Learn how to use erkek in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Çoğu erkek çocuğu bilgisayar oyunlarını sever.
Translate from turco to inglés
O, Taro'nun erkek kardeşi.
Translate from turco to inglés
Küçük erkek kardeşim televizyon izliyor.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim Tokyo'da yaşıyor.
Translate from turco to inglés
Penis, erkek üreme organlarından biridir.
Translate from turco to inglés
Onun erkek kardeşi Kensaku şu an Brezilya'da.
Translate from turco to inglés
O benim erkek kardeşim.
Translate from turco to inglés
Bir erkek kardeşim var.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim, ben kadar büyük.
Translate from turco to inglés
Onların erkek çocuğunun adı John.
Translate from turco to inglés
En büyük erkek evladın kaç yaşında?
Translate from turco to inglés
Benim erkek kardeşim olgun olmayan bir çocuktur.
Translate from turco to inglés
Kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin yırtık kürkünü kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin kürküne yapıştırmışlar.
Translate from turco to inglés
Onun üç tane erkek kardeşi var.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim küçük bir köyde yaşıyor.
Translate from turco to inglés
"Michael" bir erkek adıdır ama "Michelle" bir bayan adıdır.
Translate from turco to inglés
O aptal erkek arkadaşınla daha ne kadar çıkmaya devam edeceksin?
Translate from turco to inglés
İki erkek kardeşim var.
Translate from turco to inglés
Beni erkek kardeşimle karıştırdı.
Translate from turco to inglés
Onun bir sürü erkek arkadaşı var.
Translate from turco to inglés
Lütfen beni erkek kardeşimle kıyaslama.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim babamın kazandığının yarısı kadar daha az para kazanıyor.
Translate from turco to inglés
Erkek çocuk ekmek yiyor.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim bana sevimli bir oyuncak bebek verdi.
Translate from turco to inglés
Arkadaşının erkek kardeşine âşık oldu.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşin nasıl araba süreceğini biliyor mu?
Translate from turco to inglés
Onun erkek kardeşiyle tesadüfen dükkânda karşılaştık.
Translate from turco to inglés
Onun erkek arkadaşı aptal.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.
Translate from turco to inglés
İki erkek kardeşim ve üç kız kardeşim var.
Translate from turco to inglés
Erkek arkadaşından almış olduğu hediyeyi bana gösterdi.
Translate from turco to inglés
Bu gece erkek kardeşimin kız arkadaşı ile buluşacağım.
Translate from turco to inglés
Bill, küçük erkek kardeşini hayvanat bahçesine götürdü.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşimle sinemaya gittim.
Translate from turco to inglés
Bir erkek ve bir bayan görüyorum.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim sınavı geçemedi.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim sınav sonucundan çok memnundu.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim, bir araba satın almak için yeterince zengindir.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim bir araba sürebilir.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim elinde bir kamera tutuyor.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim matematikte iyidir.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim bir üniversite öğrencisidir.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim felsefe üzerine bir otoritedir.
Translate from turco to inglés
Trende erkek kardeşim cebinden bir şey çaldırdı.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim Tokyo'da üniversiteye gidiyor.
Erkek kardeşim çok sıkı çalışıyormuş gibi davrandı.
Erkek kardeşim hukuk öğrenimi için Amerika'ya gitti.
Erkek kardeşim meşgul değildir.
Erkek kardeşim yarın sabah geliyor.
O benim erkek kardeşimden daha büyük görünüyor.
Erkek kardeşlerimden biri öğretmen, ve diğerleri avukattır.
Erkek kardeşim bir bankada çalışmaktadır.
Benim erkek arkadaşım ciddi görünüyor.
Erkek arkadaşım akıllı, yakışıklı, ve cana yakındır.
O, benim erkek arkadaşım değil, sadece yararı olan platonik aşk.
Ben iki erkek kardeşe sahibim.
Erkek kardeşim geçen ay Urawa'da bir ev yaptırdı.
Erkek kardeşim geçen hafta bana bir mektup gönderdi.
Erkek kardeşi sakardır, ama o usta bir cerrahtır.
Mademki erkek kardeşim bir üniversite öğrencisi, o çok okumak zorunda.
Erkek kardeşim okumaya öylesine dalmıştı ki odaya girdiğimde beni fark etmedi.
Erkek kardeşim beni müzeye götürdü.
Kaç tane erkek kardeşin var?
Erkek çocuğu ağacın üzerine adını kazıdı.
Küçük erkek kardeşim biraz para istedi.
Bu mektubu erkek kardeşim yazmış olmalı.
Bob sporlarda iyi olmadığı için erkek kardeşini küçümsüyor.
Küçük erkek kardeşim dün gece korkunç bir rüya gördüğünü söylüyor.
Erkek kardeşim onu benim adıma yaptı.
Erkek kardeşim yaptı.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.
Ben fakirim, oysa erkek kardeşlerim çok zengin.
Bir şemsiyeyi paylaşan iki erkek öğrenci ha? Bu oldukça tuhaf bir durum.
Erkek kardeşim TV izliyor.
Küçük erkek kardeşim TV izliyor.
Tom ve arkadaşları sahilde oturdu ve erkek çocuklarının yüzmesini izledi.
Tom ve erkek kardeşi yaklaşık aynı boyda.
Ben eşcinsel değilim, ama benim erkek arkadaşım eşcinsel.
Erkek kardeşler birbirlerinden nefret ediyorlar.
Erkek kardeşlerin her birinin bir arabası var.
Erkek kardeşlerin her ikisi de öldü.
Erkek kardeşlerin her ikisi de hâlâ hayatta.
Erkek kardeşler arasında güçlü bir bağ vardır.
Odada kaç tane erkek çocuk var?
Üç erkek kardeşi vardır.
O beni erkek kardeşi ile tanıştırdı.
O mağazada bu hafta erkek takımları satılıyor.
Ben erkek çocukların şarkı söylediğini duydum.
Karısı ona iki kızı ve bir erkek çocuk doğurdu
İstasyona vardığında, o, erkek kardeşini aradı.
Beni istasyonda karşılayacak erkek kardeşimi bulamadım.
Sınıftaki hiçbir erkek çocuğu Bill kadar uzun değil.
Herkes beni erkek kardeşimle karıştırıyor.
İkiz erkek kardeşler iki bezelye kadar benzer.
İki erkek çocuk yemeklerini kendi aralarında pişirdi.
İki erkek çocuk birbirlerini suçlamaya başladı.
İki erkek çocuk asla anlaşamazlar.
İki erkek kardeş görünümde oldukça farklı.
İki erkek kardeş iki bezelye tanesi kadar benzer.