Learn how to use kılık in a turco sentence. Over 16 hand-picked examples.
Tom, bir polis olarak kılık değiştirdi.
Translate from turco to inglés
O, övgünün kılık değiştirmiş bir hiciv olduğunu fark etmedi.
Translate from turco to inglés
doktor olarak kılık değiştirmeyi planlıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom kılık değiştirmiş olabilir.
Translate from turco to inglés
Bob kılık değiştirmiş olsa da görür görmez tanıdım.
Translate from turco to inglés
Prenses bir komi olarak kılık değiştirdi.
Translate from turco to inglés
Tom bir dilenci olarak kılık değiştirmişti.
Translate from turco to inglés
Ben evsiz bir kişi gibi kılık değiştirdim.
Translate from turco to inglés
Entelektüel karşıtlık, çoğunlukla "elitizm"'i eleştirmenin kılık değiştirmesiyle ifade edilir.
Translate from turco to inglés
Kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.
Translate from turco to inglés
Sami kılık değiştirmiş bir şeytandı.
Translate from turco to inglés
Ali kılık kıyafetiyle Arizona kertenkelesine dönmüş.
Translate from turco to inglés
Tom'un kılık kıyafetini fark etmemişim.
Translate from turco to inglés
Üstü başı kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.
Translate from turco to inglés
Şüphe çekmemek için kılık değiştirse de güvenliğin dikkatli bakışlarından kaçamadı.
Translate from turco to inglés
Kendisi bozuk olana asalet mi verirmiş üniforma (kılık, kıyafet); altın palan da vursan eşek yine eşektir.
Translate from turco to inglés