Learn how to use geçim in a turco sentence. Over 16 hand-picked examples.
Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from turco to inglés
Michael geçim yapmak için zor bir süreç geçirdi.
Translate from turco to inglés
Geçim masraflarını azaltsan iyi olur.
Translate from turco to inglés
Geçim giderleri için ailesine bağlıdır.
Translate from turco to inglés
Ben şirketten kovuldum ama biriktirdiğim biraz param olduğu için, şimdilik, geçim giderleriyle bir sorunum olmayacak.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary'nin geçim sorunu var.
Translate from turco to inglés
Tom geçim için ne yaptığımı biliyor.
Translate from turco to inglés
O nasıl geçim yapacağını şaşırmış halde.
Translate from turco to inglés
Erkek kardeşim geçim harcamaları için hâlâ ebeveynlerimize bağlıdır.
Translate from turco to inglés
O bir gece kulübü müzisyeni olarak iyi bir geçim sağlayamadığı için tüm günlük bir işe girmek zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Sami, aile için tek geçim sağlayıcısıdır.
Translate from turco to inglés
Emekli maaşı geçim harcamaları için yeterli değildir.
Translate from turco to inglés
Bu yıl tüm çalışanlara asgari geçim indirimi ödemesi yapıldı.
Translate from turco to inglés
Ali geçim derdinde.
Translate from turco to inglés
İki temel sıkıntı vardır: Biri geçim, diğeri can sıkıntısı.
Translate from turco to inglés
Geçim sağlamak mümkün değildir.
Translate from turco to inglés