Learn how to use karara in a turco sentence. Over 64 hand-picked examples.
Sonunda bir karara vardılar.
Translate from turco to inglés
Onun planı hâlâ karara bağlanmadı.
Translate from turco to inglés
Tom ve Bill birbirlerinden bağımsız olarak karara vardılar.
Translate from turco to inglés
Tom işi karara bağladı.
Translate from turco to inglés
Jüri karara varamadı.
Translate from turco to inglés
Bir karara vardın mı?
Translate from turco to inglés
Başkan Roosevelt karara karşı çıktı.
Translate from turco to inglés
Keşke bunu yetişkinler gibi karara varsak.
Translate from turco to inglés
Para senin için önemli, ya benim için de önemli mi, ne karara vardın?
Translate from turco to inglés
Benim yaşadıklarımı yaşamadan beni yargılayıp bir karara varmanız adil değildi.
Translate from turco to inglés
Bu gece bir karara varma.
Translate from turco to inglés
Bu gece bir karara varmayın.
Translate from turco to inglés
Komite henüz bir karara varmadı.
Translate from turco to inglés
Bu karara pişmanım.
Translate from turco to inglés
Tom karara vardı.
Translate from turco to inglés
Sizinle ortak bir karara varmamız lazım.
Translate from turco to inglés
Açıkçası, bu karara tamamen katılmıyorum.
Translate from turco to inglés
Tom karara katılmadı.
Translate from turco to inglés
Benimle ilgili düşüncelerinizde bir karara varın.
Translate from turco to inglés
Jüri bir karara vardı.
Translate from turco to inglés
Jüri bir karara vardı mı?
Translate from turco to inglés
Bir karara varmıştım.
Translate from turco to inglés
Hakim juriden bir karara varmalarını istedi.
Translate from turco to inglés
O karara neyin sebep olduğunu merak ediyordum.
Translate from turco to inglés
Bir karara varıldı.
Translate from turco to inglés
Egzersiz planım üzerinde bir karara vardım.
Translate from turco to inglés
Ne karara vardın?
Translate from turco to inglés
Tom karara hiçbir tepki göstermedi.
Translate from turco to inglés
Verdiğin karara saygı duyuyorum.
Translate from turco to inglés
Biz o karara pişman değiliz.
Translate from turco to inglés
Onun anormal davranışı hakkında ne karara varıyorsun?
Translate from turco to inglés
Ben henüz bir karara varmadım.
Translate from turco to inglés
Onlar bir karara varmadan önce fikir alışverişinde bulundu.
Translate from turco to inglés
Ben o karara karşıyım.
Translate from turco to inglés
Egzersiz programım üzerinde karara vardım.
Translate from turco to inglés
Ben karara katılmıyorum.
Translate from turco to inglés
Bu karara varmam uzun sürdü.
Translate from turco to inglés
Jüri henüz bir karara vardı mı?
Translate from turco to inglés
Biz bu karara kafa yorduk.
Translate from turco to inglés
Karara varılmıştır.
Translate from turco to inglés
Karara katıldım.
Translate from turco to inglés
Jüri henüz bir karara varmadı.
Translate from turco to inglés
Karara itiraz edildi.
Translate from turco to inglés
Bir karara varmadan önce sorunu düşünmelisin.
Translate from turco to inglés
Artık öyle bir yaşa geldim ki, hayatı oyun olarak algılamıyorum. Bugün hayallerimi daha sessiz, daha bilinçli ve daha dikkatli kuruyorum. Eğer insanlar duygularıma saygı göstermiyor ve dikkat etmiyorlarsa, onlara yol vereceğim. Yalan yanlış Dostluklar için dilenmeyeceğim ve onlara sıkıca tutunmayacağım. Artık başkalarının bir karara varmalarını beklemeyeceğim, aksine kendi kararlarımı vereceğim. Çok şeye sahip değilim ama bir yüreğim, duygularım ve gururum var.
Translate from turco to inglés
Sami o karara itiraz ediyor.
Translate from turco to inglés
Tom'un verdiği her karara saygı göstereceğim.
Ali bu maç birçok tartışmalı karara imza attı.
Kulübün resmi internet sitesinden yapılan açıklamada karara itiraz edileceği belirtildi.
Ali karara itiraz etti, ama hakem hiç oralı olmadı.
Alınacak bir karara son tahlilde akılla değil, duygularla varılır.
Henüz bu karara varılmadı.
Bir karara varılmalı.
Bu iki türlü karara varmış olanlar, Osmanlı Devleti'nin bir bütün olarak kalmasını düşünenlerdir.
Sandıktan çıkacak karara herkes saygı göstermeli.
Bir karara vardınız mı?
Erdoğan karara şüpheci yaklaştı.
Otopark şirketleri karara ateş püskürüyorlar.
Savunma makamı karara itiraz edeceğini belirtti.
Karara karşı çıkan kesimler oldu.
Oktar'ın karara itiraz hakkı bulunuyor.
Şirket, karara itiraz edeceğini bildirdi.
Bir konuyu karara bağlamadan tartışmak, tartışmadan karar vermekten daha iyidir.
Janos o karara şiddetle karşıydı.