Learn how to use kalem in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
İki düzine kalem satın aldım.
Translate from turco to inglés
Doğum günü hediyesi olarak sana kalem aldım.
Translate from turco to inglés
Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.
Translate from turco to inglés
Bu kalem bana ait.
Translate from turco to inglés
Bu kalem bana en az yüz dolara mâl oldu.
Translate from turco to inglés
Kalem kırık.
Translate from turco to inglés
Tom bana bir kalem verdi.
Translate from turco to inglés
Bana bir kalem ödünç verebilir misin?
Translate from turco to inglés
O, elinde bir kalem tutuyor.
Translate from turco to inglés
Tom bir kalem çıkardı ve yazmaya başladı.
Translate from turco to inglés
Tom daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.
Translate from turco to inglés
Bu, belgeyi imzaladığı kalem.
Translate from turco to inglés
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.
Translate from turco to inglés
O bir kurşun kalem.
Translate from turco to inglés
Bu kalem kullanabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Ona bir kalem vereceğim.
Translate from turco to inglés
Bu kalem senin mi?
Translate from turco to inglés
Bu kalem ne kadar?
Translate from turco to inglés
Bu kalem ne kadar uzundur?
Translate from turco to inglés
Onu bir kalem satın almayı düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Bir kurşun kalem ödünç alabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Bu bir dolma kalem mi yoksa bir kurşun kalem mi?
Translate from turco to inglés
Bir tükenmez kalem ile yazın.
Translate from turco to inglés
Bana bir kurşun kalem ödünç verir misin?
Translate from turco to inglés
Lütfen bir sürü kurşun kalem al.
Translate from turco to inglés
Bugün bir düzine kurşun kalem aldım.
Translate from turco to inglés
Bir dolma kalem aldım fakat onu kaybettim.
Translate from turco to inglés
O, elinde bir dolma kalem tutuyordu.
Translate from turco to inglés
Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.
Translate from turco to inglés
Doğum günü hediyen olarak sana bir dolma kalem aldım.
Translate from turco to inglés
Kullanmanız için işte bir dolma kalem.
Translate from turco to inglés
Burada beş kurşun kalem var.
Translate from turco to inglés
Arabada hiç kalem var mıdır?
Translate from turco to inglés
O, onların her birine bir kurşun kalem verdi.
Translate from turco to inglés
Bana bir kalem ve birkaç kâğıt verir misiniz lütfen?
Translate from turco to inglés
Dün kaybettiğim kalem yeniydi.
Translate from turco to inglés
Cebinden bir kalem çıkardı.
Translate from turco to inglés
Kalem kılıçtan daha güçlüdür.
Translate from turco to inglés
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.
Translate from turco to inglés
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.
Translate from turco to inglés
Babam bana yeni bir dolma kalem verdi.
Translate from turco to inglés
Çekini imzalamak için bir kalem çıkardı.
Translate from turco to inglés
Hangisi daha uzun, bu kalem mi yoksa o mu?
Translate from turco to inglés
Cebinden bir kalem sarkıyor.
Translate from turco to inglés
Masada iki ya da üç kalem var.
Translate from turco to inglés
O kalem bundan daha pahalıdır.
Translate from turco to inglés
Dün kaybettiğim dolma kalem yeniydi.
Translate from turco to inglés
Onu yazdığı kalem budur.
Translate from turco to inglés
Bunlar kalem.
Translate from turco to inglés
Bir kalem alabilir miyim?
Translate from turco to inglés
O kırmızı bir kalem mi?
Translate from turco to inglés
Bu kurşun kalem kırmızı.
Translate from turco to inglés
Ne çok kalem!
Translate from turco to inglés
Bir kalem ödünç alacağım.
Bu sizin kalem mi?
Ona bir kalem alacağım.
Tükenmez kalem masanın üstünde.
Bu kalem beyazdır.
Kalem siyah.
İşte bir dolma kalem.
Onun kalem emme alışkanlığı var.
Bu uzun bir kalem.
Bu kalem en iyisidir.
Kalem uzun değildir.
Kalem uzun mudur?
Bu kalem gri değil.
Bu kurşun kalem gri değil.
Lütfen adını yazmak için bir kurşun kalem kullan.
Kalem sıranın üstündedir.
Bu kalem şundan daha iyi.
Bir kurşun kalem almak için çekmeceyi açtım.
Bir kalem almalıyım.
Bir dolma kalem ve kâğıda ihtiyacım var.
Tom bir kalem için uzandı.
Bu sadece bir kalem değil.
Tom bir kalem aldı ve yazmaya başladı.
Tom bir defter ve bir kalem çıkardı.
Tom Mary'ye bir kalem uzattı.
Bir zarfa ve bir parça kağıda ihtiyacım var. Ayrıca bir kurşun kalem ya da dolma kaleme ihtiyacım var.
Masada bir kalem var mı?
Tom masa çekmecesini açtı ve bir dolma kalem çıkardı.
Tom masanın arkasına oturdu ve bir kurşun kalem aldı.
Kalem kılıçtan keskindir.
Bir kalem ödünç alabilir miyim?
Bir kalem var.
Masanın üzerinde bir kitap, bir kalem ve bir kağıt var.
Affedersin, bir kalem ödünç alabilir miyim?
İsmi "kalem" olan bir arkadaşım var.
Sınavınız için bir kalem getirin, lütfen.
Kitap ve kalem nerede? Kitap masanın üzerinde, kalemse pencere kenarında.
Tom sağ elinde bir kalem tutuyordu.
Tom bir kurşun kalem çıkardı.
Tom'un Avustralya'da bir kalem arkadaşı var.
Eğer bir kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç verebilirim.
Onun için bir dolma kalem satın alacağım.
Bir kalem getirmeyi unutma.
İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil ya da kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.
Bu kurşun kalem bana ait.
Başkanın adamları ipten alacak gücü vardı, bir kalem oynatmaya bakardı iş.
Masada hiç dolma kalem var mı?