Learn how to use ihtiyacı in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Çocukların daha çok uykuya ihtiyacı vardır.
Translate from turco to inglés
Her kimin ihtiyacı olursa ona yardım et.
Translate from turco to inglés
Bebeğin kendi annesine ihtiyacı vardır.
Translate from turco to inglés
Bir çocuğun sevgiye ihtiyacı vardır.
Translate from turco to inglés
Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.
Translate from turco to inglés
Onun yardımımıza ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Bu arabanın tamire ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Bu arabanın onarıma ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Bu kitabı tercüme etmek için ne kadar süreye ihtiyacı var?
Translate from turco to inglés
İçecek bir şeye ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Sana ihtiyacı olan insanlarla bile arkadaş olabilirsin.
Translate from turco to inglés
Bestenin bu bölümünün biraz gerçek beceriye ihtiyacı var.Bunun piyanoda nasıl çalınacağını öğrenmek uzun zamanımı aldı.
Translate from turco to inglés
Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.
Translate from turco to inglés
Görevi tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyacı vardı.
Translate from turco to inglés
Ve aslında bu projenin herkese ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Onun bir merdivene ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Kritik anlarda en güçlülerin bile zayıflara ihtiyacı vardır.
Translate from turco to inglés
Çorbanın biraz tuza ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Evimin büyük onarımlara ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Onlardan kaç tanesinin yardıma ihtiyacı olduğunu bilmiyordum.
Translate from turco to inglés
O, üniversiteye gitmek için ihtiyacı olan parayı kazandı.
Translate from turco to inglés
O benden hoşlanmadığını fakat yardımıma ihtiyacı olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Bir bebek olarak dört ayak üzerinde emekler, sonra iki bacak üstünde yürümeyi öğrenir, sonunda yaşlılıkta bir değneye ihtiyacı olur.
Translate from turco to inglés
Onun en çok ihtiyacı olan iyi bir iştir.
Translate from turco to inglés
Onlara ihtiyacı olmasa bile kitapları ona iade edeceğim.
Translate from turco to inglés
Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Tom evi bitirmek için ne kadar çok paraya ihtiyacı olacağını hesaplıyor.
Translate from turco to inglés
Ay'a ne zaman hareket edeceksin? Hepimizin sana ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
O ona o ilacı almayı durdurmasını tavsiye etti fakat o ihtiyacı olduğunu düşünüyordu.
Translate from turco to inglés
Tom nefes nefese ve bir molaya ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Tom'un yardıma ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye yardıma ihtiyacı olup olmadığını sordu.
Translate from turco to inglés
Napolyon'un, İngiltere ile bir savaş için paraya ihtiyacı vardı.
Translate from turco to inglés
Güney ordusunun adamlara ve malzemelere ihtiyacı vardı.
Translate from turco to inglés
Bu şirketlerin, ekipmana ve diğer malzemelere ihtiyacı vardı.
Translate from turco to inglés
Milletin daha fazla ve daha iyi öğretmenlere ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.
Translate from turco to inglés
Onların işlere ve eğitime ihtiyacı vardı.
Translate from turco to inglés
Tom'un hemen yardımına ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
Tom'un Boston'a iki bilete ihtiyacı var.
Tom'un hemen paraya ihtiyacı var.
Tom'un biraz uykuya ihtiyacı var.
Tom'un biraz dinlenmeye ihtiyacı var.
Tom'un biraz daha dinlenmeye ihtiyacı var.
Tom'un okuma gözlüklerine ihtiyacı var.
Tom'un bizim girdimize ihtiyacı var.
Tom'un bizim yardımımıza ihtiyacı var.
Tom'un bizim tavsiyemize ihtiyacı var.
Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı var.
Tom'un bir tatile ihtiyacı var.
Tom'un yeni bir arabaya ihtiyacı var.
Tom'un bir manzara değişiklikliğine ihtiyacı var.
Tom'un hız değişikliğine ihtiyacı var.
Tom'un bir molaya ihtiyacı var.
Tom'un biraz taze yiyeceklere ihtiyacı vardı.
Tom'un sonunda bir ameliyata ihtiyacı olacak.
Tom onun hakkında düşünmek için bir ya da iki güne ihtiyacı olduğunu söyledi.
Tom'un onu düşünmek için zamana ihtiyacı var.
Tom'un biraz daha pratiğe ihtiyacı var.
Tom'un iyi bir avukata ihtiyacı var.
Tom'un biraz nakite ihtiyacı vardı.
Tom'un yardıma ihtiyacı vardı.
Tom neye ihtiyacı olduğunu oldukça netleştirdi.
Tom çeviri yaparken yardıma ihtiyacı olduğu gerçeğini kabul etmek istemiyor.
Tom o kadar şişman ki bir uçakta iki koltuğa ihtiyacı var.
Tom yerel bir indirimli mağazada ihtiyacı olan birçok şeyi satın alabilir.
Tom Mary'nin niçin yeni bir bisiklete ihtiyacı olduğunu anlamıyor.
Tom'un eğlenmek için paraya ihtiyacı yok.
Tom'un daha fazla sabuna ihtiyacı yok. Mary ona bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.
Tom bir korumaya ihtiyacı olduğunu düşünmüyordu.
Tom herhangi bir yardıma ihtiyacı yoktu.
Tom ihtiyacı olan her şeye ellerini dokunduramıyordu.
Tom'un kesinlikle Mary'nin yardımına ihtiyacı yok.
Tom'un kesinlikle daha fazla paraya ihtiyacı yok.
Tom'un kesinlikle bir krediye ihtiyacı yok.
Tom Mary'nin yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamak için geldi.
Tom Mary'yi öğleden sonra geç saatlerde onun yardımına ihtiyacı olabileceğini söylemek için aradı.
Tom ihtiyacı olur diye bıçağını getirdi.
Sonunda, Tom yardıma ihtiyacı olduğunu fark edecek.
Yardıma ihtiyacı olmayan insanlara yardım etmek zordur.
Yardıma ihtiyacı olduğunu kabul edemeyen insanlara yardım etmek zordur.
Kısa sürede yeni elbiselere ihtiyacı oldu.
Niçin? Çünkü ailesinin paraya ihtiyacı vardı. Nedeni o.
Niçin böyle bir kitabı okuma ihtiyacı duyuyorsun?
Tom'un bir işe ihtiyacı var.
Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.
Tom'un kuru bir havluya ihtiyacı var.
Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı var.
Onun yeni bataryalara ihtiyacı var.
Paraya ihtiyacı var.
Onun yardıma ihtiyacı var.
Onların ekstra yardıma ihtiyacı var.
Mary'nin bir düzine yumurtaya ihtiyacı vardır.
Tom'un keskin bir bıçağa ihtiyacı var.
Çorbanın daha çok tuza ihtiyacı var.
Bu kapının boyanmaya ihtiyacı var.
Bu lastiğin biraz havaya ihtiyacı var.
Onların bir yöne ihtiyacı var.
Bu çorbanın daha fazla tuza ihtiyacı var.
Tom'un Mary ile konuşmaya ihtiyacı var.