Learn how to use esmer in a turco sentence. Over 18 hand-picked examples.
Tanıdığım iki tane Wieńczysława var. Esmer olanı işyerinde çalışıyor. Öteki sarışın olanı ise okulumuzda bir öğrenci.
Translate from turco to inglés
Tom'un esmer bir cildi var.
Translate from turco to inglés
Tom çok fazla esmer pirinç yer.
Translate from turco to inglés
Bir TV kanalında sarışın, bir TV kanalında esmer var.
Translate from turco to inglés
Tom esmer ve yakışıklıdır.
Translate from turco to inglés
Karın sarışın mı yoksa esmer mi?
Translate from turco to inglés
Annie esmer ve Madeleine sarışındır.
Translate from turco to inglés
Mary her zaman uzun boylu, esmer ve yakışıklı bir adama kavuşmanın hayalini kurdu.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşi esmer olduğunda onun nasıl bu kadar sarışın olduğunu anlayamıyorum.
Translate from turco to inglés
O, uzun boylu, esmer ve yakışıklı.
Translate from turco to inglés
"Mary sarışın mı?" "Hayır, o esmer."
Translate from turco to inglés
Tom esmer Afrika domuzumun adıdır.
Translate from turco to inglés
O esmer ve yakışıklı.
Translate from turco to inglés
Esmer tenli tıknaz bir adam Mary'nin el çantasını kaptı ve kalabalığa doğru ortadan kayboldu.
Translate from turco to inglés
Tom esmer.
Translate from turco to inglés
Tom esmer, uzun boylu ve yakışıklıdır.
Translate from turco to inglés
Tom uzun boylu, esmer ve yakışıklıdır.
Translate from turco to inglés
Üç sevgilim vardı: ilki sarışın, ikincisi esmer, üçüncüsü kızıl saçlıydı.
Translate from turco to inglés