Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "gösteren"

Learn how to use gösteren in a turco sentence. Over 50 hand-picked examples.

Bana bu salonu gösteren bir çocukla karşılaştım.
Translate from turco to inglés

Bu kitap, biyolog Ernst Haeckel'in yolculukları sırasında üzerinde çalıştığı canlıları gösteren yüz adet taşbaskıdan oluşmaktadır.
Translate from turco to inglés

Arabanın tamiri biter bitmez, lütfen bana masrafları gösteren bir mektup yolla. Gerekli parayı sana göndereceğim.
Translate from turco to inglés

Bu, bana yolu gösteren çifttir.
Translate from turco to inglés

Benim duygularıma saygı gösteren oldu mu yıllar yılı?
Translate from turco to inglés

Ben domates sosunun nasıl yapılacağını Tom'a gösteren adamım.
Translate from turco to inglés

Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur.
Translate from turco to inglés

Kolay bir meseleyi zor gösteren kişi çok akıllı görünmüyor.
Translate from turco to inglés

Sen hiç sana halisunasyon gösteren bir şey yedin mi?
Translate from turco to inglés

Tom onu nasıl yapacağımı bana gösteren kişi.
Translate from turco to inglés

İkinci el elektrikli cihazlarda, muhakkak kullanılmış olduklarını gösteren izler bulunur.
Translate from turco to inglés

Tom tepki gösteren ilk kişiydi.
Translate from turco to inglés

Paris sendromu bir tür kültür şokudur. Şehrin moda merkezi imgesine kapılıp Paris'te yaşamaya başlayan, sonrasında yerel adetlere ve kültüre iyi uyum sağlayamayıp, zihinsel dengesini yitiren ve depresyona yakın belirtiler gösteren yabancıları tanımlamak için kullanılan psikiyatrik bir terimdir.
Translate from turco to inglés

Bunu nasıl yapacağımı bana gösteren Tom'du.
Translate from turco to inglés

Bunu ciddiye almamız gerektiğini gösteren bir uyarı bu.
Translate from turco to inglés

Bunun bir toplantı odası olduğunu gösteren hiçbir işaret yok.
Translate from turco to inglés

Üniversite «Hizmet Gösteren En İyi Yer» olarak KC Cumhurbaşkanlığı «Altın Kalite» ödülünü aldı.
Translate from turco to inglés

Ben onu bir gülümseme olmadan gösteren tek bir resim bulmadım.
Translate from turco to inglés

Bana saygı gösteren tek kişi sensin.
Translate from turco to inglés

Sana saygı gösteren birini bul.
Translate from turco to inglés

Comédie Française, Molière'in oyunlarını gösteren tiyatrodur.
Translate from turco to inglés

12 ila 18 arasında değişiklik gösteren birçok erkek ve kız yarışmaya katıldı.
Translate from turco to inglés

Paul giyimine özen gösteren kimse.
Translate from turco to inglés

Görüşme sırasında özenli olmanız ve kendini gösteren bir fırsat yakalamanız gerekiyor.
Translate from turco to inglés

Bu kafatası ve çizgileri, 17. yüzyılın sonlarında İngiltere'de faaliyet gösteren dünyaca ünlü Kaptan Kidd'e dayanılarak adlandırılmıştır.
Translate from turco to inglés

Tom'a onun nasıl yapılcağını gösteren kişi bendim.
Translate from turco to inglés

Onu nasıl yapacağımı bana gösteren kişi Tom'du.
Translate from turco to inglés

Bana yolu gösteren kişi Tom'du.
Translate from turco to inglés

Bu sözlükte her kelimenin nasıl kullanılacağını gösteren cümleler vardır.
Translate from turco to inglés

Sana onu nasıl yapacağını gösteren kişi Tom muydu?
Translate from turco to inglés

Tom onu nasıl yapacağımı bana gösteren kişi değil.
Translate from turco to inglés

Mary'ye bunun nasıl yapılacağını gösteren kişinin Tom olduğundan emin misin?
Translate from turco to inglés

Bunu nasıl yapacağını Mary'ye gösteren kişi Tom'dur.
Translate from turco to inglés

Bunu nasıl yapacağını Mary'ye gösteren kişi Tom muydu?

Bunu nasıl yapacağını Mary'ye gösteren kişi Tom değil.

Tom'a bunu nasıl yapacağını gösteren kişi benim.

Oyundan alınmasına tepki gösteren Ali maçın bitimini beklemeden stattan ayrıldı.

Hakem rakibine taban gösteren Ali'yi uyardı.

Araba devrilince yol gösteren çok olur.

Rakibine taban gösteren Ali kart gördü.

Milattan sonra 475, Roma İmparatorluğu'nun "çöküşünü" gösteren yıl olmasına rağmen "yıkıldığı" tarih değildir.

Soğuk algınlığı belirtileri gösteren kişilerle aranıza en az üç dört adım mesafe koyun.

Peki yeni bir karışıklığın kapıda olduğunu gösteren işaretler var mı?

Kol saatine servet ödeyen insanlar var. Çünkü sadece zamanı gösteren bir araç değil, aynı zamanda bir tutku ve statü sembolü.

Sıradan bir erkeği yakışıklı gösteren bir detay söyler misin?

Son iki hafta içinde grip benzeri belirtiler gösteren birileriyle yakın temasta bulunmuş muydunuz?

Bunun nasıl çalıştığını bana gösteren Tom'du.

Kâğıda gelen zammın farkına kitap, dergi ve gazeteden değil de tuvalet kâğıdından varıp tepki gösteren toplum dünyaya neresinden baktığını gösterir.

Zamanında foreksçiler vardı ya, kripto para borsaları da onların başka bir iş kolunda faaliyet gösteren şekli.

Dosyaları nasıl kopyalayacağımı bana gösteren kişi Tom'du.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés