Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "karşılamak"

Learn how to use karşılamak in a turco sentence. Over 63 hand-picked examples.

Dünyanın pek çok yerinde, herkesin ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli yiyecek yoktur.
Translate from turco to inglés

O dün gece onu karşılamak için söz verdi.
Translate from turco to inglés

Biz beyzbol takımı üyelerini karşılamak için bayrakları salladık.
Translate from turco to inglés

Ne olursa olsun, seni karşılamak için istasyona geleceğim.
Translate from turco to inglés

Babamı karşılamak için havaalanına gittim.
Translate from turco to inglés

Ben seni havaalanında karşılamak için bir araba ayarladım.
Translate from turco to inglés

Tom'un sağlık giderlerini karşılamak için arabasını satmak zorunda kaldığından şüpheliyim.
Translate from turco to inglés

Tom Mary ile karşılamak için can atıyordu.
Translate from turco to inglés

Bir arkadaşı karşılamak için istasyondayım.
Translate from turco to inglés

Bazıları arkadaşlarını karşılamak için geldiler ve diğerleri onlarınkini yolcu etmek için.
Translate from turco to inglés

Mayuko bizi karşılamak için koşarak geldi.
Translate from turco to inglés

Ken Yumi'yi karşılamak için parka gitti.
Translate from turco to inglés

Onun kaybını karşılamak zorundayım.
Translate from turco to inglés

Biz talebi karşılamak zorundayız.
Translate from turco to inglés

Beni karşılamak için geldiğiniz için teşekkür ederim.
Translate from turco to inglés

O, bazen beni karşılamak için gelir.
Translate from turco to inglés

Onu karşılamak için havaalanına gittim.
Translate from turco to inglés

Prensesi karşılamak için bayraklar salladılar.
Translate from turco to inglés

O, masrafları karşılamak için yeterli paradır.
Translate from turco to inglés

Onu karşılamak amacıyla oraya gittim.
Translate from turco to inglés

Arkadaşlarını karşılamak için kapıya gitti.
Translate from turco to inglés

Kuzenimi karşılamak için havaalanına gitmeliyim.
Translate from turco to inglés

Beni karşılamak için istasyonda birisi olacak mı?
Translate from turco to inglés

O, Bay West'i karşılamak için havaalanına geliyordu.
Translate from turco to inglés

Tom'u karşılamak için havaalanına gitmek zorundayım.
Translate from turco to inglés

Roy'un ebeveynlerini karşılamak için havaalanına acele gitmesi gerekmezdi.
Translate from turco to inglés

Tom seni kendi karşılamak için buraya gelemedi, bu yüzden onun yerine gelmemi istedi.
Translate from turco to inglés

Karşılamak için bir teslim tarihim var.
Translate from turco to inglés

Tom seni karşılamak için orada olacak.
Translate from turco to inglés

Tom beni orada karşılamak için söz verdi.
Translate from turco to inglés

Şu anda Tom'u istasyonda karşılamak için yoldayım.
Translate from turco to inglés

Mary'yi karşılamak için Tom'un otobüs durağına gitmesini istedim.
Translate from turco to inglés

Misafirlerimizi karşılamak için kapıda durduk.
Translate from turco to inglés

Tom Mary'nin uçağını karşılamak için oradaydı.
Translate from turco to inglés

Paul beni karşılamak için Roma'ya geldi.
Translate from turco to inglés

Bizi karşılamak için koşarak gara geldi.
Translate from turco to inglés

Tom'u karşılamak için buradayız.
Translate from turco to inglés

Yoksul adam diğer insanlardan bağımsızdır ve yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır. Zengin adam ise kendi ihtiyaçlarında bağımsızdır ama diğer insanların ihtiyaçlarını karşılamak zorundadır.
Translate from turco to inglés

Tom daha sonra Mary'yi karşılamak için tren istasyonuna gitti.
Translate from turco to inglés

O, ailesinin ihtiyaçlarını karşılamak için gece gündüz çalışır.

Yapman gereken tek şey onu orada karşılamak.

Şimdi Tom'u karşılamak için yoldayım.

Hükümet savaş maliyetleri karşılamak zorunda kaldı.

Genç adam onu karşılamak için koşarak geldi.

Her ne zaman o çayevine gitsem, patron beni karşılamak için dışarıya gelir.

Hepinizi karşılamak bir zevk.

Tom müdürü karşılamak için gönderildi.

Onlar Jacques'ı karşılamak zorundaydılar.

Taleplerimizi karşılamak için üç saatiniz var.

Ben isteğinizi karşılamak için mümkün olan her türlü çabayı yapacağım.

Gelip beni karşılamak için zahmet etmeyin.

Seni karşılamak için seçildim.

Senin ve erkek kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum.

Senin ve kız kardeşinin ihtiyaçlarını karşılamak için elimden gelenin en iyisini yapıyorum.

Tom birini karşılamak için Boston'a gitti.

O ihtiyaçlarını karşılamak için bir karıya ve iki küçük çocuğa sahiptir.

O beni karşılamak için sandalyesinden kalktı.

O Bay West'i karşılamak için havaalanına gidiyordu.

O beni karşılamak için geldi.

Onun erkek kardeşleri, kız kardeşleri ya da kendisi babalarını karşılamak için istasyona gitmeli.

Tom Mary'yi karşılamak için oradaydı.

Seni karşılamak için istasyonda biri var mı?

Etkinlikle baharı karşılamak amaçlanıyor.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés