Learn how to use kafayı in a turco sentence. Over 72 hand-picked examples.
Tom kafayı sıyırdı.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'ye kafayı taktı.
Translate from turco to inglés
Kafayı mı yedin sen?
Translate from turco to inglés
Bu adam, kafayı tamamen tırlatmış. Allah'ın delisi!
Translate from turco to inglés
Sen kafayı yemiş olmalısın!
Translate from turco to inglés
Ben kafayı yedim.
Translate from turco to inglés
Kafayı vurup yatalım.
Translate from turco to inglés
Tom kafayı yedi.
Translate from turco to inglés
Tom kafayı bulmuş.
Translate from turco to inglés
O, kitaplara kafayı takmış.
Translate from turco to inglés
Sen tamamen kafayı mı yedin?
Translate from turco to inglés
Ben kafayı çekmem.
Translate from turco to inglés
Resmen kafayı sıyırmışlar!
Translate from turco to inglés
Kafayı yemişler!
Translate from turco to inglés
Tom kafayı yemiş durumda.
Translate from turco to inglés
Kafayı bulmaya gidelim.
Translate from turco to inglés
Harold, karısı onu terk ettikten sonra kafayı yedi.
Translate from turco to inglés
Kafayı yemişsin sen!
Translate from turco to inglés
Belli ki benimle kafayı bozmuşsun.
Translate from turco to inglés
Tom her zaman kafayı üşütmüş.
Translate from turco to inglés
Kafayı sıyıracağım.
Translate from turco to inglés
Tom kafayı komplo teorileriyle bozmuş biri.
Translate from turco to inglés
Arkadaşım buna kafayı takmış durumda.
Translate from turco to inglés
Bayan, bir milyon dolar kazandığını öğrendiğinde gerçekten kafayı yedi.
Translate from turco to inglés
Tom çocukken, sokağın karşı tarafında yaşayan kıza kafayı takmıştı.
Translate from turco to inglés
Tom kafayı Meryem'e takmıştı.
Translate from turco to inglés
Hepsi kafayı mı yemiş?
Translate from turco to inglés
Tom arkadaşlarıyla kafayı çekti.
Translate from turco to inglés
Tom kafayı yemiş.
Translate from turco to inglés
Hepiniz kafayı mı yediniz?
Translate from turco to inglés
Mary hayvanlara kafayı takmış ve özellikle sincaplara.
Translate from turco to inglés
Hata yapmalı, tedbirsiz davranmalı, çılgınlık yapmalıyız yoksa kafayı yeriz.
Translate from turco to inglés
Tom bu gece kafayı çekmeyi düşündüğünü söyledi.
Translate from turco to inglés
biz kafayı yedik
Translate from turco to inglés
ben kafayı yedim
Translate from turco to inglés
biz hepten kafayı yedik
Translate from turco to inglés
yakında hepimiz kafayı yiyeceğiz
Translate from turco to inglés
Kafayı mı yedin?
Translate from turco to inglés
O kafayı takmış.
Translate from turco to inglés
Kafayı yiyeceğim.
Translate from turco to inglés
Hepsi kafayı yemiş.
Translate from turco to inglés
Ben Tom'a kafayı taktım.
Translate from turco to inglés
Tom'a kafayı takmamalıydım.
Translate from turco to inglés
Dünya kafayı yedi.
Translate from turco to inglés
Tom açıkçası kafayı sana takmış.
Translate from turco to inglés
Kafayı çeken kocasını evden kovdu.
Translate from turco to inglés
Her yeni gün hayatın yeni başlangıcı olmalı. Kafayı kaldır! Önüne bak! Hayat devam ediyor çünkü her yaşam sonsuzluğun başlangıcıdır .
Translate from turco to inglés
Tom kafayı uzay ve astronomiye taktı.
Translate from turco to inglés
Tom yaşlandıkça iyice kafayı yedi.
Translate from turco to inglés
Yaşı ilerledikçe Tom, iyice kafayı sıyırdı.
Translate from turco to inglés
Kafayı kazıtmış.
Translate from turco to inglés
Tom oldum olası sağlıklı yaşam konusuna kafayı takmıştır.
Translate from turco to inglés
Mary kafayı tamamen Eski Mısır'a takmış.
Translate from turco to inglés
Tom kafayı sağlıklı yaşamla bozmuş biri.
Translate from turco to inglés
Tom iddiayı kaybedince kafayı sıfıra vurdu.
Onlar kafayı yedi.
Kafayı yediler.
Aşk acısından kafayı yiyecekmişim gibi geliyor.
Kafayı taktım sana.
Tom her gün kafayı çeker.
Tom'la kafayı çektik.
Kafayı vurup yatmam lazım.
Tom'a hastalık derecesinde kafayı takmış durumda.
Tom besbelli kafayı bulmuş.
Siz kafayı yemişsiniz!
Tom çabuk kafayı bulan birisidir ve genellikle 2-3 atımlık votkadan sonra iptal olur.
"Kafayı bana mı takacaksın?" "Taktım bile."
"Skura'dan boşanacağım." "Kafayı mı yedin sen?"
Kafayı bulmuş bir hali vardı.
Kafayı yemişsin.
Sivrisinekler kafayı yedirtti.
Tom tamamen kafayı sıyırdı.