Learn how to use fosil in a turco sentence. Over 17 hand-picked examples.
Fosil yakıtlar sonsuza kadar var olmayacak.
Translate from turco to inglés
O yaşayan bir fosil!
Translate from turco to inglés
Tom bir fosil buldu.
Translate from turco to inglés
Kıta fosil yakıtlarca zengindir.
Translate from turco to inglés
Fosil yakıt fiyatları tavana vurdu.
Translate from turco to inglés
Fosil yakıtlar küresel ısınmanın başlıca nedenleridir.
Translate from turco to inglés
Batı Virginia'da elektriğin % 90'dan fazlası kömürden üretilir. Ama Kaliforniya'da elektriğin sadece % 1'i bu fosil yakıttan üretilir.
Translate from turco to inglés
Van Horne, çocukken fosil topladı.
Translate from turco to inglés
Paleontologlar fosil arıyorlar.
Translate from turco to inglés
Fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye doğru uzaklaşmamız gerekiyor.
Translate from turco to inglés
Bu fosil 30 milyondan fazla yaştadır.
Translate from turco to inglés
Elimde olan şey fosil bir deniz kabuğu.
Translate from turco to inglés
Bu müzenin büyük bir fosil koleksiyonu var.
Translate from turco to inglés
Fosil yakıtlar tükeniyor.
Translate from turco to inglés
Ralph Waldo Emerson'ın onu söylediği gibi, "dil fosil şiiridir".
Translate from turco to inglés
Fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmalıyız.
Translate from turco to inglés
Kendimizi fosil yakıtlardan uzaklaşarak yenilenebilir enerjiye adamak zorundayız.
Translate from turco to inglés