Learn how to use kırsal in a turco sentence. Over 67 hand-picked examples.
Nick kırsal alandan gelen birine tepeden bakıyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un niçin kırsal alanda yaşamayı tercih ettiğini düşünüyorsun?
Translate from turco to inglés
Ben kırsal kesimde yaşamaktayım.
Translate from turco to inglés
Evim kırsal alanda.
Translate from turco to inglés
Kırsal yaşamdan hoşlanmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Kırsal yaşam beni çok fazla cezbediyor.
Translate from turco to inglés
Hiç kırsal alanda yaşadın mı?
Translate from turco to inglés
Yakında kırsal yaşama alışacaksın.
Translate from turco to inglés
Çiftliğimiz kırsal Nebraska'da yer almaktadır.
Translate from turco to inglés
Kırsal ortamlar benim için çok sessiz.
Translate from turco to inglés
Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.
Translate from turco to inglés
Kırsal İlkbaharda güzeldir.
Translate from turco to inglés
Tatilimizi kırsal Fransa'yı keşfederek geçirdik.
Translate from turco to inglés
Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.
Translate from turco to inglés
Hafta sonu için kırsal alana gideceğim.
Translate from turco to inglés
"Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Tom gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.
Translate from turco to inglés
Tom kırsal alanda yaşamak istemiyor.
Translate from turco to inglés
Kırsal bir alanda yaşıyorum.
Translate from turco to inglés
Kırsal bölge şehirden daha sessizdir.
Translate from turco to inglés
Kırsal bölge güzeldir.
Translate from turco to inglés
Kırsal yaşamı seviyor musunuz?
Translate from turco to inglés
Kırsal bölgedeki yürüyüşte yorgun hissettiği için, o şekerleme yaptı.
Translate from turco to inglés
Kırsal alanda yaşamak için gittikten sonra onun sağlığı gitgide daha iyi oldu.
Translate from turco to inglés
Yarın arabamla kırsal bölgeye gidiyorum.
Translate from turco to inglés
Kırsal bölgede çok ağaç var.
Translate from turco to inglés
O kırsal bir yerde tek başına yaşadı.
Translate from turco to inglés
Kırsal bölgede hiç eğlence yoktur.
Translate from turco to inglés
Şehir hayatı ve kırsal hayat arasında büyük bir tezat var.
Translate from turco to inglés
Kırsal alan büyük ölçüde gelişecek gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés
Kırsal yaşamın rahatsızlığına katlanamam.
Translate from turco to inglés
Ben kırsal korku gerilimini sevmiyorum.
Translate from turco to inglés
Kırsal göçü Almanya'nın bu bölgesindeki bütün köylerin nüfusunu azalttı.
Translate from turco to inglés
O, bu kırsal yaşama yavaş yavaş alışıyor.
Translate from turco to inglés
Hindistan'da büyük şehirlerin etrafında birçok kırsal alan vardır.
Translate from turco to inglés
Japon kırsal köylerinin çok değiştiği söylenir.
Translate from turco to inglés
Birçok ağaç kırsal kesimde yetişir.
Translate from turco to inglés
Sanırım kırsal yaşam bazı bakımlardan şehir yaşamından daha üstündür.
Translate from turco to inglés
Savaş sırasında, onlar kırsal kesimde yaşadılar.
Translate from turco to inglés
Biz bütün kırsal bölge için alay konusuyduk.
Translate from turco to inglés
Japonya'nın kırsal manzarasının büyük ölçüde değiştiği söylenir.
Translate from turco to inglés
Tom bir kırsal alandan.
Translate from turco to inglés
Kırsal bölgeyi görmek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Ben kırsal alanda yaşamayı şehirde yaşamaya tercih ederim.
Translate from turco to inglés
Şehirlerin nüfus yoğunluğu kırsal kesimlerden daha fazla.
Translate from turco to inglés
Kırsal alana zarar verdiler, yollarında her şeyi bozuyorlardı..
Tom, kırsal Avustralya'da yaşamaktan hoşlanıyordu.
Hayatlarını fırsatlar olmadan kırsal bir bölgede geçirmişlerdi ama onlar şimdi milyoner.
Fadıl küçük bir kırsal kasabada büyüdü.
Kırsal alanda yaşamak istiyorum.
Şehir heyecan verici, ama kırsal sıkıcı.
Kent çok kirli; kırsal çok sıkıcı.
Gelecekte kırsal kesimi ziyaret etmemiz gerekir.
Sami Mısır'ın kırsal kesiminde büyüdü.
Leyla kısa süre içinde kırsal yaşam tarzını benimsedi.
Leyla kırsal yaşam biçimini seviyordu.
Sami, Leyla'nın cesedini kırsal alana attı.
Leyla kırsal bir bölgede yaşıyordu.
Tom kırsal bir alanda yaşıyor.
Değişiklik olsun diye kırsal alana gidelim mi?
Sami kırsal bir toplulukta doğdu.
Sami kırsal yaşam tarzından zevk alıyordu.
Karışıklık özellikle kırsal bölgelerde belirgin.
İnsanlar kırsal bölgelerden ayrılıp şehirlere taşınıyor.
Her zaman kırsal kesimi tercih ettim.
Kalman kırsal bir kasabada yaşıyordu.
Bir zamanlar çok uzaklarda, kırsal kesimde küçük ve güzel bir ev varmış.
Yanni oldukça kırsal bir bölgede yaşıyor.