Learn how to use kalıp in a turco sentence. Over 54 hand-picked examples.
Bir insan, bir kalıp içinde yapılamaz.
Translate from turco to inglés
Onun otelde kalıp kalmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Bugün okulumuz olmadığı için evde kalıp bütün gün televizyon izledim.
Translate from turco to inglés
Bugün okulumuz olmadığından evde kalıp tüm gün TV izledim.
Translate from turco to inglés
Kalıp yardımcı olmak istiyorum ama bana başka bir yerde ihtiyaç duyuluyor.
Translate from turco to inglés
Burada kalıp Tom'a yardım edeceğim.
Translate from turco to inglés
Bir süre kalıp dinleyin!
Translate from turco to inglés
Birimiz kalıp Tom'a yardımcı olmalı sanırım.
Translate from turco to inglés
Tom bana partiden sonra kalıp kalamayacağımı ve ona temizlik yapmak için yardım edip edemeyeceğimi sordu.
Translate from turco to inglés
Lütfen geç kalıp kalmayacağını bana bildir.
Translate from turco to inglés
Kalıp yardım edebilir miyim?
Translate from turco to inglés
Belki de burada kalıp Tom'a yardımcı olmalıyız.
Translate from turco to inglés
Ben burada kalıp Tom'a bakmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
Evde kalıp çalışacağım.
Translate from turco to inglés
Tom bir kalıp çikolata satın aldı.
Translate from turco to inglés
Akşama kadar kalıp havai fişekleri izleyelim.
Translate from turco to inglés
Kalıp kalamayacağımı bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Kalıp, çocuklara göz kulak olabilir misin?
Translate from turco to inglés
Konukların birçoğu fazla kalıp tadını kaçırdı.
Translate from turco to inglés
Tom gidip gitmeyeceğine ya da kalıp kalmayacağına karar veremedi.
Translate from turco to inglés
Evde kalıp Tom'la ilgilenmek zorundayım.
Translate from turco to inglés
Henüz kalıp kalmadığımı bilmiyorum.
Translate from turco to inglés
Evde kalıp örgü örmeyi tercih ederim.
Translate from turco to inglés
Tom dün üç kalıp sabun aldı.
Translate from turco to inglés
Tom evde kalıp çocuklarına bakmak zorunda.
Translate from turco to inglés
Böyle bir havada en iyisi evde kalıp dışarı çıkmamak.
Translate from turco to inglés
Ben burada kalıp seni izleyeceğim.
Translate from turco to inglés
Ellerini bir kalıp sabunla yıka.
Translate from turco to inglés
Evde kalıp TV izlememizi öneriyorum.
Translate from turco to inglés
Kalıp elimden gelen yardımı yapacağım.
Translate from turco to inglés
Mary'nin kalıp kalmayacağı Tom'un umurunda değil.
Translate from turco to inglés
Kalıp sana yardımcı olabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Bütün gün yatakta kalıp sadece TV izlemek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Ben burada kalıp ona yardım edeceğim.
Translate from turco to inglés
Gitmek istemedim; evde kalıp yalnızlığın keyfini çıkarmayı tercih ettim.
Translate from turco to inglés
O bir kalıp sabun tüketti.
Translate from turco to inglés
Okuldan sonra kalıp sınıfı temizlemeye yardım etmemiz gerekir.
Translate from turco to inglés
Kalıp kalmaman önemli değil.
Translate from turco to inglés
Buzdolabında peynir kalıp kalmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Tom kalıp kalmamamızı umursamadığını söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin kalıp kalmamasını umursamadığını söyledi.
Translate from turco to inglés
Bugün evde kalıp bir kitap okuyacağım.
Translate from turco to inglés
Tom'a Boston'da kalıp kalmayacağını sor.
Translate from turco to inglés
Tom'un geç kalıp kalmadığını merak ediyorum.
Translate from turco to inglés
Kalıp kıyafetle adam adam olmaz.
Translate from turco to inglés
Kaç kalıp sabun aldın?
Burada kalıp benim acı çekmemi izlemeni istemiyorum.
Anlamadığım şey, niye kalıp bize yardım etmedi?
Evde kalıp seninle birlikte olmak isterim, ama bugün çalışmak zorundayım.
Bu kalıp halindeki bir söz öbeğidir.
Tartışmalı filminin gösterime girmesinin ardından saldırı ve aşağılamalara maruz kalıp en sonunda öldürüldü.
Mennad birkaç Arapça kalıp öğrendi.
Biraz yalnız kalıp kafamı dinlemek istiyorum.
Burada kalıp şansımızı deneyeceğiz.