Learn how to use fadime in a turco sentence. Over 3 hand-picked examples.
Kapıcı çöpleri toplamak için kapıyı çalıp "Çöp var mı?" diye sorunca Temel de karısı Fadime'ye sormuş. Fadime "Var" deyince Temel kapıcıya "Varmış, istemez" deyip kapıyı kapatmış.
Translate from turco to inglés
Fadime Temel'e akşam evde kimsenin olmadığını söyleyip evine çağırmış. Temel de heyecanlanıp kabul etmiş. Temel akşam zile basınca kapı açılmayıp aynen Fadime'nin söylediği gibi evde kimsenin olmadığını görünce kös kös geri dönmüş.
Translate from turco to inglés
Üç çocukları olan Temel'le Fadime boşanmaya karar vermiş. Ama üç tek sayı olduğu için çocukların velayetini yarı yarıya paylaşmak mümkün olmadığından bir türlü anlaşamıyorlarmış. Temel "Bir tane daha yapalım, dört olunca iki iki bölüşürüz" demiş ve Fadime de kabul edince işe koyulmuşlar. Dokuz ay sonra Fadime ikiz doğurmuş.
Translate from turco to inglés