Learn how to use hayatına in a turco sentence. Over 70 hand-picked examples.
Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.
Translate from turco to inglés
Kısa sürede kendini köy hayatına alıştırdı.
Translate from turco to inglés
Kaza neredeyse hayatına mal oluyordu.
Translate from turco to inglés
Onlar şehir hayatına can atıyorlar.
Translate from turco to inglés
O, bir köprüden atlayarak hayatına son verdi.
Translate from turco to inglés
Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.
Translate from turco to inglés
Tom kısa sürede kendini okul hayatına alıştırdı.
Translate from turco to inglés
O kendi hayatına son verdi.
Translate from turco to inglés
O, kendini yeni hayatına uydurdu.
Translate from turco to inglés
Bir hata bir insanın hayatına mâl olabilir.
Translate from turco to inglés
Ölüm, yaşadığımız bu fani hayatın sona ermesi ve ebedi olan ahiret hayatına açılan kapıdır.
Translate from turco to inglés
İnsanın hayatına giren insanlar onun hakkında ondan daha çok şey bilince insan bazen biraz buruklaşıyor.
Translate from turco to inglés
Bir askerin kaçması hayatına mal olabilir.
Translate from turco to inglés
Tom şehir hayatına alışkın değil.
Translate from turco to inglés
Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.
Translate from turco to inglés
İhtiyacın olan şey hayatına bir adam sokmak.
Translate from turco to inglés
İkinci Dünya Savaşı, 70 milyondan fazla insanın hayatına mal oldu.
Translate from turco to inglés
Geciktiğimiz her dakika insan hayatına mal olur.
Translate from turco to inglés
Şehir hayatına hiç alışamadı.
Translate from turco to inglés
Bir anlık tereddüt, bir pilotun hayatına mal olabilir.
Translate from turco to inglés
O hayatına devam etti, ben de edebilirim.
Translate from turco to inglés
Geri gidebilsen ve hayatına tekrar başlayabilsen, hangi yaştan başlamak istersin?
Translate from turco to inglés
Hayatına tekrar başlayacak olsan, hayatında hangi zamana geri gitmek istersin?
Translate from turco to inglés
"Sen hiç kendini öldürmeyi düşündün mü?" "Hayır ben kendi hayatına son verecek bir kişi değilim."
Translate from turco to inglés
Tom şehir hayatına hala alışamadı.
Translate from turco to inglés
Onun özel hayatına ilişkin belgeler soygunda çalındı.
Translate from turco to inglés
Tom'un direksiyondaki dikkatsizliği onun hayatına mal oldu.
Translate from turco to inglés
Benim özel hayatına burnunu sokma.
Translate from turco to inglés
Hayatına çekidüzen verme zamanı.
Translate from turco to inglés
Yurt hayatına oldukça hızlı bir şekilde alışacaksın.
Translate from turco to inglés
Neredeyse onun hayatına mal oldu.
Translate from turco to inglés
Ben özel hayatına burnumu sokmak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu trajik olay Tom'un bütün hayatına takıldı.
Translate from turco to inglés
Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.
Translate from turco to inglés
Bu onun hayatına mal oldu.
Translate from turco to inglés
Aşk hayatına özellikle dikkat etmen önemlidir.
Translate from turco to inglés
Dalış arzusunu onun hayatına mal oldu.
Translate from turco to inglés
Uçak kazası 200 kişinin hayatına mal oldu.
Translate from turco to inglés
Bu, Fadıl'ın hayatına mal oldu.
Translate from turco to inglés
Fadıl, Leyla'nın hayatına tekrar girdi.
Translate from turco to inglés
Sami kendi hayatına anlam vermek istedi.
Translate from turco to inglés
O senin hayatına mal olacak.
Translate from turco to inglés
Tom hayatına devam etmek istiyordu.
Sami'nin hayatına yeni bir kadın geldi.
Hayatına kimin gireceğine kader karar verir, ama kimin kalacağına sen karar verirsin.
Hayvanların hayatına saygı göstermeyen, insan gibi yaşayamaz.
Bazen kader yüzüne güler ve harika bir insanı hayatına yollar.
Sami, Leyla'nın hayatına egemen oluyordu.
Sami kendi hayatına son vermek istedi.
Sami, Mısır'da hayatına yeniden başladı.
Sami kendi hayatına son verdi.
Sami, Leyla'nın hayatına geri geldi.
Sami hapiste kendi hayatına kıydı.
Sami hayatına devam etti.
Sami 2006'da Leyla'nın hayatına girdi.
Sami serbest bırakıldı ve günlük hayatına devam etti.
Tom, hayatına yön vermeye çalışan bir genç adam.
Tom hayatına lanet ediyor.
Bu Tom'un hayatına mal oldu.
Tom, hayatına mal olan bir hata yaptı.
Tom hayatına son vermek istedi.
Okul hayatına kısa sürede uyum sağladı.
Tom'un hayatına mal olan bir hataydı.
Hayatına objektif olarak baktığında nasıl bir tablo görüyorsun?
Tom, 10'uncu kattan atlayarak hayatına son verdi.
Öyle geceler vardır ki insan sabahına bambaşka biri olarak hayatına devam eder.
Bunu unut ve hayatına devam et.
Bilim insanları yaban hayatına, özellikle de nesli tükenmekte olan koala popülasyonlarına verilen zararı değerlendirmeye başlıyor.
Onun özel hayatına müdahale etme.
Kızımın hayatına karışmaya devam etmenize izin vermeyeceğim.