Learn how to use karşısına in a turco sentence. Over 62 hand-picked examples.
Sokağın karşısına geçti.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés
Tom büyük bir züppe olarak karşısına çıkıyor.
Translate from turco to inglés
Ben bir köpeğin nehrin karşısına yüzdüğünü gördüm.
Translate from turco to inglés
Git patronunun karşısına dikil diyeceğim ama nerede sende o yürek?
Translate from turco to inglés
Nehrin karşısına geçtiler.
Translate from turco to inglés
Nehrin karşısına geçiyorum.
Translate from turco to inglés
Tom nehrin karşısına geçiyor.
Translate from turco to inglés
Bu nehrin karşısına geçemedim.O çok derin.
Translate from turco to inglés
Top, yolun karşısına yuvarlandı.
Translate from turco to inglés
Tom, eski kız arkadaşı Mary'nin karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary John ve Alice'in karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés
Duvarın karşısına kar birikmiş.
Translate from turco to inglés
Böyle bir teklifle karşısına çıkarsak, asla reddedemez.
Translate from turco to inglés
Tanıklar hakim karşısına çıktı.
Translate from turco to inglés
Adalet karşısına çıkarılmanı istiyorum.
Translate from turco to inglés
Onların adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from turco to inglés
Onun adalet karşısına çıkarılmasını istiyorum.
Translate from turco to inglés
Mary'yi adaletin karşısına çıkarmak istiyorum.
Translate from turco to inglés
"Tavuk neden yolun karşısına geçti?" çok meşhur ve bolca cevabı olan bir İngiliz bilmecesidir.
Translate from turco to inglés
Irmağın karşısına yüzebilir misin?
Translate from turco to inglés
Nehrin karşısına yüzebilir misin?
Translate from turco to inglés
Köpek sokağın karşısına geçiyor.
Translate from turco to inglés
O, onu yalnız bırakarak caddenin karşısına koştu.
Translate from turco to inglés
Tom arabayı Mary'nin evinin karşısına park etti.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary birbirlerinin karşısına oturmuştu.
Translate from turco to inglés
Tom masada Meryem'in karşısına oturdu.
Translate from turco to inglés
Araba o binanın karşısına park edilmiş.
Translate from turco to inglés
Aynanın karşısına oturdum ve acı acı ağladım.
Translate from turco to inglés
Nerede yolun karşısına geçiyorsun?
Translate from turco to inglés
Nerede yolun karşısına geçiyorsunuz?
Translate from turco to inglés
Tom bir yolunu bulup nehrin karşısına yüzerek geçmeyi başarmış.
Translate from turco to inglés
Tom onu odanın karşısına atmak ister.
Translate from turco to inglés
Tom tarlanın karşısına yürüdü.
Translate from turco to inglés
Tom sokağın karşısına gitti.
Translate from turco to inglés
Barda birkaç adam Tom'a kızdı ve Tom onlara onları karşısına almaktan korkmadığını söyledi.
Translate from turco to inglés
O kırmızı trafik ışığında caddenin karşısına yürüdü.
Translate from turco to inglés
Fadıl suçları için bir jüri karşısına çıktı.
Translate from turco to inglés
Tom'a iki tarafa bakmadan yolun karşısına geçmemesi gerektiğini söyledim.
Translate from turco to inglés
Tom tekneyi gölün karşısına geçirdi.
Translate from turco to inglés
Çocuğun o nehrin karşısına yüzmesi imkansızdı.
Translate from turco to inglés
Sami'nin karşısına bir fırsat çıktı.
Translate from turco to inglés
Sami, Leyla Bekir cinayetinden dolayı hakim karşısına çıktı.
Translate from turco to inglés
Nehrin karşısına geçelim.
Translate from turco to inglés
Tom yaşlı adamın yolun karşısına geçmesine yardım etti.
Translate from turco to inglés
Anadoluspor tehlike hattından kurtulmaya çalışan Yıldızspor karşısına çıkacak.
Anadoluspor Yıldızspor karşısına farklı bir savunma kurgusuyla çıktı.
Tom ejderhanın karşısına çıkmadan ateşe dayanıklı zırh giymeyi unuttu.
Beni nehrin karşısına geçir.
Tom nehrin karşısına geçti.
Tom'un caddenin karşısına geçtiğini gördüm.
Caddenin karşısına geçti.
Yolun karşısına geçmeye korkuyordu.
Onun karşısına çıkacağım.
Onun karşısına çıkmak için sabırsızlanıyorum.
Bir ulu çınarsın ki kırılır, eğilmezsin; ölür inlemezsin. Kanınla çorak kumlukları sularken ekmeğini alnının terine batırır yer, yine düşman karşısına yaralarınla beraber her yerde bir istihkam gibi çıkarsın. Sen zalim heybetinle bir mazlumsun; ninenin, atanın kucağında bir garip; ananın, babanın kucağında bir yetimsin.
Tom yolun karşısına geçmekten korkuyor.
YouTube'de insanın karşısına "nereye düştüm ben" dedirten pek çok uygunsuz içerik çıkıyor.
YouTube'de Arif'in Manchester'a attığı golü ararken denk gelmişçesine insanın karşısına çıkan çok sayıda uygunsuz içerik var.
Köprünün karşısına gitmek tehlikelidir.
Bir Alman çoban köpeği, caddenin karşısına koşarak geldi.
Ya ben onu nikâh dairesine götüreceğim, ya da o beni savcının karşısına çıkartacak.