Learn how to use haber in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Özel haber nedeniyle televizyon programı kesildi.
Translate from turco to inglés
Ne haber?
Translate from turco to inglés
Mary'nin ondan ayrılmak istediğini haber aldım.
Translate from turco to inglés
Haber heyecan vericiydi.
Translate from turco to inglés
Haber onu, beni şaşırttığı kadar, çok şaşırttı.
Translate from turco to inglés
Haber umutlarımızı yıktı.
Translate from turco to inglés
Haber yanlışmış gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Haber bana Ito tarafından anlatıldı.
Translate from turco to inglés
Haber onu çok rahatsız etti.
Translate from turco to inglés
Haber gerçek olabilir mi?
Translate from turco to inglés
Haber karşısında rengi soldu.
Translate from turco to inglés
Haber ona çok acı verdi.
Translate from turco to inglés
Haber beni düş kırıklığına uğrattı.
Translate from turco to inglés
Haber onu gözyaşlarına boğdu.
Translate from turco to inglés
Haber onun kalbini kırdı.
Translate from turco to inglés
Haber onu mutlu etti.
Translate from turco to inglés
Ne kötü haber!
Translate from turco to inglés
Tom haber verilmeden görevden alındı.
Translate from turco to inglés
Haber Yunanistan'da büyük bir deprem olduğunu söylüyor.
Translate from turco to inglés
Haber dışarı sızdırılmış.
Translate from turco to inglés
Haber hikayeleri yazma onun işidir.
Translate from turco to inglés
İşte sizin için biraz haber.
Translate from turco to inglés
Saat başı haber yayınlıyoruz.
Translate from turco to inglés
Haber tamamen Rusya'nın çöküşü hakkında idi.
Translate from turco to inglés
Haber hızla yayıldı.
Translate from turco to inglés
Ondan uzun zaman haber alamadılar.
Translate from turco to inglés
Annem haber hakkında mutluydu ve ben de öyle.
Translate from turco to inglés
O TV haber programını nasıl buluyorsun?
Translate from turco to inglés
Haber onu mutlu yaptı.
Translate from turco to inglés
Haber onu felç etti.
Translate from turco to inglés
Haber doğru olabilir.
Translate from turco to inglés
Haber onu memnun etti.
Translate from turco to inglés
Haber onu çok şaşırttı.
Translate from turco to inglés
Haber onun öfkeden patlamasına neden oldu.
Translate from turco to inglés
Haber bütün Japonya'ya yayıldı.
Translate from turco to inglés
Bu uzun süre içinde duyduğum en iyi haber!
Translate from turco to inglés
İyi haber bizim size yardımcı olabileceğimizdir.
Translate from turco to inglés
İyi haber kanser olmadığınızdır.
Translate from turco to inglés
İyi haber ölmeyecek olmandır.
Translate from turco to inglés
Yarın ondan haber alabileceksin.
Translate from turco to inglés
Amerikan haber Irene Kasırgası'nın Avrupa kadar büyük olduğunu bildiriyor, bu biraz abartıdır.
Translate from turco to inglés
Kötü niyetli dedikodular orman yangını gibi yayılır.Sanırım kötü haber tez yayılır demelerinin nedeni budur.
Translate from turco to inglés
Yani, kötü haber tez yayılırmış, derler.
Translate from turco to inglés
Haber onu üzüntü ile doldurdu.
Translate from turco to inglés
Çok geçmeden ondan haber alacağımızı umuyorum.
Translate from turco to inglés
Yakında sizden haber almak için sabırsızlanıyorum.
Translate from turco to inglés
Yakında bizden haber alacaksın.
Translate from turco to inglés
Asla Tom'dan haber almanın hayalini kurmadım.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'den o Boston'a taşındığından beri haber almadı.
Translate from turco to inglés
Güzel haber evde bizi bekliyordu.
Translate from turco to inglés
Bugünkü gazetede herhangi bir özel haber var mı?
Translate from turco to inglés
Tom Mary'den haber almayı bekledi.
Tom şu ana kadar Mary'den bir haber almış olması gerektiği için endişeli.
Tom onun hakkında ona haber vermeden Mary'nin sürpriz bir partiyi nasıl planlayacağını çözemiyor.
Tom gelecek ayın sonuna kadar bizden haber almayı bekleyebilir.
Haber kim tarafından size söylendi.
Yakında senden haber almaktan müteşekkür olacağım.
Dün geceki gazetede çok haber yoktu.
Akşam yemeğinden sonra televizyonda haber izledim.
Adam haber programına baktı ve şok oldu.
Tokyo'ya taşındığından beri, ben Jane'den haber almadım.
Ne haber, Mike?
Jenny'den haber alırsan, onu görmek istediğimi ona söyler misin?
Aylardır oğlundan haber almadığı için o endişeli.
Haber nedir?
Ben bir haber koydum.
Herhangi bir haber olmaması iyi bir haber.
Ben beş yıl boyunca ondan bir haber almadım.
Ben bir ay boyunca ondan haber almadım.
Ben bir yıl boyunca ondan haber almadım.
O Amerika'ya gittiğinden beri ondan haber almadım.
Ben uzun bir süre ondan haber almadım.
Ben ondan uzun bir süre haber almadım.
Ben haftalardır senden haber almak için can atıyorum.
Kötü haber çabuk yayılır.
Haber onu üzdü.
Bu benim için iyi bir haber.
Haber doğru olamaz.
Bu haber beni mutlu etti.
O, bize üzücü haber getirdi.
Hiç yeni haber var mı?
Sizden haber almayı umuyorum.
En son haber nedir?
Ondan haber aldın mı?
Yakında ondan haber alacaksın.
Haber onları mutlu etti.
Haber onu çok üzdü.
Ondan sık sık haber alır mısın?
Televizyonda haber programlarını severim.
Ondan sık sık haber alıyor musun?
Ondan hiç haber aldın mı?
Tom, Mary'den haber almadı.
Tom size düzenli olarak haber verecektir.
En son, geçen ay ondan haber aldım.
Kısa sürede sizden haber almayı umuyorum.
Ondan ayda bir kez haber alıyorum.
Ben hâlâ ondan haber almadım.
O zamandan beri ondan haber alınmadı.
O, haber tarafından cesaretlendirildi.
Gözde haber spikerin kimdir?