Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "hoşlandığı"

Learn how to use hoşlandığı in a turco sentence. Over 27 hand-picked examples.

O, karısı hoşlandığı için o evi satın aldı.
Translate from turco to inglés

Tom hoşlandığı her yere gidebilir.
Translate from turco to inglés

Oğlan hoşlandığı kıza bir buket gül vereceğini, onunla konuşacağını ve onu bir kahve içmeye davet edeceğini belirtti.
Translate from turco to inglés

Tom kendinin hoşlandığı aynı tür müziği herkesin sevmesini beklememeli.
Translate from turco to inglés

Tom sonunda hoşlandığı bir iş buldu.
Translate from turco to inglés

Tom kesinlikle Mary'nin hoşlandığı tek adam değildir.
Translate from turco to inglés

Tom'un gerçekten hoşlandığı tek restoran caddenin karşısındakidir.
Translate from turco to inglés

Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.
Translate from turco to inglés

Onun hoşlandığı jöledir.
Translate from turco to inglés

Karısı ondan hoşlandığı için o evi satın aldı.
Translate from turco to inglés

Tom senin vasat erkeğin değil. O birçok erkeklerin hoşlandığı şeylerden hoşlanmaz ve birçok erkeğin yapmaktan hoşlandığı şeyleri yapmaktan hoşlanmaz.
Translate from turco to inglés

Tom'un yapmaktan hoşlandığı şeylerden biri yüzmedir.
Translate from turco to inglés

Tom karısı hoşlandığı için o arabayı aldı.
Translate from turco to inglés

Bunun Tom'un gerçekten hoşlandığı bir şey olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés

Amerikalılar Japonların beyzboldan hoşlandığı aynı şekilde futboldan hoşlanıyor.
Translate from turco to inglés

Babam anneme tam da onun hoşlandığı şekilde bir fincan kahve yaptı.
Translate from turco to inglés

Tom'un gerçekten hoşlandığı tek şey Mary ile satranç oynamak.
Translate from turco to inglés

Bana göre Tom hoşlandığı her şeyi yapabilir.
Translate from turco to inglés

Tom'un gerçekten hoşlandığı tek şey Mary ile satranç oynamaktır.
Translate from turco to inglés

Tom ve Mary'nin birbirlerinden hoşlandığı ortada.
Translate from turco to inglés

Onun senden hoşlandığı çok açık.
Translate from turco to inglés

Bence Tom'un Mary'den hoşlandığı oldukça açık.
Translate from turco to inglés

Tom sınıfta Mary'nin hoşlandığı tek çocuk değil.
Translate from turco to inglés

Tom'un hoşlandığı aynı tür müzikten hoşlanıyor musun?
Translate from turco to inglés

Tom'un hoşlandığı gibi yapmasına izin vereceğim.
Translate from turco to inglés

O müzikten hoşlandığı kadar hiçbir şeyden hoşlanmaz.
Translate from turco to inglés

Tom'un yapmaktan hoşlandığı bir sürü şey var.
Translate from turco to inglés