Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "görevi"

Learn how to use görevi in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.

Görevi yapabildiğiniz kadar iyi yerine getirin.
Translate from turco to inglés

Görevi tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyacı vardı.
Translate from turco to inglés

Her insanın yapacak bir görevi vardır.
Translate from turco to inglés

Bu görevi başka bir kişiye vermelisin.
Translate from turco to inglés

Sonuna kadar görevi taşımalısın.
Translate from turco to inglés

Amcam geçen yıl öğretmenlikten emekli oldu, fakat üniversitede bir görevi hâlâ sürdürebiliyordu.
Translate from turco to inglés

Çocuklara odayı temizleme görevi verildi.
Translate from turco to inglés

Yarına kadar görevi gözden geçirmeliyim.
Translate from turco to inglés

Yarına kadar görevi gözden geçirmek zorundayım.
Translate from turco to inglés

Görevi ona tavsiye etmemin nedeni odur.
Translate from turco to inglés

Ben böyle bir görevi başarmanın gururunu duyuyorum.
Translate from turco to inglés

Bu görevi yapmak için beni atadı.
Translate from turco to inglés

Onlar görevi bize verdi.
Translate from turco to inglés

Gitmenin görevi olduğunu düşündü.
Translate from turco to inglés

Görevi tamamlayamadım.
Translate from turco to inglés

Görevi yapmak için onu atadılar.
Translate from turco to inglés

Onun görevi çocuklara bakmaktı.
Translate from turco to inglés

Bana ofisi temizleme görevi verildi.
Translate from turco to inglés

Askerlerin görevi köprüyü yok etmekti.
Translate from turco to inglés

Umarım bu görevi gelecek ay başlatabiliriz.
Translate from turco to inglés

Görevi anlıyor musun?
Translate from turco to inglés

Bu görevi yönettim.
Translate from turco to inglés

Kadın görevi kabul ettiğini çok fazla belli etti.
Translate from turco to inglés

Benim gönüllü olmama gerek var mıydı, nasıl olsa son görevi yapmaya ben gidecektim, değil mi?
Translate from turco to inglés

Görevi başardın mı?
Translate from turco to inglés

Bu görevi tamamlamak benim için olanaksız.
Translate from turco to inglés

Tom'un yapacak önemli bir görevi var.
Translate from turco to inglés

Onun görevi ölü hayvanları gömmektir.
Translate from turco to inglés

Çevirmenin ikili bir görevi vardır.
Translate from turco to inglés

Sevmesen bile bu görevi almalısın.
Translate from turco to inglés

Onun görevi bahçeden kötü otları temizlemektir.
Translate from turco to inglés

Her zaman görevi bitirdiğimde, bunu listede doğrularım.
Translate from turco to inglés

Yasemin, görevi dikkatli bir şekilde baştan sona okudu.
Translate from turco to inglés

Çevirmenin görevi yabancı bir ülkeden bir yazarı tanıtmak değil de kendi dilinde onun için bir anıt inşa etmektir.
Translate from turco to inglés

Gazetecinin asıl görevi denetimdir.
Translate from turco to inglés

Eğer bu görevi reddederse, onun büyük bir hata yapacağını düşünüyorum.
Translate from turco to inglés

Devletin en önemli görevi, devletin ana kurucu unsuru olan insanların can güvenliğini sağlamak değil midir?
Translate from turco to inglés

O görevi bana yaptırmak için beni zorladı.
Translate from turco to inglés

Bu Tom'un görevi.
Translate from turco to inglés

Ne kadar sürede görevi bitirebileceksin?
Translate from turco to inglés

Bu bir intihar görevi.
Translate from turco to inglés

Bana verdiğin görevi muhtemelen nasıl unutabilirim?
Translate from turco to inglés

Geminin görevi daha önce insanın gitmediği yerlere cesurca gitmek.
Translate from turco to inglés

Tom'a görevi nasıl tarif ettin?
Translate from turco to inglés

Şirket görevi suistimali kabul etmedi.
Translate from turco to inglés

Onların bir görevi vardı.

Nöbet görevi sıkıcı.

Onlar böyle bir görevi gerçekleştirmek için yenilikçi bir teknik kullanacaklar.

Görevi üstlenmek zorundaydı.

Bu görevi elbette hallederiz.

O, o görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.

O, bu görevi tekrar yapmak zorunda kalacak.

Amerika'nın görevi komünizmi dünyadan kaldırmaktır.

Bu görevi tamamlamak için hepimizin birlikte çalışması gerekli.

Tom görevi kötüye kullanmayı defalarca reddetti.

Tom görevi kötüye kullandığını reddetti.

Bu görevi zaten tamamladın mı?

Tom görevi esnasında öldü.

Bir politikacının görevi sadece vatandaşların refahını arttırmak değil aynı zamanda sıkıntıları da azaltmaktır.

Onlar bize görevi iptal etmek istediklerini söyledi.

Çoklu görevi durdurmaya çalıştım.

O ona verilen görevi başaracağından emin.

Görevi henüz bitirmedim.

Jim Waller satış yöneticisi görevi için güçlü bir adaydır.

Neden bu görevi kabul ettin?

Bu görevi kendi başıma tamamlayabileceğimi düşünüyorum.

İnsan gücü eksikliği nedeniyle, biz bu görevi halletmek için beklentilerden daha fazla zamana ihtiyacım var.

Bir kızın görevi itaattir.

Bugünün görevi: moçiyle sütlü çay.

Böyle bir görevi hiç bilmiyordum.

Biz bir keşif görevi için buradaydık.

Biz bir arama görevi için buradaydık.

Öğretmenin görevi öğretmektir.

Şimdi görevi iptal etmek istemiyorum.

Görevi yürütmenin çok zor olacağını kendisi biliyordu.

Görevi bitirmek size kalmış.

Ben laboratuvar asistanı görevi için okula başvurdum.

Ben bir saatlik süre içinde bu görevi bitirebileceğime bahse girerim.

Tom herhangi bir görevi suistimali inkar eder.

Burada her zaman aynı anda birkaç görevi yerine getirmek zorundayım.

Onun bir görevi var.

Tom, bir görevi olduğunu fark etti.

Görevi yapmayı kabul etti.

Rahibenin görevi, çiçekleri ve karnabaharları sulamaktır.

Fadıl'ın görevi onu dış dünyadan uzak tuttu.

Onun görevi bütün mektupları yazmaktı.

Onlar görevi bitirdikten sonra eve gittiler.

Eldeki tüm imkanları kullanarak görevi bitirmelisin.

O görevi onaylıyor musun?

Bu görevi cumadan önce tamamlamak için çok çalışmalıyız.

O görevi Sami yapmadı.

Görevi tamamladın mı?

Benim için bu görevi uygun görmüşler.

Erzurum'da On Beşinci Kolordu Komutanına 21 Mayıs 1919'da yazdığım bir şifrede: "Genel durumumuzun almakta olduğu korkunç şekilden pek üzgün olduğumu; ulusa ve yurda borçlu olduğumuz en son vicdan ödevini yakından, birleşik çalışmayla, en iyi yapabileceğimiz kanısıyla bu son görevi kabul ettiğimi; bir an önce Erzurum'a gitmek isteğinde bulunduğumu, ama Samsun ve yöresinin durumu, güvensizlik yüzünden kötü bir sonuca varma niteliğinde bulunduğundan, buralarda ister istemez birkaç gün kalmak gerekeceğini" bildirdikten sonra, "beni şimdiden aydınlatmaya yarayacak bir şey varsa bildirilmesini" rica ettim.

Başbakan dün görevi bıraktı.

Ali görevi kötüye kullanmaktan yargılanıyor.

Ali görevi ihmalden yargılanıyor.

Bu görevi beklenilen şekilde yerine getirebiliyorlar mı?

Onun görevi kültürel çeşitliliktir.

Angela Merkel'in sert sözleri anlaşma sağlanmasında katalizör görevi görecek mi?

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés