Learn how to use hayata in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Asal sayılar hayata benzer, onlar tamamen mantıksaldır fakat, eğer tüm zamanınızı onun hakkında düşünmek için harcarsanız kurallarının bulunması imkânsızdır.
Translate from turco to inglés
Uzun ve mutlu bir hayata!
Translate from turco to inglés
O, yeni okuldaki hayata kendini alıştırmayı çok zor buldu.
Translate from turco to inglés
Bizim için sürpriz oldu, o hemen yeniden hayata döndü.
Translate from turco to inglés
Baharın gelmesiyle birlikte her şey yavaş yavaş yeniden hayata dönüyor.
Translate from turco to inglés
Soğuk hava Tom'u yeniden hayata döndürdü.
Translate from turco to inglés
Tom hapishanedeki hayata katlanabildi.
Translate from turco to inglés
Yakında bu yeni hayata kendini uyduracaksın.
Translate from turco to inglés
O, yeni bir hayata başladı.
Translate from turco to inglés
O, vahşi hayata geri dönmek istiyor.
Translate from turco to inglés
Ben şimdi hayata eskisinden daha farklı bakıyorum.
Translate from turco to inglés
Bu sıkıcı hayata razı olamam.
Translate from turco to inglés
Asal sayılar hayata benzerler, onlar tamamıyla mantıklıdır ama bütün zamanınızı bu konuyu düşünerek harcasanız dahi belirli bir kural bulmak imkansızdır.
Translate from turco to inglés
Köylüler ölümden sonraki bir hayata inanıyorlar.
Translate from turco to inglés
Hayalim kırsalda sakin bir hayata götürecek.
Translate from turco to inglés
Kültür bir bireyin karakterinin, davranışının ve hayata bakış açısının şekillenmesinde dinamik bir rol oynar.
Translate from turco to inglés
Ölümden sonraki hayata inanıyor musun?
Translate from turco to inglés
Buradaki hayata alışmak biraz zamanımı alacak gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Sizce benim hayata bakışım hep aynı mıydı?
Translate from turco to inglés
Sizce tekrar hayata uyum sağlayabilecek miyim?
Translate from turco to inglés
Ne kadar acı çeksem de üzülsem de hep hayata sarıldım.
Translate from turco to inglés
Ben zor zamanlardan geçtim ama ben de hayata adapte olmak insanlara karışmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'yi yeniden hayata döndürdü.
Translate from turco to inglés
Mutsuz çocukluğu hayata bakışını etkiledi.
Translate from turco to inglés
Tom yeni bir hayata başlamak istiyordu.
Translate from turco to inglés
Yeni bir hayata başladım.
Translate from turco to inglés
Hayata öğrendiklerin senin tecrübelerin ise tecrübelerin de senin hayata bakışın olur.
Translate from turco to inglés
Yeni bir hayata başlayalım.
Translate from turco to inglés
Ya hayata tutun ya da ölüme teslim ol.
Translate from turco to inglés
Her zaman istediğin hayata sahip olamazsın.
Translate from turco to inglés
Bazı insanlar ölümden sonra ebedi hayata inanıyorlar.
Translate from turco to inglés
Yıllarca acı çektikten sonra, nihayet geçmişi unutmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verdi.
Translate from turco to inglés
Acil tıp teknisyenleri Tom'u hayata döndürmeye çalışıyor.
Translate from turco to inglés
Tom ölümden sonraki hayata inanıyor.
Translate from turco to inglés
Ben öteki hayata inanıyorum.
Translate from turco to inglés
Projenin en büyük zorluğu, hayata geçirmek için gerekli beceriye sahip emekçilerin bulunup bulunmaması olacak.
Translate from turco to inglés
Tom'un kalbi durdu ama doktorlar onu hayata döndürmeyi başardı.
Translate from turco to inglés
Tom okulun onu hayata hazırlamak için az şey yaptığını söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom yeni bir hayata başladı.
O yeni bir hayata alıştı.
Eğer geçmişte bir kez daha hayata yeniden başlamak için dönebilseydin, hangi yaşta dönmek isterdin?
Her hayata biraz yağmur düşmeli.
Hayata şimdi daha farklı bakıyorum.
Hayata artık daha farklı bakıyorum.
Hayata her zaman olumlu yönden bak.
Vampir tabutunun içinde geri hayata geldi.
Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.
Hayata pembe gözlüklerle bakıyor.
Onun hayata çok materyalist bir bakış açısı vardır.
Yeni bir hayata başlamak için yurt dışına gittim.
Sarah Hindistan'a taşınmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verdiğinde, o, tüm eşyalarını hibe etti.
Benim eski karım tıknaz postacı ile yeni bir hayata başladı.
Onları hayata geri getirebilir misin?
Onu hayata geri getirebilir misin?
Onlar ne yaptıklarını düşünmeden hayata devam ediyorlar.
Yaşlı adam hayata gözlerini kapadı.
O, ölümden sonraki hayata inanmıyor.
O, ölümden sonraki hayata inanıyor.
Tom'u hayata geri getirebilir misin?
Marie ölümden önceki hayata inanmaktadır.
Dan Londra'da yeni bir hayata başladı.
İnsanlar hayata bakış açısı yönünden çok farklı olurlar.
O adam hayata çok küsmüş.
Plan yakın gelecekte hayata geçirilecek.
Milyoner, fakir bir çocuk olarak hayata başladı.
O yeni bir hayata başlamak için yeterince genç.
Neden hayata böyle olumsuz bir yaklaşımın var?
Tom dinozorları hayata geri getirmek istiyor.
Mary, mamutları hayata geri getirmek istiyor.
Tom ölümden sonraki hayata inanmıyor.
Tom, geçmişine ve ailesine sırtını döndü ve yeni bir hayata başladı.
Bir hayata bir bedel koyamazsınız.
Hayata!
Çocuk hayata geri döndü.
Tom Mary'yi hayata döndürmeye çalıştı.
Bu korku filminde, ölü için hayata geri gelmek mümkündür.
Tom'un kalbi durmuştu ama doktorlar onu hayata döndürmeyi başardılar.
Sözde herhangi bir dilin hakimiyetinin anahtarı, kelimeleri ve dilbilgisini bağlama yoluyla hayata geçirmektir.
Hayata daima iyi tarafından bak.
Yakında köydeki hayata alışacaksınız.
Herkes daha iyi bir hayata sahip olmak için can atıyor.
Fadıl yeni bir hayata başlamak istedi.
Ölüm olmasaydı hiç kimse hayata değer vermezdi. Bunun için bir isim bile bulamayabiliriz.
Tom'un yeni bir hayata başlaması gerek.
Leyla hayata tutunmuş.
Sami yeni bir hayata başlamak için ortadan kayboldu.
Binlerce olasılık bizi yeni bir hayata davet ediyor.
Sağlıklı bir kalp, sağlıklı bir hayata götürür.
Hayata elveda deyin!
Bazen zordur yaşamak. Nefes almak bile güç gelir insana. Bir kuşun kanadına takılıp gitmek istersin uzaklara. Bazen güzel bir söz tutar seni ayakta. Bir sırdaşının sıcak gülümsemesi bağlar insanı hayata, birde iki kelime kalır dudaklarında. İyi ki varsın.
Sami yeni bir hayata başlamak istiyordu.
Sami sıradan hayata geri döndü.
Sami yeni bir hayata başlamayı planlıyordu.
Sami ve Leyla birlikte yeni bir hayata başladılar.
Sami, Leyla ile yeni bir hayata başlamayı planladı.
Sami başka bir ülkede isimsiz yeni bir hayata başladı.
Sami ve Leyla yeni bir hayata atıldılar.
Sami ve Leyla yeni bir hayata başladılar.
Sami yeni bir hayata başlamak için hazır.
Sami, Leyla'yı hayata döndürmeye çalıştı.