Learn how to use işin in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Part-time bir işin iyi bir tecrübe olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
O,asla işin kolayına kaçmayan bir insandır.
Translate from turco to inglés
Başlangıç işin en önemli kısmıdır.
Translate from turco to inglés
Mükemmel işin beni utandırır.
Translate from turco to inglés
Tom 2.30'a kadar işin yaptırılmasını umuyor.
Translate from turco to inglés
Ben işin aslını anlayacağım.
Translate from turco to inglés
Tom işin çoğunu kendi başına yapar.
Translate from turco to inglés
Sana yaptığın işin miktarına göre ödeme yapılacak.
Translate from turco to inglés
Ben bu işin içinde yer almak istemiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom daha fazla işin sorumluluğunu alamaz.
Translate from turco to inglés
Bu işin bir erkeğe uygun olduğunu düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
O, daha iyi bir işin peşinde.
Translate from turco to inglés
Gazete ile işin bitti mi?
Translate from turco to inglés
Köleler işin çoğunu yaptı.
Translate from turco to inglés
Yeni işin hakkında ne düşünüyorsun?
Translate from turco to inglés
Ne kadar daha çok işin var?
Translate from turco to inglés
Telefonla işin bitti mi?
Translate from turco to inglés
Dergi ile işin bitti mi?
Translate from turco to inglés
Sanırım o işin ehli biridir.
Translate from turco to inglés
Eğer onula işin bittiyse, gazeteyi okumama izin ver.
Translate from turco to inglés
Yeni işin nasıl?
Translate from turco to inglés
Bu işin sorumluluğunu ona verelim.
Translate from turco to inglés
Bu işin beşe kadar bitirilmesini istiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu gece yapacak bir işin var mı?
Translate from turco to inglés
Bu işin erkeni geçi olmaz.
Translate from turco to inglés
Ofis işin ehli insanlarla dolu.
Translate from turco to inglés
Adams işin kolay olmasını beklemiyordu.
Translate from turco to inglés
Yapacak başka bir işin yok mu?
Translate from turco to inglés
Bu işin zamanımın çoğunu alacağından korkuyorum.
Translate from turco to inglés
Yarın işin olup olmadığını merak ediyordum.
Translate from turco to inglés
Part-time bir işin iyi bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Bu senin işin.
Translate from turco to inglés
O, işin bir parçası.
Translate from turco to inglés
O senin işin değildi.
Translate from turco to inglés
Bu işin altında bir iş var.
Translate from turco to inglés
Bu senin işin değil.
Translate from turco to inglés
Onu oldukça iyi tanımam gerektiğini söylüyorsun fakat işin aslına bakarsan onunla sadece geçen hafta tanıştırıldım.
Translate from turco to inglés
Bunu yapma. Bu senin işin değil.
Translate from turco to inglés
Bugün işin yok mu?
Translate from turco to inglés
Senin uğraşacak işin yok mu?
Translate from turco to inglés
Yeni işin nasıl gidiyor?
Translate from turco to inglés
Yapacak çok işin var mı?
Translate from turco to inglés
Bu işin arkasında başka bir şey var düzgün bakın.
Translate from turco to inglés
O senin işin.
Translate from turco to inglés
Kıskanmayın, dışlamayın ve kibirli olup kimseyi küçük görmeyin, işin özü bu.
Translate from turco to inglés
Hâlâ işin içindeyiz.
Translate from turco to inglés
Bu işin geleceği yok.
Translate from turco to inglés
Bu işin sonu iyi değil.
Translate from turco to inglés
Epeydir bu işin içindeyim.
Translate from turco to inglés
Bu senin işin, değil mi?
Translate from turco to inglés
Yarın işin yok mu?
Translate from turco to inglés
Bana işin inceliklerini gösterdi.
Translate from turco to inglés
Bu işin kolay olacağını hiç söylemedim.
Son zamanlarda yeni bir işin olduğunu biliyorum.
Tom'un bu işin üstesinden gelebileceğine eminim.
Bu işin ne kadar stresli olacağını hiç fark etmedim.
Tom işin kolayına bakıyor mu?
"Benden daha fazla para kazanıyorsun." " Bu bir işin olmadığından, Tom!"
Sen gerçekten işin bir parçasısın.
Bir işin olduğu için şanslısın.
Her şeyi denedim deyip işin içinden sıyrılma.
Bu işin altında biri olmalı.
Senin zaten bir işin olduğunu düşündüm.
Sevgisiz yapılacak hiçbir işin değeri yok söyleyeyim.
İşte o işin püf noktası.
Yapacak işin var.
O, bir bakıma, işin parçasıydı.
Bir işin olduğu için mutlu olmalısın.
Bu iki işin yapılması gerekiyor.
İyi bir işin var.
Bu işin altında bir şeyler yatıyor.
Bu işin altı yaş.
Bu hafta sonu işin yoksa bizimle balık tutmaya gelsene.
Bırak teknoloji işin çoğunu yapsın.
O, bu işin adamı değil.
Nedir bu işin aslı?
Bu işin arkasında Tom'un olduğuna emin misin?
Bu işin içinde mutlaka başka bir iş var.
Bu akşam işin hakkında konuşmayalım.
Onu görmeye gidip, işin aslını öğrenmeliyim.
Bu işin tadı tuzu kalmadı.
Bu işin kolay olduğunu düşünüyor musun?
Hayırdır, ne işin var burada?
Bu işin arkasında kim olduğunu öğrenmek istemez miydin?
Bu işin kolay olduğunu mu sanıyorsun?
Bu işin üstesinden gelemeyeceksin.
Eğer devam etseydin işin içinden çıkamayacaktın.
Eğer isyan devam etseydi işin içinden çıkamazdın.
Bu işin böyle gitmeyeceği daha başından belliydi.
Tom işin kontrolünü aldı.
Evde ne işin var?
Hiç işin oldu mu?
Harika işin için sana teşekkür etmek istiyorum.
Şimdi yapacak başka işin yok mu?
Hâlâ yapacak çok işin var.
Yapacak çok işin var.
Son işin neydi?
Bu işin bir hilesi var mı, Tom?
Harika bir işin var.
Cuma gecesi işin var mı?