Learn how to use faşist in a turco sentence. Over 13 hand-picked examples.
Tom bir faşist.
Translate from turco to inglés
Ruslar ve Ukraynalılar birbirlerini faşist olmakla suçluyorlar.
Translate from turco to inglés
Bush bir faşist değildir.
Translate from turco to inglés
Tom bir gizli faşist.
Translate from turco to inglés
Tek iyi faşist ölü bir faşisttir.
Translate from turco to inglés
"Üzgünüm" dedi ve Kanada bayrağına faşist selamı verdi.
Translate from turco to inglés
Ben bir faşist değilim.
Translate from turco to inglés
O bir faşist diktatörlük olabilir ama en azından trenler zamanında çalışırlar.
Translate from turco to inglés
Tom gizli bir faşist.
Translate from turco to inglés
Ben bir daha sizin kanalınıza gelmeyeceğim. Türkiye bu faşist düzenden kurtulacak. 35 televizyonda Erdoğan konuşuyor.
Translate from turco to inglés
Bunlar faşist.
Translate from turco to inglés
O, bir faşist.
Translate from turco to inglés
Tabii ki, halk savaş istemez. Nedeni ise, neden bir çiftçinin hayatını riske atmak istesin ki? En iyi senaryoda bile, sağ salim geri dönmek dışında kazanabileceği bir şey yok. Tabii ki, basit insanlar Rusya'da, İngiltere'de, Amerika'da ve Almanya'da da savaş istemezler. Bu açık. Ancak sonuçta, bir ülkenin liderleri politikayı belirleyen kişilerdir ve demokrasi, faşist diktatörlük, parlamento veya komünist diktatörlük olsun, halkı katılıma teşvik etmek her zaman kolaydır. [...] Halk, oy hakkı olsun olmasın, liderlerin emirlerini izlemek için her zaman harekete geçirilebilir. Bu çok kolay. Tek yapmanız gereken halka saldırıldığını söylemek ve barışçıllara vatanseverlik eksikliği atfetmek ve ülkeyi tehlikeye soktuklarını iddia etmektir. Bu yöntem her ülkede işe yarar.
Translate from turco to inglés