Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "karşısına"

Learn how to use karşısına in a turco sentence. Over 62 hand-picked examples.

Sokağın karşısına geçti.
Translate from turco to inglés

Tom, Mary'nin karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés

Tom büyük bir züppe olarak karşısına çıkıyor.
Translate from turco to inglés

Ben bir köpeğin nehrin karşısına yüzdüğünü gördüm.
Translate from turco to inglés

Git patronunun karşısına dikil diyeceğim ama nerede sende o yürek?
Translate from turco to inglés

Nehrin karşısına geçtiler.
Translate from turco to inglés

Nehrin karşısına geçiyorum.
Translate from turco to inglés

Tom nehrin karşısına geçiyor.
Translate from turco to inglés

Bu nehrin karşısına geçemedim.O çok derin.
Translate from turco to inglés

Top, yolun karşısına yuvarlandı.
Translate from turco to inglés

Tom, eski kız arkadaşı Mary'nin karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés

Tom ve Mary John ve Alice'in karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés

Duvarın karşısına kar birikmiş.
Translate from turco to inglés

Böyle bir teklifle karşısına çıkarsak, asla reddedemez.
Translate from turco to inglés

Tanıklar hakim karşısına çıktı.
Translate from turco to inglés

Adalet karşısına çıkarılmanı istiyorum.
Translate from turco to inglés

Onların adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from turco to inglés

Onun adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from turco to inglés

Mary'yi adaletin karşısına çıkarmak istiyorum.
Translate from turco to inglés

"Tavuk neden yolun karşısına geçti?" çok meşhur ve bolca cevabı olan bir İngiliz bilmecesidir.
Translate from turco to inglés

Irmağın karşısına yüzebilir misin?
Translate from turco to inglés

Nehrin karşısına yüzebilir misin?
Translate from turco to inglés

Köpek sokağın karşısına geçiyor.
Translate from turco to inglés

O, onu yalnız bırakarak caddenin karşısına koştu.
Translate from turco to inglés

Tom arabayı Mary'nin evinin karşısına park etti.
Translate from turco to inglés

Tom ve Mary birbirlerinin karşısına oturmuştu.
Translate from turco to inglés

Tom masada Meryem'in karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés

Araba o binanın karşısına park edilmiş.
Translate from turco to inglés

Aynanın karşısına oturdum ve acı acı ağladım.
Translate from turco to inglés

Nerede yolun karşısına geçiyorsun?
Translate from turco to inglés

Nerede yolun karşısına geçiyorsunuz?
Translate from turco to inglés

Tom bir yolunu bulup nehrin karşısına yüzerek geçmeyi başarmış.
Translate from turco to inglés

Tom onu odanın karşısına atmak ister.
Translate from turco to inglés

Tom tarlanın karşısına yürüdü.
Translate from turco to inglés

Tom sokağın karşısına gitti.
Translate from turco to inglés

Barda birkaç adam Tom'a kızdı ve Tom onlara onları karşısına almaktan korkmadığını söyledi.
Translate from turco to inglés

O kırmızı trafik ışığında caddenin karşısına yürüdü.
Translate from turco to inglés

Fadıl suçları için bir jüri karşısına çıktı.
Translate from turco to inglés

Tom'a iki tarafa bakmadan yolun karşısına geçmemesi gerektiğini söyledim.
Translate from turco to inglés

Tom tekneyi gölün karşısına geçirdi.
Translate from turco to inglés

Çocuğun o nehrin karşısına yüzmesi imkansızdı.
Translate from turco to inglés

Sami'nin karşısına bir fırsat çıktı.
Translate from turco to inglés

Sami, Leyla Bekir cinayetinden dolayı hakim karşısına çıktı.
Translate from turco to inglés

Nehrin karşısına geçelim.
Translate from turco to inglés

Tom yaşlı adamın yolun karşısına geçmesine yardım etti.
Translate from turco to inglés

Anadoluspor tehlike hattından kurtulmaya çalışan Yıldızspor karşısına çıkacak.

Anadoluspor Yıldızspor karşısına farklı bir savunma kurgusuyla çıktı.

Tom ejderhanın karşısına çıkmadan ateşe dayanıklı zırh giymeyi unuttu.

Beni nehrin karşısına geçir.

Tom nehrin karşısına geçti.

Tom'un caddenin karşısına geçtiğini gördüm.

Caddenin karşısına geçti.

Yolun karşısına geçmeye korkuyordu.

Onun karşısına çıkacağım.

Onun karşısına çıkmak için sabırsızlanıyorum.

Bir ulu çınarsın ki kırılır, eğilmezsin; ölür inlemezsin. Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer, yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir istihkam gibi çıkarsın. Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin, atanın kucağında bir garip; ananın, babanın kucağında bir yetimsin.

Tom yolun karşısına geçmekten korkuyor.

YouTube'de insanın karşısına "nereye düştüm ben" dedirten pek çok uygunsuz içerik çıkıyor.

YouTube'de Arif'in Manchester'a attığı golü ararken denk gelmişçesine insanın karşısına çıkan çok sayıda uygunsuz içerik var.

Köprünün karşısına gitmek tehlikelidir.

Bir Alman çoban köpeği, caddenin karşısına koşarak geldi.

Ya ben onu nikâh dairesine götüreceğim, ya da o beni savcının karşısına çıkartacak.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés