Learn how to use gizlice in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Hackerlar, özel ya da kamuya açık ağlara gizlice girmek için yeni yollar arıyorlar.
Translate from turco to inglés
İki polis bir hırsız tutukladı. Onlar onu Bayan Miller'in evine gizlice girerken yakaladı.
Translate from turco to inglés
Tom gizlice dışarı çıkar ve adamlarla birkaç bira içerdi.
Translate from turco to inglés
Tom arka kapıdan gizlice sıvıştı.
Translate from turco to inglés
Tom'un odaya gizlice girdiğini başka hiç kimse fark etmedi.
Translate from turco to inglés
O bana gizlice bir not verdi.
Translate from turco to inglés
O, gizlice bahçeye girdi.
Translate from turco to inglés
O, bana fotoğrafını gizlice gösterdi.
Translate from turco to inglés
O, gizlice bana onun resmini gösterdi.
Translate from turco to inglés
Sanırım Tom ve Mary gizlice evlendiler.
Translate from turco to inglés
O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.
Translate from turco to inglés
Ona gizlice ödendi.
Translate from turco to inglés
Onu gizlice kaçmaya çalışırken yakaladım.
Translate from turco to inglés
Onun odaya gizlice girdiğini fark ettim.
Translate from turco to inglés
Gizlice dinlenilmekten korktular.
Translate from turco to inglés
Polis bir adamın gizlice içeri girdiğini fark etti.
Translate from turco to inglés
Gezisine gizlice devam etmek zorunda kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile gizlice ilişki kuruyor.
Translate from turco to inglés
Malları gizlice ihraç etmeye devam ettiler.
Translate from turco to inglés
Beni gizlice dinliyor musun?
Translate from turco to inglés
Tom'u gizlice dinlediğini gördüm.
Translate from turco to inglés
Tom gizlice dinliyor.
Translate from turco to inglés
Gizlice dinlenmeden burada konuşabiliriz.
Translate from turco to inglés
Bir yabancı onun evine gizlice sokulurken görüldü.
Translate from turco to inglés
Tom para ödemeden sinemaya gizlice girmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Tom gizlice evden çıkmaya çalıştı fakat ebeveynleri onu yakaladı.
Translate from turco to inglés
Tom'u kapınızın dışında gizlice dinlerken gördüm.
Translate from turco to inglés
Mary Tom'un gizlice yetenekli bir şarkıcı olduğunu keşfetti.
Translate from turco to inglés
Mary Tom'un cadılar bayramı partisinde olmadığını düşündü ama aslında o onu kurt adam maskesinin arkasından gizlice izliyordu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile gizlice buluşuyor.
Translate from turco to inglés
Sen gizlice yap.
Translate from turco to inglés
Beni korkuttun! Arkamdan gizlice yaklaşma.
Translate from turco to inglés
Tom bizi gizlice gözetliyor.
Translate from turco to inglés
Gizlice odaya sokuldu.
Translate from turco to inglés
Mary gizlice evden çıktı.
Translate from turco to inglés
Tom ondan gizlice nefret ettiğimi bilmiyordu.
Translate from turco to inglés
O gizlice gitti.
Translate from turco to inglés
Konuşmanı gizlice dinlemekten kendimi alamadım.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary gizlice evlendiler.
Translate from turco to inglés
O, hayvan cesetlerini parçalayarak incelemek ve geceleri sokaklarda insanları gizlice takip etmek gibi korkunç aktivitelerle uğraşmaktan hoşlanır.
Translate from turco to inglés
Tom sinemaya gizlice girmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Onlara gizlice yaklaşmadım.
Translate from turco to inglés
Ona gizlice yaklaşmadım.
Translate from turco to inglés
Ona gizlice yaklaşmıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'ye gizlice aşık oldu.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye gizlice yaklaştı.
Tom gizlice içeriye baktı.
Bana öyle gizlice yaklaşma.
Tom ofisten gizlice kaçtı.
Tom gizlice odaya geri girdi.
Tom gizlice odaya girdi.
Tom görülmeden ofisten gizlice kaçmaya çalıştı.
Gizlice Tom'un arkasına yaklaştım.
Polisler gizlice içki satılan yeri bastı.
Siz ikiniz gizlice ne iş çeviriyorsunuz?
Küçük Mary, annesinin odasındaki ruju gizlice aldı.
Federal araştırma bürosu gizlice gangsterin evini dinlemişti.
Sen gizlice dinliyordun.
Gizlice dinlememelisin.
Tom pencereden gizlice bakıyordu ve Mary ve John'un öpüştüğünü gördü.
Tom Mary için Avustralya'ya gizlice bir şey soktu.
Tom, Mary'yi geceleyin gizlice pembe dizi seyrederken yakaladı.
Ben gizlice kaçmadım.
Mary bir pasta içinde ceza evine bir demir testeresi bıçağını gizlice sokmaya çalıştı.
Tom oda arkadaşını gizlice gözetledi.
Tom gizlice memnundu.
Tom Mary'yi gizlice evden kaçarken yakaladı.
Birçok kişi, Tom ve Mary'nin birbirlerine gizlice aşık olduklarına inanıyor.
Tom, Mary'yi gizlice izliyor.
Bu sohbete gizlice devam edelim.
Tom evden gizlice çıktı.
Yabancılar gizlice Dünya'nın ilerlemesini kontrol etti.
Konuşma gizlice kaydedildi ve delil olarak kullanıldı.
Onu yapmayı gizlice istiyorsun gibi görünüyordu.
Hırsız pencereden gizlice girdi.
O ona gizlice aşık.
Ben gizlice dinlemiyordum.
Ben onun için gizlice umut ediyorum.
O gecenin yarısında ona gizlice yaklaştı.
Okutman döndüğünde o gizlice sınıftan kaçtı.
O gizlice ona aşık.
O gizlice bir parça kek yerken görüldü.
Tom Mary'nin arkasında gizlice yaklaştı.
Tom Mary'nin evine gizlice girdi.
Tom bir süredir Mary'yi gizlice izliyor.
Gizlice onun arkasına yaklaştım.
O gizlice onun arkasına yaklaştı.
Tom ve Mary gizlice evlendi.
Bu şirket, çalışanlarını gizlice dinliyor.
Tom Mary'nin odasına gizlice baktı ama o orada yoktu.
Tom birine gizlice yaklaşamaz.
Tom gizlice Mary'nin planlarını boşa çıkarma girişiminde bulundu.
Tom yedek parça çalmak için bir depoya gizlice girdi.
Tom Mary'ye gizlice para dolu bir zarf verdi.
Daha sonra, onlar gizlice öldürüldüler.
Ben gizlice bunun olacağını umuyordum.
Tom sınırdan gizlice sokuldu.
Tom ve Mary gizlice birbirlerine aşıklar.
Ben gizlice eve giriyorum.
Mary gizlice memnun oldu.