Learn how to use gelecekte in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Gelecekte ne olacağını hiç kimse bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Bu problemler yakın gelecekte çözülmüş olacak.
Translate from turco to inglés
Yakın gelecekte, AIDS'e son verebileceğiz.
Translate from turco to inglés
Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.
Translate from turco to inglés
Kimse gelecekte ne olacağını söyleyemez.
Translate from turco to inglés
Merakım gelecekte çünkü hayatımın geri kalanını orada geçireceğim.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne yapacağımı şaşırdım.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne yapacağını şaşırdım.
Translate from turco to inglés
Kim gelecekte bir diplomat olmaya niyet ediyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte bir pilot olmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Ben yakın gelecekte bir ara sana uğrayacağım.
Translate from turco to inglés
Yakın gelecekte büyük bir deprem olacağı söyleniyor.
Translate from turco to inglés
Benim bu hükümet hakkındaki izlenimim onların daha güçlü bir ekonomik politikaya ihtiyaçları olduğu, aksi takdirde gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacaklarıdır.
Translate from turco to inglés
Tom gelecekte daha dikkatli olmayı planlıyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte daha çok çalışacağım.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne yapmak istiyorsun?
Translate from turco to inglés
Bunu gelecekte kullanmak için saklayacağız.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ünlü olacak.
Translate from turco to inglés
Gelecekte bir dişçi olmayı ümit ediyorum.
Translate from turco to inglés
Yakın gelecekte tekrar görüşebiliriz.
Translate from turco to inglés
Gelecekte bir doktor olmak istiyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte geç kalmamak için çalışacağim.
Translate from turco to inglés
Yakın gelecekte bir ara görüşelim.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne olacaksın?
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne olmak istiyor?
Translate from turco to inglés
Gelecekte bir şirket işletmeyi umuyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte bir aşçı olmak istiyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte bir polis olmak istiyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte bir bilim adamı olmak istiyor.
Translate from turco to inglés
Kim gelecekte bir diplomat olmak istiyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ebeveynlerime bakacağım.
Translate from turco to inglés
Yakın gelecekte seni ziyaret edeceğim.
Translate from turco to inglés
Kim gelecekte bir diplomat olmak niyetinde.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne olacağını kimse bilmez.
Translate from turco to inglés
Gelecekte gazetecilik işine girmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Gelecekte, parana daha çok dikkat et.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne olacağını kimse söyleyemez.
Translate from turco to inglés
Bu tür hataların gelecekte olmamasını sağlamak için elimden geleni yapacağım.
Translate from turco to inglés
Sanırım gelecekte daha dikkatli olmak zorunda kalacağım.
Translate from turco to inglés
Dünyadaki tek sorun gelecekte savaşların yaşanmaması, kan ve gözyaşı dökülmemesi değil midir?
Translate from turco to inglés
İsteğiniz yakın gelecekte gerçekleşecek.
Translate from turco to inglés
Gelecekte ne olacağını kim söyleyebilir?
Translate from turco to inglés
Yakın gelecekte uzay yolculuğu artık sadece bir hayal olmayacak.
Translate from turco to inglés
Sanırım yakın gelecekte Tom'un Boston'a gitmesi muhtemel.
Tom gelecekte bize faydalı olabilir.
Gelecekte önünde mutlu bir gelecek olmasını diliyorum.
Mary'nin gelecekte nerede olacağını biliyor musun?
Gelecekte ne olabileceğini söyleyemeyiz.
Gelecekte ne olacağını bilmek olanaksızdır.
Müze görevlilerine göre ETA gelecekte müzeye zarar vermeyecek.
O gelecekte bir Shakespeare olacak.
Hiçbir amacı yokmuş gibi görünen ama var olmaktan başka bir kaderi olmadığı da açık olan bir sonsuzluktaki sonsuz gelecekte neler olacak?
Tom, gelecekte ne olmak istiyorsun?
"Gelecekte polise yardım edebileceğimi düşünüyorum." dedi Bernadette Dejeu'nun erkek kardeşi.
Gelecekte daha iyi çalışmaya karar verdi.
Gelecekte daha iyisini yapmayı denemek zorundayım.
Lütfen, gelecekte biraz daha dikkatli ol.
Tom Mary'ye gelecekte daha dikkatli olacağına söz verdi.
Gelecekte ne olacağını asla bilemezsin.
Gelecekte bir dişçi olmayı istiyorum.
Gelecekte seninle daha yakın çalışmaya can atıyoruz.
Gelecekte ne olmak istiyorsun?
Gelecekte onun hakkında konuşabiliriz.
Tom gelecekte baş etmesi daha zor olabilir.
Tom gelecekte ne yapmak istediği hakkında asla konuşmaz.
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmaması mümkündür.
Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmayacağı mümkündür.
Gelecekte hiç kimse araba kullanmayacak.
Gelecekte bizi nelerin beklediğini bilmiyoruz.
Hepimizin gelecekte yapılacak bir şeyi var.
Gelecekte birçok işçiler robotlarla değiştirilecekler.
Gelecekte, birçok işçinin yerini robotlar alacak.
Yakın gelecekte yapmayı planladığın bir şey nedir?
Burada gelecekte soruna neden olacak gizli bir sorunumuz var.
Yakın gelecekte plan uygulanacak.
Gelecekte babamın işini devralmak zorunda kalacağım.
Gelecekte doktor olmak istiyorum.
Gelecekte bir doktor olmak istiyorum.
Ben gelecekte doktor olmak istiyorum.
Gelecekte daha iyisini yapmak için çalış.
Gelecekte işinize yarayacak bilgiler içeren türden kitaplar okumalısınız.
Yakın bir gelecekte, Japonya'da büyük bir deprem olabilir.
Gelecekte bir dişçi olmak istiyorum.
Gelecekte bu sorunu önlemek istiyorum.
Gelecekte arabalar kendilerini sürecekler.
Bu çocuk gelecekte bir avukat olmaya can atıyor.
Eğer çalışırsan gelecekte önemli bir kişi olacaksın.
Ben kendimi geliştirmek ve böylece gelecekte daha iyi olanaklara sahip olmak istiyorum.
Bazılarımız yakın gelecekte seni ziyaret etmeyi planlıyor.
Durumumuz yakın gelecekte ilerlemeli.
Gelecekte ne olacağını asla söyleyemezsin.
Gelecekte ne olacağını kimse bilemez.
Tom ve Mary'nin yakın gelecekte evlenmesi muhtemel.
Bir zamanlar genç bir muhabir, emekliliği yaklaşan yaşlı Eisenhower'a ''Gelecekte ne yapacaksınız?'' diye sordu. Bunun üzerine Eisenhower:'' Ah! Genç adam, acele yok! Öncelikle verandaya sallanan bir koltuk koyacağım. Ondan sonra altı ay boyunca sakince oturacağım. Sonra da çok yavaşça sallanmaya başlayacağım.''
Gelecekte, zamanında burada almak zorunda.
Tom gelecekte bir şirket çalıştırmayı umuyor.
Gelecekte benim için mağazada ne olduğunu bilmiyorum.
Gelecekte Firefox sizin için eklentileri artırır.
Yakın gelecekte senin iyiliğini ödemek istiyorum.