Learn how to use gösteren in a turco sentence. Over 50 hand-picked examples.
Bana bu salonu gösteren bir çocukla karşılaştım.
Translate from turco to inglés
Bu kitap, biyolog Ernst Haeckel'in yolculukları sırasında üzerinde çalıştığı canlıları gösteren yüz adet taşbaskıdan oluşmaktadır.
Translate from turco to inglés
Arabanın tamiri biter bitmez, lütfen bana masrafları gösteren bir mektup yolla. Gerekli parayı sana göndereceğim.
Translate from turco to inglés
Bu, bana yolu gösteren çifttir.
Translate from turco to inglés
Benim duygularıma saygı gösteren oldu mu yıllar yılı?
Translate from turco to inglés
Ben domates sosunun nasıl yapılacağını Tom'a gösteren adamım.
Translate from turco to inglés
Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur.
Translate from turco to inglés
Kolay bir meseleyi zor gösteren kişi çok akıllı görünmüyor.
Translate from turco to inglés
Sen hiç sana halisunasyon gösteren bir şey yedin mi?
Translate from turco to inglés
Tom onu nasıl yapacağımı bana gösteren kişi.
Translate from turco to inglés
İkinci el elektrikli cihazlarda, muhakkak kullanılmış olduklarını gösteren izler bulunur.
Translate from turco to inglés
Tom tepki gösteren ilk kişiydi.
Translate from turco to inglés
Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
Translate from turco to inglés
Bunu nasıl yapacağımı bana gösteren Tom'du.
Translate from turco to inglés
Bunu ciddiye almamız gerektiğini gösteren bir uyarı bu.
Translate from turco to inglés
Bunun bir toplantı odası olduğunu gösteren hiçbir işaret yok.
Translate from turco to inglés
Üniversite «Hizmet Gösteren En İyi Yer» olarak KC Cumhurbaşkanlığı «Altın Kalite» ödülünü aldı.
Translate from turco to inglés
Ben onu bir gülümseme olmadan gösteren tek bir resim bulmadım.
Translate from turco to inglés
Bana saygı gösteren tek kişi sensin.
Translate from turco to inglés
Sana saygı gösteren birini bul.
Translate from turco to inglés
Comédie Française, Molière'in oyunlarını gösteren tiyatrodur.
Translate from turco to inglés
12 ila 18 arasında değişiklik gösteren birçok erkek ve kız yarışmaya katıldı.
Translate from turco to inglés
Paul giyimine özen gösteren kimse.
Translate from turco to inglés
Görüşme sırasında özenli olmanız ve kendini gösteren bir fırsat yakalamanız gerekiyor.
Translate from turco to inglés
Bu kafatası ve çizgileri, 17. yüzyılın sonlarında İngiltere'de faaliyet gösteren dünyaca ünlü Kaptan Kidd'e dayanılarak adlandırılmıştır.
Translate from turco to inglés
Tom'a onun nasıl yapılcağını gösteren kişi bendim.
Translate from turco to inglés
Onu nasıl yapacağımı bana gösteren kişi Tom'du.
Translate from turco to inglés
Bana yolu gösteren kişi Tom'du.
Translate from turco to inglés
Bu sözlükte her kelimenin nasıl kullanılacağını gösteren cümleler vardır.
Translate from turco to inglés
Sana onu nasıl yapacağını gösteren kişi Tom muydu?
Translate from turco to inglés
Tom onu nasıl yapacağımı bana gösteren kişi değil.
Translate from turco to inglés
Mary'ye bunun nasıl yapılacağını gösteren kişinin Tom olduğundan emin misin?
Translate from turco to inglés
Bunu nasıl yapacağını Mary'ye gösteren kişi Tom'dur.
Translate from turco to inglés
Bunu nasıl yapacağını Mary'ye gösteren kişi Tom muydu?
Bunu nasıl yapacağını Mary'ye gösteren kişi Tom değil.
Tom'a bunu nasıl yapacağını gösteren kişi benim.
Oyundan alınmasına tepki gösteren Ali maçın bitimini beklemeden stattan ayrıldı.
Hakem rakibine taban gösteren Ali'yi uyardı.
Araba devrilince yol gösteren çok olur.
Rakibine taban gösteren Ali kart gördü.
Milattan sonra 475, Roma İmparatorluğu'nun "çöküşünü" gösteren yıl olmasına rağmen "yıkıldığı" tarih değildir.
Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az üç dört adım mesafe koyun.
Peki yeni bir karışıklığın kapıda olduğunu gösteren işaretler var mı?
Kol saatine servet ödeyen insanlar var. Çünkü sadece zamanı gösteren bir araç değil, aynı zamanda bir tutku ve statü sembolü.
Sıradan bir erkeği yakışıklı gösteren bir detay söyler misin?
Son iki hafta içinde grip benzeri belirtiler gösteren birileriyle yakın temasta bulunmuş muydunuz?
Bunun nasıl çalıştığını bana gösteren Tom'du.
Kâğıda gelen zammın farkına kitap, dergi ve gazeteden değil de tuvalet kâğıdından varıp tepki gösteren toplum dünyaya neresinden baktığını gösterir.
Zamanında foreksçiler vardı ya, kripto para borsaları da onların başka bir iş kolunda faaliyet gösteren şekli.
Dosyaları nasıl kopyalayacağımı bana gösteren kişi Tom'du.