Learn how to use gereken in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tatoeba'ya yüzlerce cümle yazmak isterdim ama yapmam gereken şeyler var.
Translate from turco to inglés
Batman hakkında bilmeniz gereken şey, onun süper kahraman olmasıdır.
Translate from turco to inglés
Şimdi senin kalkman gereken zaman.
Translate from turco to inglés
Onlar tartışmamız gereken konular.
Translate from turco to inglés
Yapmanız gereken her şey bu evrakı imzalamaktır.
Translate from turco to inglés
Tek yazılması gereken iki kelimeyi, iki ayrı kelime olarak yazmak Norveç'te büyük bir problemdir.
Translate from turco to inglés
Bir Alman gazetesi için yazarken bazı gramer halini datif haliyle değiştirmen gereken her birkaç cümle ya da İngilizce çevirisi ile değiştirmen gereken bir isim dilsel olarak makaleni daha ilginç yapacaktır.
Translate from turco to inglés
Tartışmamız gereken başka bir sorun var.
Translate from turco to inglés
Şimdi, birlikte çalışmamız gereken zamandır.
Translate from turco to inglés
Eğer ilkel bir topluluğun bir üyesi isen ve üretmek istersen, örneğin, yiyecek,yapman gereken iki şey vardır.
Translate from turco to inglés
Bir resim çekmek için yapmanız gereken bütün şey bu düğmeye basmaktır.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken bu cümleyi ezbere öğrenmek.
Translate from turco to inglés
Yapılması gereken bütün şey beklemektir.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken bu formu doldurmak.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken, burada oturmak ve doktorun sorularını cevaplamak.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken düğmeye dokunmak.
Translate from turco to inglés
Yapmanız gereken bütün şey bana inanmaktır.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken doğruyu söylemektir.
Translate from turco to inglés
O bilimsel bir enstitüde çalışır, ki orada dilbilimciler, edebiyat bilim adamları, tarihçiler, sosyologlar, ekonomistler ve diğer bilim adamları cücelerle ilgili yapılması gereken her şeyi araştırıyorlar.
Translate from turco to inglés
Sormaman gereken sorulara cevaplar istiyorsun.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken, onun cevabını beklemek.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken düğmeye basmaktır.
Translate from turco to inglés
Tüm yapmanız gereken elinizden geleni yapmaktır.
Translate from turco to inglés
Öğrenmeniz gereken ilk şey, kendi fikirleriniz üzerinde durmak.
Translate from turco to inglés
İyi bir koltuk almak için yapmanız gereken tek şey, erken çıkmaktır.
Translate from turco to inglés
Tom'un bu konuda yapması gereken nedir?
Translate from turco to inglés
Tom o kamerayı aldı çünkü Mary onun onun alması gereken bir kamera olduğunu düşündü.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye bilmesi gereken her şeyi söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom'un ilgilenmesi gereken bitmemiş bir işi vardı.
Translate from turco to inglés
Tom başarılı olmak için gereken niteliklere sahip.
Translate from turco to inglés
Tom, iyi bir öğretmen olmak için gereken niteliklere sahip.
Translate from turco to inglés
Tom'un yıkanılması gereken bazı elbiseleri var.
Translate from turco to inglés
Tom yapması gereken işi daha önce bitirdi.
Translate from turco to inglés
Tom'un yarın görmesi gereken çok kişisi var.
Translate from turco to inglés
Tom'un ilgilenilmesi gereken acil bir durumu var.
Translate from turco to inglés
Siz ayrılmadan önce size söylemem gereken bir şey var.
Translate from turco to inglés
Yapmayı asla denememen gereken bazı şeyler vardır.
O yapması gereken bir şeyi asla ertelemez.
Dostluk sık sık sulanması gereken bir bitkidir.
Bütün yapması gereken bu.
Yapmanız gereken budur.
Bütün bilmem gereken budur.
Yapmam gereken bir şey var mı?
Yapman gereken bütün şey burada oturmaktır.
Bütün yapman gereken kırmızı butona basmaktır.
İlgilenmem gereken çok işim var.
İşte yemekten kaçınman gereken şeylerin bir listesi.
Konuşmamız gereken bir konu daha var.
Yapmanız gereken bütün şey beni izlemektir.
Yapmanız gereken bütün şey daha çok çalışmaktır.
Yapmanız gereken bütün şey beklemek ve görmektir.
Yapmanız gereken bütün şey sadece burada oturmak.
Bütün yapmanız gereken konsantre olmaktır.
Bütün yapman gereken konsantre olmak.
Yapmam gereken bir sürü şey var.
Şu an yapmam gereken biraz uyumak.
Yapmanız gereken bütün şey odanızı temizlemektir.
Yapmanız gereken tek şey bu butona basmaktır.
Tom satın alması gereken şeylerin bir listesini yaptı.
Yapmanız gereken bütün şey onun cevabını beklemek.
Bu konuyla ilgili, suçlanması gereken kişi benim.
Konuşmam gereken kişilerin bir listesini yaptım.
Yapmanız gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.
Yapman gereken tek şey onun borcu ödemesini istemektir.
Yapmanız gereken tek şey kendinize bakmaktır.
Yardımıma ihtiyacınız olursa, tek yapmanız gereken istemektir.
Bu her gün yapmam gereken işlerden biri.
Yapmam gereken çok şey var.
Aylık ücreti ödediğimi düşünüyordum fakat okuldan hâlâ ödenmesi gereken fatura olduğunu söyleyen bir telefon çağrısı aldım.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey hayattaki en büyük korkumun insanların fakir olduğumu öğrenmesidir.
Bu senin kendi başına çözmen gereken bir sorun.
Yapman gereken tek şey çeneni kapatmaktır.
Ben sana zarar vermem, merak etme. Ama Allah senin çekmen gereken acıyı sana verecek.
Yapman gereken tek şey oraya gitmek.
Sanırım Tom yapmaması gereken bir şeyi yaptı.
Sanırım burada görmen gereken bir şey var.
Eve gitmeden önce hâlâ yapılması gereken biraz işim var.
Hâlâ yapılması gereken biraz işim var.
Tom'a söylemem gereken bir şeyim var.
Eski Türk filmlerinden alınması gereken dersi sence aldım mı?
Dünya'da öğrenilmesi gereken çok fazla bilgi var, değil mi?
Herkes her zaman olması gereken yerde fakat hiç planınız yok gibi davranıyorsunuz.
Geçmişimden almam gereken dersleri aldım.
Hatırlanması gereken önemli bir şey onların kabul etmediği bir şey söylediğinizde Amerikalıların sessiz kalabilmeleridir.
Yapman gereken bütün şey bulaşıkları yıkamak.
Gerçekten bilmek istiyorsanız, yapmanız gereken bütün şey sormaktır.
Yapmam gereken şeyi yaptım.
Cezalandırılmam gereken kötü şeyler yaptım.
Biraz geç olduğunu biliyorum ama şimdi uğramamın bir sakıncası var mı? Seninle tartışmam gereken bir şeyim var.
Benim hakkımda bilmen gereken bir şey her cuma gecesi poker oynamamdır.
Tartışmamız gereken şeyler var.
Bu cümlenin ilk harfinin başında kaldırılması gereken bir boşluk var.
Söylemem gereken bir şey var.
Anne, baba, size söylemem gereken bir şey var...
Bilmem gereken bir sorun mu var?
Bilmem gereken bir problem var mı?
Bilmem gereken bir sorun var mı?
Yapmam gereken şeylerin bir listesini yaptım.
Yanımda getirmem gereken şeylerin bir listesini yaptım.
Sana söylemem gereken bir şeyim var.