Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "gelişmiş"

Learn how to use gelişmiş in a turco sentence. Over 43 hand-picked examples.

Onların cihazı son derece gelişmiş.
Translate from turco to inglés

Gelişmiş yaşam şartlarına acil bir ihtiyaç var.
Translate from turco to inglés

Okuman çok gelişmiş.
Translate from turco to inglés

Bu olayların hepsi tesadüfi gelişmiş olamaz hep bir kurgu vardı, değil mi?
Translate from turco to inglés

Kazakistan, Orta Asya'nın gelişmiş ülkelerinden biridir.
Translate from turco to inglés

Kazakistan, Orta Asya'daki gelişmiş ülkelerden biridir.
Translate from turco to inglés

Gelişmiş bir ülke olsa bile Abd'de hala bazı çok yoksul insanlar var.
Translate from turco to inglés

Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkelere yardım etmeliler.
Translate from turco to inglés

Japonya teknolojik olarak, en gelişmiş ülke oluyor.
Translate from turco to inglés

İlkokul öğretmenim bana; fazla gelişmiş bir beynim, ama hiç gelişmemiş bir kalbim olduğunu söylemişti.
Translate from turco to inglés

Tümen yaşam kalitesinin en yüksek olduğu şehirler arasında başı çekmektedir. Ayrıca Tümen'le birlikte Rusya'nın en gelişmiş şehirleri arasına Moskova, Kazan, Krasnodar, Sankt-Peterburg, Çelyabinsk, Ekaterinburg, Krasnoyarsk, Novosibirsk ve Orenburg dahil edilebilir.
Translate from turco to inglés

Cümleleri etiketlemek için en azından gelişmiş katılımcı olmak zorundasın.
Translate from turco to inglés

Bu, piyasada en gelişmiş model.
Translate from turco to inglés

Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.
Translate from turco to inglés

Yunanistan gelişmiş bir ülke.
Translate from turco to inglés

Bu çok gelişmiş bir teknoloji değil.
Translate from turco to inglés

Tom çok gelişmiş değil.
Translate from turco to inglés

Bu uçak en gelişmiş uçuş yönetim sistemlerinden biriyle donatılmıştır.
Translate from turco to inglés

Ona ihtiyacımız olduğunu düşünüyorsan biraz daha gelişmiş bir donanım getirebilirim.
Translate from turco to inglés

İsrail gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

Bu çok gelişmiş bir aygıt.
Translate from turco to inglés

Uzaylı, postbiyolojik ve gerçekten gelişmiş bir makinedir.
Translate from turco to inglés

Cibuti az gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemiyor.
Translate from turco to inglés

O, az gelişmiş bir ülkede yaşamak istemez.
Translate from turco to inglés

Firmamızın teknolojisi zaten 1990'larda gelişmiş bir ülke seviyesine ulaşmıştı.
Translate from turco to inglés

Yine de, işler gerçekten gelişmiş değil.
Translate from turco to inglés

Gelişmiş tıbbi teknoloji, uzay programının yan ürünlerinden biri oldu.
Translate from turco to inglés

Tom, Mary'nin oynadığı oyuncaklardan daha gelişmiş oyuncaklarla oynuyor.
Translate from turco to inglés

Türkiye bugün Avrupa Birliği'ne katılmanın eşiğindeki gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

Kuzey Avrupa'da yer alan Norveç çok gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

Türkiye gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

Yunanistan gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

İspanya gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

Japonya, sanayi anlamında gelişmiş bir ülkedir.
Translate from turco to inglés

Türkiye gelişmiş bir ülke.
Translate from turco to inglés

Dünyada örneği olmayan kapsamdaki genel sağlık sigortası ile yine çok gelişmiş sosyal yardım ve destek sistemimiz milletimizin sahipsiz olmadığını göstermiştir.
Translate from turco to inglés

Türkiye'nin en gelişmiş arama motoru Rastgelelik kavramsal veri arama motoru olmasına rağmen en popüler arama motoru Google arama motorudur.

Peki yıllardır serbest ticareti savunan gelişmiş ekonomileri bu düşüncelere sevkeden ne?

Bu ülke kültürel açıdan gelişmiş

Yaşamın amacı, bir bayrak yarışı misali kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaktır. Bu basit canlılarda üreme yoluyla gen aktarımından ibaretken, daha gelişmiş canlılarda yavruların büyüklerinden görerek öğrenmesine de rastlanır. İnsan ise bilgiyi yazı, resim, eşya vb. kalıcı biçimlere sokmayı öğrenerek bu aktarım kapasitesini çok daha yüksek bir düzeye taşımıştır. Ama yöntem ne kadar gelişse de işin özünde amaç tüm düzeylerde aynıdır: Bilgi aktarımı.

Dünyanın en gelişmiş süper bilgisayarını test etmek için önde gelen bilimadamları davet edilmiş. Herkes sırayla bilgisayarın olduğu odaya girip en zor soruları sorup birkaç saniyede cevabını alıp çıkıyormuş. Sıra Temel'e gelip uzun süre odadan çıkmayınca herkes meraklanıp odaya girerek Temel'e bilgisayara ne sorduğunu sormuşlar. Temel de "'Ne var ne yok?' diye sordum la uşaklar" demiş. Meğer bilgisayar evrende var olan ve olmayan sonsuz sayıdaki şeyi sıralamakla meşgulmüş.

Kadınların kendilerini bu kadar güzelleştirmesinin tek nedeni erkeğin gözlerinin aklından daha gelişmiş olmasıdır.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés