onu zamanında bitirmek için elinden geleni yapacaktır.
Elinden geldiğince çok İngilizce çalıştı.
Ev ödevini elinden geldiğince kısa sürede yaptır.
Elinden geleni yaptığın sürece sana yardım edeceğim.
Elinden geldiğince çok kitap okumaya çalışır.
Ödül almak için elinden gelen her şeyi yaptı.
Trene zamanında yetişmek için elinden geleni yaptı.
Ne yaparsan yap önemi yok, elinden geleni yapmak zorundasın.
Elinden geleni dene.
Sadece elinden geleni yap.