Learn how to use kömür in a turco sentence. Over 55 hand-picked examples.
Kömür sobasıyla uyumamanız gerek. Çünkü karbonmonoksit denen çok zehirli bir gaz yayar. Kömür sobasıyla uyumak ölümle sonuçlanabilir.
Translate from turco to inglés
Bir kömür madeninde yıllarca çalışmaktan hastanın akciğer dokusu hasar gördü.
Translate from turco to inglés
Derede biraz kömür var.
Translate from turco to inglés
Geçen yılın kömür çıktısı standardın gerisinde kaldı.
Translate from turco to inglés
Gemi kömür, kereste, ve benzeri şeylerle yüklüydü.
Translate from turco to inglés
Tom, sobasında hem odun hem de kömür yakar.
Translate from turco to inglés
Onlar biraz kömür yaktılar.
Translate from turco to inglés
Yakıt için odun ve kömür.
Translate from turco to inglés
Kömür her zaman siyah değildir.
Translate from turco to inglés
Kömür yanıyor.
Translate from turco to inglés
Bu ülke kömür bakımından zengindir.
Translate from turco to inglés
Sobadaki kömür yanıyor.
Translate from turco to inglés
Şimdi gemiye kömür yüklüyorlar.
Translate from turco to inglés
Kömür ve doğal gaz doğal yakıtlardır.
Translate from turco to inglés
Grev kömür fiyatını etkiler mi?
Translate from turco to inglés
Birçok işçi kömür madeninde mahsur kaldı.
Translate from turco to inglés
Uzun bir tartışmadan sonra kömür madenleri kapatıldı ve kalan madenciler işten çıkarıldılar.
Translate from turco to inglés
Kömür çoğunlukla karbondan oluşur.
Translate from turco to inglés
Elektrik enerjisi şirketleri kömür kullanımlarını azaltmaya çalışıyor.
Translate from turco to inglés
Gözleri kömür gibi karadır.
Translate from turco to inglés
Çin dünyanın en büyük kömür üretici ve tüketicisidir.
Translate from turco to inglés
Tom kömür madenlerinde çalışmak istemiyordu, bu nedenle kente taşındı.
Translate from turco to inglés
Kömür, mangal kömürü, kok kömürü ve petrol koku yakıt olarak kullanılmaktadır.
Translate from turco to inglés
Hidroelektrik yenilenebilir bir kaynaktır ama petrol, kömür ve doğal gaz değil.
Translate from turco to inglés
Tom kömür ve karbon arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from turco to inglés
Kömür, doğal gaz ve petrol, milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvanların kalıntılarıdır.
Translate from turco to inglés
Çin'de her gün yaklaşık on milyon ton kömür çıkartılır.
Translate from turco to inglés
Avustralya'da her gün bir milyon tonun üzerinde kömür çıkarılıyor.
Translate from turco to inglés
Avustralya dünyanın beşinci büyük kömür üreticisi.
Translate from turco to inglés
Tom kömür madeni işçisiydi.
Translate from turco to inglés
Kömür katranının damıtılmasıyla elde edilen bileşenler aşağıda gösterildiği gibidir.
Translate from turco to inglés
Sen sobaya daha fazla kömür koymak zorundasın.
Translate from turco to inglés
Güneydoğu kömür, ham petrol ve doğal gaz ile ilgili önemli bir enerji üreticisidir.
Translate from turco to inglés
Onun gri ve cansız gözleri, iki sıcak kömür gibi yandı.
Translate from turco to inglés
Yüzün siyah. Bir kömür madeninden mi geldin?
Translate from turco to inglés
Amerika Birleşik Devletleri'nde, elektriğimizin % 39'unu kömür sağlar.
Translate from turco to inglés
Bir karga, kömür kadar siyahtır.
Translate from turco to inglés
Kuzgun, kömür gibi siyahtır.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary çocukken bir kömür madeninde çalıştı.
Translate from turco to inglés
Kömür özellikle önemlidir.
Translate from turco to inglés
Tom bir kömür madeni işçisi.
Translate from turco to inglés
Tom bir kömür madeni işçisi değil.
Kömür küreklemeye başlayın, beyler!
Otuz yıl boyunca bir kömür madencisiydim.
Tom bir kömür madencisidir, değil mi?
Tom babasının bir kömür madeni işçisi olduğunu söyledi.
Ülkemiz oraya kömür temin etmeye hazırdır.
Kömür ihracatı da sekteye uğrayabilir.
Kışın kömür yakmak hava kirliliğini artırıyor.
Yanan bir kömür yığını geride kaldı.
Geride yanan bir kömür yığını kaldı.
AKÇT, Avrupa Kömür Çelik Topluluğu'nun kısaltmasıdır.
Madenler ocaklarında kömür çıkarılıyor.
Aa, tost kömür gibi yanmış.
O bir madenci. Bir kömür madeninde çalışıyor.