Learn how to use internet in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Tek bir pakette hem bir telefon hem de bir internet erişimi alın!
Translate from turco to inglés
En yakın internet kafe nerede?
Translate from turco to inglés
Acil internet girişi olan bir çevre yaratmazsak, bizim şirketimizde geride kalacak.
Translate from turco to inglés
Animesiz dünya Internet erişimi olmayan bir çamaşır makinesi gibi olurdu.
Translate from turco to inglés
Benim internet bağlantım kesildi.
Translate from turco to inglés
Tatoeba diye bir internet sitesi var.
Translate from turco to inglés
"Son treni kaçırırsak ne yapacağız?" " Sabaha kadar bir internet kafede ya da başka bir yerde beklemeye ne dersin?"
Translate from turco to inglés
Tatoeba'yı daha iyi bir internet sitesi yapmak için birlikte çalışmalıyız.
Translate from turco to inglés
Önce, yeni internet sitemin bir şemasını çizeceğim.
Translate from turco to inglés
Bu onun şahsi internet sitesidir.
Translate from turco to inglés
Sinemalar, internet korsanlığı nedeniyle gittikçe gelir kaybediyorlar.
Translate from turco to inglés
Bu yasa tasarısı, internet kullanan her bireyin ifade ve medeni haklarına ciddi tehdit oluşturmaktadır.
Translate from turco to inglés
Bu internet sitesi işe yaramaz.
Translate from turco to inglés
Neden internet siteni güncellemiyorsun?
Translate from turco to inglés
Şu fotoğrafları internet sayfama koydum.
Translate from turco to inglés
Ben banyoda internet kullanırım.
Translate from turco to inglés
Erkekler bilgisayar ve internet üzerinde kızlardan daha fazla vakit harcarlar.
Translate from turco to inglés
Bir internet topluluğuna üye misin?
Translate from turco to inglés
Beni takip etmeyi, telefonlarımı dinlemeyi, internet erişimimi izlemeyi ve evimi kameralarla gözetlemeyi bırakmalısın.
Translate from turco to inglés
Posta kutumu kontrol edemem. Burada internet yok.
Translate from turco to inglés
On yıl içinde tüm evler internet bağlantısına sahip olacak.
Translate from turco to inglés
Tom'un hızlı bir internet bağlantısı var.
Translate from turco to inglés
Dün bu saatlerde internet de sörf yapıyordum.
Translate from turco to inglés
Bugün internet çok yavaş.
Translate from turco to inglés
Bir internet kafede web üzerinde arkadaşlarınızla temas halinde olun.
Translate from turco to inglés
Benim telefonumda internet var.
Translate from turco to inglés
O, hızlı bir internet bağlantısına sahip.
Translate from turco to inglés
Onun hızlı bir internet bağlantısı var.
Translate from turco to inglés
O boş zamanını internet üzerinde geçiriyor.
Translate from turco to inglés
Tom internet bağımlısıdır.
Translate from turco to inglés
Tom hala çevirmeli internet kullanıyor.
Translate from turco to inglés
Sitemiz her gün binlerce internet kullanıcısını çekiyor.
Translate from turco to inglés
Bu otelde bedava kablosuz internet var.
Translate from turco to inglés
Şimdi çoğu lokantada bedava kablosuz internet var.
Translate from turco to inglés
Yerel internet kafe nerede?
Translate from turco to inglés
Tatoeba sadece bir internet sitesidir.
Translate from turco to inglés
Birçok şirket çalışanlarının internet etkinliğini izlemektedir.
Translate from turco to inglés
Erkekler kızlardan daha çok internet kullanmaktadır.
Translate from turco to inglés
Benim Internet bağlantısı yavaş ve pahalı
Translate from turco to inglés
Sınıf arkadaşlarımın bazıları yeni internet kullanıcısıdır; onlar bilgisayar bilimleri hakkında hiçbir şey bilmiyorlar.
Kablosuz internet şifren nedir?
Internet Explorer dünyanın en popüler web tarayıcısı.
İftira niteliğindeki sütun hâlâ önceden bahsedilen gazetenin internet sitesinde okunabilir.
Birçok internet sitesine giremiyoruz.
En son ne zaman bir internet reklamına tıkladın?
Tom genellikle giysileri internet üzerinden satın alır.
Evde internet erişimin var mı?
Tom bisikletini Craigslist adlı internet sitesinde sattı.
Yakında gazeteler kağıda basılmayacaklar. Onlar sadece internet üzerinden kullanılabilir olacak.
Tom son treni kaçırdı ve geceyi bir internet kafede geçirdi.
Tom internet üzerinden kurslar alıyor.
İnsanların internet olmadan nasıl çeviri yapabildiklerini hayal bile edemiyorum.
Arkadaşlarımla internet üzerinde haberleşiyorum.
Ben sık sık internet üzerinden İngilizce ve Çince bloglar okurum.
Ücretsiz olarak internet üzerinden bir bilgisayardan bilgisayara arama yapabilirsiniz!
Benim bir internet işim var.
Otelde internet erişimi için ek bir ücret var.
Bazı şirketler hâlâ internet erişimi olup olmadığını tartışmaktadır.
Ailem, Noel hediyelerinin çoğunu internet üzerinden satın aldıklarını söyledi.
Şimdilik internet servis sağlayıcımdan memnunum.
İnsanların internet üzerinden eşyalar almasına yardım ediyorum.
Birçok suç internet üzerinde gerçekleştirilebilir.
Biletimi internet üzerinden aldım.
Tom, biletini internet üzerinden satın aldığını söyledi.
Sami kız arkadaşı ile internet pornosu üretiyordu.
Ben sık sık internet üzerinden kıyafet alırım.
Televizyon ya da internet olmayan hayatı hayal etmek zor.
İşimi internet bağlantısı olmadan yapamam.
Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada karara itiraz edileceği belirtildi.
Gerekli tüm evrak işleri internet üzerinde halledilebilir.
Tüm resmi belgeleri internet aracılığı ile doldurup göndermek mümkün.
Tom bir internet ünlüsü.
Tom bir internet çocuğu.
Tom gerçek bir internet vatandaşı.
Biraz internet etiği öğrenmelisin.
Biraz internet ahlakı edinmelisin.
Daha yenice, kişisel internet sayfamda bir gönderi yayınladım.
Ali okuldan çıkar çıkmaz soluğu internet kafede aldı.
Türk Dil Kurumu internet için Türkçe karşılık olarak "genel ağ" kelimesini gösterirken, Dil Derneği de "bilgisunar" kelimesini öne çıkarıyor.
Mary internet üzerinden ücretsiz yoga dersi veriyor.
Bugünlük bu kadar internet yeter.
Hiç olmadığı kadar çok insanın internet üzerinden alışveriş yapmasına karşın, tüm perakende satışların yalnızca %11'i internet üzerinden gerçekleşiyor.
Dünyayı kurtaracak insan çok, yeter ki internet paketleri bitmesin.
Yan odadan internet çok iyi çekmiyor.
Eskiden internet yokken insanlar merak ettikleri şeyleri ansiklopedilerde arardı.
Bazı uyanık satıcılar defolu malları internet üzerinden satıp elinden çıkarmaya çalışıyor.
Yeni nesil, internet sayesinde yabancı dilleri bizden daha çabuk öğreniyor.
Hangi internet sağlayıcısını kullanıyorsun?
Eskiden radyoda sevdiğimiz şarkı çıkınca sevinip dinlerdik. Şimdi internet sayesinde her şey her an el altında ama kolay ulaşmanın getirdiği bir haz azalması ve değersizleşme de var.
Hayırlı olsun kardeş, internet bağlatmışsın.
Kanal çeşitliliği ve güncelleme sıklığı gibi konularda iyi bir internet radyosu cihazı almak istiyorum.
Ali o videosuyla internet fenomeni oldu.
Burada internet bir bile çekmiyor.
Burada internet dört çekiyor.
Ali'yle akşam internet üzerinden birkaç saat Kantır attık.
Yüksek hızlı internet erişiminin yaygınlaşmasından önce insanlar topluca oyun oynamak için LAN partileri veriyordu.
Twitter'da Tom'u takip etmek beni en yeni internet geyiklerinden haberdar ediyor.
Efe Aydal'ın nabız yoklamak için bahsini açtığı hayali partinin internet çağında yetişmiş gençlerde karşılık bulabileceğini düşünmek hayalperestlik olmaz.
Ülkemdeki internet haber sitelerinin yegâne amacı gündemi çarpıtmak.
Odada internet var mı?