Learn how to use fotoğrafını in a turco sentence. Over 77 hand-picked examples.
Kadının fotoğrafını çekiyorum.
Translate from turco to inglés
Bir fotoğrafçı, benim evimin bir fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Nasıl göründüğünü unutmayayım diye lütfen bana bir fotoğrafını ver.
Translate from turco to inglés
O, bana fotoğrafını gizlice gösterdi.
Translate from turco to inglés
Güzel manzaranın bir fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Ailemin bir fotoğrafını çektim.
Translate from turco to inglés
Ailenin bir fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Onun, fotoğrafını nerede çektirdiğini merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Polisler olay yerinin birkaç fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Tom yeni kamerasıyla eski kamerasının fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Tom fotoğrafını Mary ile çektirdi.
Translate from turco to inglés
Mary Tom'a bir fotoğrafını gönderdi.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye John'un bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from turco to inglés
Tom konsolda Mary'nin bir fotoğrafını gördü.
Translate from turco to inglés
Tom iPhonu ile Mary'nin fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Komodinimin üstünde kız arkadaşımın bir fotoğrafını tutuyorum.
Translate from turco to inglés
Fotoğrafını çekebilir miyim?
Translate from turco to inglés
Bu binanın bir fotoğrafını çekemezsin.Yasak.
Translate from turco to inglés
Bir fotoğrafını çekebilir miyim?
Translate from turco to inglés
İzin ver senin fotoğrafını çekeyim.
Translate from turco to inglés
Onun fotoğrafını nerede buldun?
Translate from turco to inglés
Onun bir fotoğrafını çektim. Bunu yaptığıma çok memnunum.
Translate from turco to inglés
Tom yarın herkesin fotoğrafını çekmek istiyor.
Translate from turco to inglés
Onun fotoğrafını benden uzak tut!
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye babasının bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin fotoğrafını aldı ve ona baktı.
Translate from turco to inglés
Tom sosyal medyaya kendinin müstehcen bir fotoğrafını gönderdi.
Translate from turco to inglés
Şunun fotoğrafını al.
Translate from turco to inglés
Bana fotoğrafını gönderdin.
Translate from turco to inglés
Tom bana ailesinin bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from turco to inglés
O, bir hayaletin fotoğrafını çektiğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom bunun bir fotoğrafını çekmek istiyor.
Translate from turco to inglés
Tom, sincapların fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Senin kimlik fotoğrafını istiyorlar.
Translate from turco to inglés
Dün akşam odamı temizlerken tesadüfen annemin eski bir fotoğrafını buldum.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye John'un fotoğrafını gösterdi.
Translate from turco to inglés
O bize annesinin fotoğrafını gösterdi.
Translate from turco to inglés
Fotoğrafını beğendim.
Translate from turco to inglés
Onun fotoğrafını görmekten nefret ediyorum.
Translate from turco to inglés
Sen bana fotoğrafını gönderdin.
Translate from turco to inglés
Mary cep telefonuyla annesinin bir fotoğrafını çekti.
Translate from turco to inglés
Bana senin bir fotoğrafını gönderebilir misin?
Translate from turco to inglés
Lütfen bana fotoğrafını gönder.
Translate from turco to inglés
Dan Linda'nın duvardaki fotoğrafını fark etti.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'ye büyükanne ve büyükbabalarının siyah beyaz bir fotoğrafını gösterdi.
Translate from turco to inglés
Lütfen senin bir fotoğrafını çekeyim.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin bir sürü fotoğrafını çekti.
Bana onun fotoğrafını ver.
Tom, Mary'nin kiraz ağacının altında dururken bir fotoğrafını çekti.
Tom fotoğrafın bir fotoğrafını çekti.
İnternet insanların en büyük başarılarından biri. Şimdi, affınıza sığınarak, ayrılayım; bloguma kedimin fotoğrafını ekleyeceğim.
Tom Mary'nin bir fotoğrafını çekmek istedi ama o onun çekmesini istemedi.
Sana kendisinin fotoğrafını çekmeni isteyen kız o muydu?
Kızımın fotoğrafını çektim.
Sana onun fotoğrafını göndereceğim.
Onun fotoğrafını sana yollayacağım.
Evin bir fotoğrafını çekti.
Sahip olduğum her şeyin fotoğrafını çekiyorum.
Affedersiniz, lütfen arkadaşlarımın ve benim bir fotoğrafını çekebilir misiniz?
Onların düğün fotoğrafını gördüm.
Lütfen bana senin bir fotoğrafını ver.
Tom, Mary'nin pasaport fotoğrafını görmesine izin vermezdi.
Sami, Leyla'nın gittikçe daha fazla fotoğrafını gördü.
Lütfen bana bir fotoğrafını gönder.
Fotoğrafını çektiğin son şey neydi?
Sami bir martının fotoğrafını çekti.
Tom'un fotoğrafını çektim.
Tom yavru kedinin fotoğrafını çekti.
Kampta gece uzun pozlama yaparak yıldızların fotoğrafını çektim.
Bu aile fotoğrafını çekildiğimizde sen daha doğmamıştın.
Tom, Mary ve köpeğinin fotoğrafını çekti.
O, bize onun fotoğrafını gösterdi.
Bir zebranın fotoğrafını çektim.
Tobias, İsabella ve ailesinin bir sürü fotoğrafını yayınladı.
Gabriel, Rima'nın fotoğrafını çekti.
Bugün bir köpeğin fotoğrafını çektim.
Tom'a köpeğimin fotoğrafını yolladım.