Learn how to use içeride in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
O içeride değil.
Translate from turco to inglés
O, bazen içeride uyur.
Translate from turco to inglés
Bay Johnson içeride mi?
Translate from turco to inglés
Topun içeride mi yoksa dışarıda mı olduğunu görmek çoğunlukla zordur.
Translate from turco to inglés
Peter şimdi içeride değil.
Translate from turco to inglés
Jiro içeride değildir.
Translate from turco to inglés
Babam içeride.
Translate from turco to inglés
Ona içeride olmadığımı söyle.
Translate from turco to inglés
o patronla birlikte içeride.
Translate from turco to inglés
Dışarıda daha fazla zaman ve içeride daha az zaman harcamalısın.
Translate from turco to inglés
Onun evi yoldan içeride duruyor.
Translate from turco to inglés
Çocukları içeride tut.
Translate from turco to inglés
Bir dakika bekleyin, lütfen. Onun içeride olup olmadığına bakacağım.
Translate from turco to inglés
Mary orada içeride.
Translate from turco to inglés
Onlar içeride.
Translate from turco to inglés
Çocukları içeride tutun.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary zaten içeride.
Translate from turco to inglés
Tom'u orada içeride gördüm.
Translate from turco to inglés
Tom hâlâ içeride.
Translate from turco to inglés
Tom içeride kilitli.
Translate from turco to inglés
Ah herkes içeride ben dışarıdayım.
Translate from turco to inglés
Hiç kimse içeride değildi.
Translate from turco to inglés
Onlar hâlâ içeride.
Translate from turco to inglés
Onlar içeride kilitli.
Translate from turco to inglés
Onlar içeride yürüdüler.
Translate from turco to inglés
Tom içeride yürüdü.
Translate from turco to inglés
Tom içeride bekledi.
Translate from turco to inglés
Tom içeride sendeledi.
Translate from turco to inglés
Çok miktarda yemek artığı içeride kaldı.
Translate from turco to inglés
Tom içeride değil.
Translate from turco to inglés
Tom içeride.
Translate from turco to inglés
Tom'u içeride tut.
Translate from turco to inglés
Bu duvar insanları dışarıda tutmak için mi içeride tutmak için mi örülmüş ?
Translate from turco to inglés
Tom içeride bekliyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un içeride uyumasına izin verdim.
Translate from turco to inglés
Orada içeride biri var.
Translate from turco to inglés
Şimdi içeride devam et.
Translate from turco to inglés
Sonuç olarak yağışlı günlerde içeride top oynarız.
Translate from turco to inglés
Kapıyı kapattıktan sonra anahtarımı içeride bıraktığımı hatırladım.
Translate from turco to inglés
Tom zaten içeride.
Translate from turco to inglés
İnsanlar içeride.
Translate from turco to inglés
Dışarıda daha çok, içeride daha az zaman geçirmelisin.
Translate from turco to inglés
Tom içeride Mary'yi izledi.
Translate from turco to inglés
Bu tür hava benim içeride kalmayı istememe sebep olur.
Translate from turco to inglés
Baban içeride mi?
Translate from turco to inglés
Sanırım içeride kalsak iyi olur.
Translate from turco to inglés
Kocam içeride mi?
Translate from turco to inglés
Karım içeride mi?
Translate from turco to inglés
Biz içeride kahvaltı ediyoruz.
Translate from turco to inglés
Tom içeride kahvaltı yapıyor.
Translate from turco to inglés
Ben seni içeride görebilir miyim, lütfen?
Translate from turco to inglés
Polisler insanlara içeride kalmalarını söylüyor.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary hâlâ içeride.
Translate from turco to inglés
Eğer Kyosuke ziyaret etmeye gelirse, ona içeride olmadığımı söyle. Artık onu görmek istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Seni içeride göreceğim.
Translate from turco to inglés
Şiddetli yağmur yağmaya başladı. Bundan dolayı, biz içeride oynadık.
Arabayı park edeceğim ve seninle içeride buluşacağım.
Bunun hakkında içeride konuşabilir miyiz?
Biz bütün günü içeride geçirdik.
Onları içeride tut.
Onu içeride tutun.
Onu içeride tut.
Biz içeride kahvaltı yiyoruz.
Tom'un saman nezlesi var. Bu yüzden içeride kalmak zorunda.
Lütfen içeride sigara içme.
Köpeğini bütün gün içeride bırakma.
Yolcuların hepsi içeride mi?
Ben içeride kalmayı tercih ederim.
Anahtarını içeride unutup dışarıda kaldın.
Kendini içeride kilitledin.
Anahtarı içeride bırakıp dışarı çıktım.
Anahtarı içeride bırakıp kapıyı örttüm.
Eğer hava düzelmezse içeride piknik yapacağız.
Yağmurdan dolayı pikniğimizi içeride yedik.
Neden içeride değilsin?
Benim çocuklarım hava karardıktan sonra içeride kalmak zorundalar.
Birileri beni aramaya gelirse, lütfen onlara içeride olmadığımı söyler misiniz?
Bugün ofisine uğradım ama içeride değildin.
Tom odasının anahtarını içeride unuttu.
Ben içeride kaldım.
Bugün bütün gün içeride kaldım.
Duvar dış tarafta beyaz ve içeride yeşil.
Fadıl içeride değil.
Ben içeride bekliyor olacağım.
Şimdi içeride kalıyorum.
Ben her zaman güneş gözlüğü takıyorum, hatta içeride bile.
Kabinin görünümüne bakılırsa içeride kimse yaşamıyor.
Fadıl'ın çocukları içeride kaldılar.
Fırtına yüzünden bütün gün içeride kaldım.
Kar fırtınası yüzünden bütün gün içeride kaldım.
Yağmur nedeniyle bütün gün içeride kaldım.
Şiddetli yağmur yağmaya başladığı için içeride oynadık.
O içeride.
Tom içeride değildi.
Hâlâ içeride misin?
Tom her zaman bir şapka takar, içeride bile.
Tom bütün gün içeride kalmak zorunda değildi.
Tom yağmur yağdığı için içeride kaldı.
Sami içeride kapana kısıldı.
Köpeğimin içeride uyumasına izin verdim.