Learn how to use karşılamak in a turco sentence. Over 63 hand-picked examples.
Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.
Translate from turco to inglés
O dün gece onu karşılamak için söz verdi.
Translate from turco to inglés
Biz beyzbol takımı üyelerini karşılamak için bayrakları salladık.
Translate from turco to inglés
Ne olursa olsun, seni karşılamak için istasyona geleceğim.
Translate from turco to inglés
Babamı karşılamak için havaalanına gittim.
Translate from turco to inglés
Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.
Translate from turco to inglés
Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim.
Translate from turco to inglés
Tom Mary ile karşılamak için can atıyordu.
Translate from turco to inglés
Bir arkadaşı karşılamak için istasyondayım.
Translate from turco to inglés
Bazıları arkadaşlarını karşılamak için geldiler ve diğerleri onlarınkini yolcu etmek için.
Translate from turco to inglés
Mayuko bizi karşılamak için koşarak geldi.
Translate from turco to inglés
Ken Yumi'yi karşılamak için parka gitti.
Translate from turco to inglés
Onun kaybını karşılamak zorundayım.
Translate from turco to inglés
Biz talebi karşılamak zorundayız.
Translate from turco to inglés
Beni karşılamak için geldiğiniz için teşekkür ederim.
Translate from turco to inglés
O, bazen beni karşılamak için gelir.
Translate from turco to inglés
Onu karşılamak için havaalanına gittim.
Translate from turco to inglés
Prensesi karşılamak için bayraklar salladılar.
Translate from turco to inglés
O, masrafları karşılamak için yeterli paradır.
Translate from turco to inglés
Onu karşılamak amacıyla oraya gittim.
Translate from turco to inglés
Arkadaşlarını karşılamak için kapıya gitti.
Translate from turco to inglés
Kuzenimi karşılamak için havaalanına gitmeliyim.
Translate from turco to inglés
Beni karşılamak için istasyonda birisi olacak mı?
Translate from turco to inglés
O, Bay West'i karşılamak için havaalanına geliyordu.
Translate from turco to inglés
Tom'u karşılamak için havaalanına gitmek zorundayım.
Translate from turco to inglés
Roy'un ebeveynlerini karşılamak için havaalanına acele gitmesi gerekmezdi.
Translate from turco to inglés
Tom seni kendi karşılamak için buraya gelemedi, bu yüzden onun yerine gelmemi istedi.
Translate from turco to inglés
Karşılamak için bir teslim tarihim var.
Translate from turco to inglés
Tom seni karşılamak için orada olacak.
Translate from turco to inglés
Tom beni orada karşılamak için söz verdi.
Translate from turco to inglés
Şu anda Tom'u istasyonda karşılamak için yoldayım.
Translate from turco to inglés
Mary'yi karşılamak için Tom'un otobüs durağına gitmesini istedim.
Translate from turco to inglés
Misafirlerimizi karşılamak için kapıda durduk.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin uçağını karşılamak için oradaydı.
Translate from turco to inglés
Paul beni karşılamak için Roma'ya geldi.
Translate from turco to inglés
Bizi karşılamak için koşarak gara geldi.
Translate from turco to inglés
Tom'u karşılamak için buradayız.
Translate from turco to inglés
Yoksul adam diğer insanlardan bağımsızdır ve yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Zengin adam ise kendi ihtiyaçlarında bağımsızdır ama diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
Translate from turco to inglés
Tom daha sonra Mary'yi karşılamak için tren istasyonuna gitti.
Translate from turco to inglés
O, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gece gündüz çalışır.
Yapman gereken tek şey onu orada karşılamak.
Şimdi Tom'u karşılamak için yoldayım.
Hükümet savaş maliyetleri karşılamak zorunda kaldı.
Genç adam onu karşılamak için koşarak geldi.
Her ne zaman o çayevine gitsem, patron beni karşılamak için dışarıya gelir.
Hepinizi karşılamak bir zevk.
Tom müdürü karşılamak için gönderildi.
Onlar Jacques'ı karşılamak zorundaydılar.
Taleplerimizi karşılamak için üç saatiniz var.
Ben isteğinizi karşılamak için mümkün olan her türlü çabayı yapacağım.
Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin.
Seni karşılamak için seçildim.
Senin ve erkek kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum.
Senin ve kız kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum.
Tom birini karşılamak için Boston'a gitti.
O ihtiyaçlarını karşılamak için bir karıya ve iki küçük çocuğa sahiptir.
O beni karşılamak için sandalyesinden kalktı.
O Bay West'i karşılamak için havaalanına gidiyordu.
O beni karşılamak için geldi.
Onun erkek kardeşleri, kız kardeşleri ya da kendisi babalarını karşılamak için istasyona gitmeli.
Tom Mary'yi karşılamak için oradaydı.
Seni karşılamak için istasyonda biri var mı?
Etkinlikle baharı karşılamak amaçlanıyor.