Learn how to use heyecanlı in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Heyecanlı görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Grup, gelecek turla ilgili çok heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı kızlar hoş görünebilir.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı kadın kazayı bir nefeste açıklamaya çalıştı.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı izleyici konser salonuna koştu.
Translate from turco to inglés
Onların her ikisi de çok heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Jane çiçekleri görmek için heyecanlı olacak.
Translate from turco to inglés
Tom yaklaşan oyun hakkında heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Tom çok heyecanlı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Ben senden daha heyecanlı değilim.
Translate from turco to inglés
Bob futbol maçını izlemede heyecanlı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin yüzündeki görüntüye bakarak onun çok heyecanlı olduğunu söyleyebiliyordu.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı mısın?
Translate from turco to inglés
O çok heyecanlı idi.
Translate from turco to inglés
O oldukça heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı bir oyundu.Herkes heyecanlandı.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı kalabalık stadyumu boşalttı.
Translate from turco to inglés
Ne heyecanlı bir oyun!
Translate from turco to inglés
En heyecanlı anda herkes çok gergin görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Onun çok heyecanlı olduğunu fark etmedin mi?
Translate from turco to inglés
Benim kadar heyecanlı olmadığına inanamıyorum.
Translate from turco to inglés
O tamamen heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Tom heyecanlı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom çok heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Çocuklar heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Kızlar heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Tom mutlu ve heyecanlı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom gerçekten heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Tom oldukça heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı görünüyorsun.
Translate from turco to inglés
Heyecanlı mıydın?
Translate from turco to inglés
Heyecanlı hissettim.
Translate from turco to inglés
Bizim kadar heyecanlı mısın?
Translate from turco to inglés
Bizim kadar heyecanlı mısınız?
Translate from turco to inglés
Onlar heyecanlı değil.
Translate from turco to inglés
Tom heyecanlı değil.
Translate from turco to inglés
Tom heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Hiç kimse heyecanlı değil.
Translate from turco to inglés
Tom heyecanlı olacak.
Translate from turco to inglés
Tom hâlâ çok heyecanlı.
Translate from turco to inglés
Başka ne yapacaksın, heyecanlı olarak beklemekteyim.
Translate from turco to inglés
En heyecanlı aksiyon filmlerini aratmayan gelişmeler oluyor.
Translate from turco to inglés
O kadar heyecanlı şeyler konuştuk ki, muhabbeti kesemedim.
Translate from turco to inglés
Anlat anlat heyecanlı oluyor!
Translate from turco to inglés
Herkes ne hakkında bu kadar heyecanlı?
Translate from turco to inglés
Neden herkes bu kadar heyecanlı?
Translate from turco to inglés
Heyecanlı değil misin, Tom?
Translate from turco to inglés
Tom heyecanlı olmalı.
Translate from turco to inglés
Bence çok heyecanlı bir andı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary kadar heyecanlı görünmüyordu.
Translate from turco to inglés
O heyecanlı görünüyor.
Translate from turco to inglés
Tom heyecanlı görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Deve yarışları heyecanlı geçti.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin göründüğü kadar heyecanlı görünmüyordu.
Tom bunun hakkında gerçekten heyecanlı.
Bugün çok heyecanlı bir gün.
Tom ve Mary her ikisi de çok heyecanlı.
Hem Tom hem de Mary çok heyecanlı.
Tom biraz heyecanlı görünüyor.
O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı.
Tom çok heyecanlı olacak.
Ne kadar heyecanlı olduğumu sana anlatamam.
Tom bir şey hakkında heyecanlı.
Tom onun hakkında çok heyecanlı.
Sen heyecanlı mısın?
Herkes heyecanlı.
Heyecanlı hissediyorum.
Herkes çok heyecanlı.
Bu çok heyecanlı.
Başka biri heyecanlı mı?
Tom aşırı derecede heyecanlı görünüyor.
Söylemeye gerek yok, Tom heyecanlı.
Tom Mary'nin göründüğü kadar heyecanlı görünüyordu.
Heyecanlı olmalısın.
Eğer bunu bir denersen, bu oyunu heyecanlı bulacaksın.
Çok heyecanlı hissediyorum.
Stadyum heyecanlı seyirciyle tıka basa doluydu.
Herkes gerçekten heyecanlı.
Kim heyecanlı?
Tom'un heyecanlı olacağını düşündüm.
Ben daha heyecanlı olamadım.
Ben kendimi gerçekten heyecanlı hissettim.
İlk kez İtalya'da olmaktan heyecanlı mısınız?
Tom çok heyecanlı görünüyordu.
Heyecanlı bir oyundu.
Senin bir şey hakkında bu kadar heyecanlı olduğunu en son ne zaman gördüm hatırlayamıyorum.
Onlar onun hakkında çok heyecanlı.
Gelecek yıl heyecanlı olacak.
Ne olduğu hakkında heyecanlı değil misin?
Tom oldukça heyecanlı görünüyor.
Tom bunu kabul etmek istemiyor ama o yarınki dans hakkında heyecanlı.
Çocukların hepsi heyecanlı.
Sen heyecanlı değil misin?
Bir çocuk olarak bir okul gezisinden önceki gün her zaman çok heyecanlı olurdum ve uyuyamazdım.
Tom'un bunun hakkında Mary kadar heyecanlı olup olmadığını merak ediyorum.
Yapacak çok işim olduğu zaman gergin ve heyecanlı hissediyorum.
Oyunun heyecanlı olacağını düşünüyorum.
Tom seninle karşılaştığı için çok heyecanlı.
Eurovision Şarkı Yarışması için heyecanlı mısın?