Learn how to use kılıç in a turco sentence. Over 36 hand-picked examples.
Kılıç çekenlerin hepsi kılıçla ölecek.
Translate from turco to inglés
Edo Döneminde bir samuray iki kılıç taşıdı.
Translate from turco to inglés
Diğerlerinki bir kılıç iken, bir gladyatörün seçtiği silah topuzdur.
Translate from turco to inglés
Bir kılıç istiyorum!
Translate from turco to inglés
Böyle bir kılıç istiyorum!
Translate from turco to inglés
Şu kılıç bir prens için uygun.
Translate from turco to inglés
Bu kılıç olacağını düşündüğümden daha ağır.
Translate from turco to inglés
Bu güzel bir kılıç.
Translate from turco to inglés
Kılıç balığı yedik.
Translate from turco to inglés
O bir kalkan ve bir kılıç aldı.
Translate from turco to inglés
Cahile ilim öğretmek ile zalime kılıç vermek aynı şeydir.
Translate from turco to inglés
Bir kılıç sahibi olmak istiyorum!
Translate from turco to inglés
Ünlü kördüğüm bir kılıç darbesi ile kesildi.
Translate from turco to inglés
Mary Tom'a kılıç verdi.
Translate from turco to inglés
Hiç bir kılıç kırlangıcı gördünüz mü?
Translate from turco to inglés
Kılıç çok keskindi.
Translate from turco to inglés
Ona bir kılıç ver bu yüzden o öldürülmeyecek.
Translate from turco to inglés
Korsan, elindeki kılıç, güverte üzerine atladı.
Translate from turco to inglés
İki uçlu bir kılıç gibidir.
Translate from turco to inglés
Tycho Brahe burnunun bir parçasını bir kılıç düellosunda kaybetti.
Translate from turco to inglés
Bu kılıç dünyada bir ejderhayı öldürebilecek tek silahtır.
Translate from turco to inglés
Bu kılıç, dünyada ejderhaya zarar verebilecek tek silahtır.
Translate from turco to inglés
Kılıç, bedeni korumak için kullanılabilir.
Translate from turco to inglés
At binenin, kılıç kuşananın.
Translate from turco to inglés
Kavgada kılıç ödünç verilmez.
Translate from turco to inglés
Kılıç kınını kesmez.
Translate from turco to inglés
Padişahın bile arkasından kılıç sallarlar.
Translate from turco to inglés
Onu kovdu; yaşam ağacının yolunu denetlemek için Aden bahçesinin doğusuna Keruvlar ve her yana dönen alevli bir kılıç yerleştirdi.
Translate from turco to inglés
İş bilenin, kılıç kuşananın.
Translate from turco to inglés
Ali kılıç kalkan oynadı.
Translate from turco to inglés
İki ucu keskin kılıç.
Translate from turco to inglés
Bu altın işlemeli kılıç bir aile yadigârı.
Translate from turco to inglés
Ali gibi yiğit, Zülfikar gibi de kılıç yoktur.
Translate from turco to inglés
Kılıç zoruyla din değiştirilmez.
Translate from turco to inglés
Pavlus bir kılıç aldı ve Rima'ya saldırmaya başladı.
Translate from turco to inglés
İki ucu keskin kılıç
Translate from turco to inglés