Learn how to use halk in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Dünyada birçok farklı halk vardır.
Translate from turco to inglés
Yeni Zelanda'da, halk İngilizce konuşur.
Translate from turco to inglés
Halk krala karşı ayaklandı.
Translate from turco to inglés
Napoli belediye başkanı, saldırıya uğradıktan kısa bir süre sonra yerel halk tarafından dövülen bir Amerikalı turistten özür diledi.
Translate from turco to inglés
Cumhurbaşkanı halk tarafından seçilir.
Translate from turco to inglés
Benim abim yaklaşık 12 yaşındayken Japon halk şarkılarına ilgi duymaya başladı.
Translate from turco to inglés
Aslında, yerleşik halk radyoaktif ışınlara maruz kalmaktadır.
Translate from turco to inglés
Pek çok alanda, az yiyecek vardı ve halk açtı.
Translate from turco to inglés
Tom, Fransa'da bir Çin lokantasında İngiliz borusu ile İspanyol halk melodisi çaldı.
Translate from turco to inglés
Halk Kasım ayında oy verdi.
Translate from turco to inglés
Nixon, 1972 yılı seçimini büyük bir halk oyuyla kazandı.
Translate from turco to inglés
O halk tarafından bilinir.
Translate from turco to inglés
Halk en iyi yargıçtır.
Translate from turco to inglés
Halk anayasayı reddetti.
Translate from turco to inglés
Halk ayrımcılık probleminden tamamen habersiz.
Translate from turco to inglés
Halk diktatöre karşı ayaklandı.
Translate from turco to inglés
Bu ülkede, biz, yükvücut bir millet, yekvücut bir halk olarak yücelir veya düşeriz. Gelin, siyasetimizi uzun zamandır zehirleyen o aynı partizanlık, detaycılık ve hamlık duygularının cazibesine, hep birlikte karşı koyalım.
Translate from turco to inglés
Halk kütüphanelerini meşru bir vatandaşlık hakkı olarak görüyoruz.
Translate from turco to inglés
Az sayıda halk oyu kazandı.
Translate from turco to inglés
1960'larda halk müziği çok popülerdi.
Translate from turco to inglés
Halk Roosevelt'in reform çabalarını övdü.
Translate from turco to inglés
Brezilya'daki Belo Monte barajı çevre ve yerli halk üzerindeki etkisinden dolayı tartışmalı bir projedir.
Translate from turco to inglés
Bu bir halk plajıdır.
Translate from turco to inglés
Halk müziğinden hoşlanırdım.
Translate from turco to inglés
Buralarda bir halk plajı var mı?
Translate from turco to inglés
O, halk çocuğu olduğunu söylemekten hoşlanır.
Translate from turco to inglés
Favori Alman halk şarkınız nedir?
Translate from turco to inglés
Lorelei bir popüler Alman halk şarkısıdır.
Translate from turco to inglés
Halk için kendini kurban ediyor.
Translate from turco to inglés
Grönland 23 Şubat 1983'te yapılan halk oylaması sonucu 1 Şubat 1985'te Avrupa Birliğinden ayrıldı.
Translate from turco to inglés
Halk şarkılarını severim.
Translate from turco to inglés
Bu yasaklara tepki olarak, halk sokağa çıkmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Tom halk içinde konuşmayı sevmez.
Translate from turco to inglés
Halk, Tom tarafından müthiş etkilenmiştir.
Translate from turco to inglés
Halk reform istiyor.
Translate from turco to inglés
Amerikan halk şarkısı söyleyebilir misin?
Translate from turco to inglés
En sevdiğin Avustralya halk şarkısı nedir?
Translate from turco to inglés
Halk kütüphanelerinde zaman geçirmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
O çok halk dansları bilir.
Translate from turco to inglés
Peki, nasıl Halk Parkına gidilir?
Translate from turco to inglés
Hiçbirimiz yerel halk değiliz.
Translate from turco to inglés
Sen hiç halk parkında seks yaptın mı?
Translate from turco to inglés
Halk hikayelerine göre kediler dokuz canlıdır.
O birçok halk oyunu biliyor.
Oda arkadaşım yirmi yaşında ve ben bir hafta öncesine kadar bir klitorisin ne olduğunu bilmiyordum. O, onun bilgi eksikliğinin onun bir gey olmasından dolayı aşikar olduğunu düşünüyor, fakat bana sökmez. Sanırım bu burada halk eğitim sisteminin ne kadar boktan olduğunu göstermeye yeter.
Tom halk müziği ile çok ilgileniyor.
Siz yerel halk değilsiniz.
Halk ağzında kemana guyguz deniliyor.
Baskı altında kalan halk boyun eğmedi.
O adadaki halk geçimini balıkçılıkla sağlıyor.
Halk davet ediliyor.
Çiftler burada halk içinde genellikle el ele tutuşmazlar.
O birçok halk dansını bilir.
Dilinizi halk içinde konuşmaktan neden utanıyorsunuz?
Neden dilinizi halk içinde konuşmaktan hoşlanmıyorsunuz?
Demokrasi; halkın, halk için, halk tarafından yönetilmesidir.
Plastik torba bir numaralı halk düşmanı haline gelmiştir.
Halk içinde konuşmaktan korkmayın.
O, halk içinde emzirmeye utanıyor.
Tom ve Mary akvaryuma, halk sanat müzesine ve deniz müzesi'ne gitti.
Mary halk kütüphanesinde bir yarı zamanlı bir iş aldı.
Tom halk eğitim merkezine gitti.
Bay Tsugi'nin o TV dramada söylediği halk şarkısının adı nedir?
Biletler 30 dolara halk için mevcuttur.
Halk, vergiler tarafından ezildi.
Ben halk şarkılarıyla ilgili birkaç ses bandı satın aldım.
Bu ulusal hazine yılda yalnızca bir kez halk tarafından görülebilir.
Tom ve Mary halk içinde birbirlerini öpmekten korkuyor gibi görünüyorlar.
Yerel halk çok misafirperver.
Gençler halk şarkıları söylüyorlardı.
Halk şok oldu.
Bu çevrede halk açık bir telefon var mı?
Bu kasaba büyük bir halk kütüphanesiyle övünür.
Halk aptaldır, yani halk ödeyecek.
Halk aptaldır, bu nedenle halk ödeyecek.
O bir halk sağlığı gönüllüsü.
Hollanda halk biliminde kabouterler yer altında yaşayan minik insanlardır.
Halk size tapıyordu.
Halk hikayeleri hakkında bir kitap satın aldım.
Halk, başkanın cömertliğini hiç unutmadı.
Yerel halk, orman yangınlarıyla mücadeleye yardımcı olur.
Mary daha yeni bir halk dansı dersine başladı.
Amerikalıların halk içinde öpüşmesini görmek nadir değildir.
Tom'un hiç halk şarkıları söylediğini duyduğunuz mu?
Halk bunu satın almadı.
Son zamanlarda birçok halk şarkısı söylüyorum.
Bu gece şimdiden üç tane halk şarkısı söyledim.
Fadıl bir halk otobüsüne bindi.
Tom halk içinde şarkı söyleyemeyecek kadar utangaçtır.
Halk olta iğnesi, olta ve olta kurşunu aldı, değil mi?
Halk müziğiyle çok ilgileniyorum.
İrlanda halk müziğiyle çok ilgileniyorum.
Halk onu bilir.
Alexanderplatz, Berlin'in Mitte semtinde bulunan bir halk meydanıdır.
Halk onu kabul edecektir.
Halk birlik içinde çalışır.
Antibiyotiklere dirençli bakteriler ciddi bir halk sağlığı problemidir.
Halk zaten bize güvenmiyor.
Halk gerçekten tepki veriyor.
Umarız halk bize katılır.