Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Menú
Aplicaciones
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogCentro de AyudaContacto
Aplicaciones

iPhone + iPad

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Mac + Safari

Centro de Ayuda, notas de publicación, Descarga

Google Chrome

Centro de Ayuda, Descarga

Mozilla Firefox

Centro de Ayuda, Descarga

Opera

Centro de Ayuda, Descarga

Microsoft Edge

Centro de Ayuda, Descarga
Soporte
DescargaCentro de AyudaIdiomas compatiblesPedir un reembolsoRestablecer la contraseñaRestablecer los códigos de seriePolítica de privacidad
CONTACTO
ContactoTwitterBlog
Idioma del sitio
servicios gratuitos
Traductor webConjugador de verbosBuscador de artículos en alemánUsage examplesWordsDefinitionIdioms

turco example sentences with "kaya"

Learn how to use kaya in a turco sentence. Over 70 hand-picked examples.

Uzaktan bakıldığında, kaya, çömelen bir insan figürüne benziyor.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés

Dün gece kurutmak için çamaşırı dışarı astım ve sabaha kadar kaya gibi donmuştu.
Translate from turco to inglés

Tom kaya tırmanışı için çok yaşlı olduğuna karar verdi.
Translate from turco to inglés

Buralarda hava erken kararıyor.Sonbahar zamanı geldiğinde güneş bir kaya gibi düşüyor gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés

Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.
Translate from turco to inglés

Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés

Tom bir kaya ve sert bir yer arasına sıkıştı.
Translate from turco to inglés

Tom bir kaya ve sert bir yerin arasında sıkıştı.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında, büyük kaya eski bir kale gibi görünüyor.
Translate from turco to inglés

O, kaya gibi sertti.
Translate from turco to inglés

O, kaya kadar sertti.
Translate from turco to inglés

Bu bayat ekmek bir kaya kadar sert.
Translate from turco to inglés

Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.
Translate from turco to inglés

Yukarıdan bir kaya düştü.
Translate from turco to inglés

Geminin gövdesinden kaya midyelerini sıyırdılar.
Translate from turco to inglés

Tom kaya tırmanışına gitti.
Translate from turco to inglés

O bir kaya kadar aptal.
Translate from turco to inglés

Uygun ekipman olmadan kaya tırmanışı tehlikeli.
Translate from turco to inglés

Kumtaşı, tortul bir kaya türüdür.
Translate from turco to inglés

Bir kaya gibi sağlam.
Translate from turco to inglés

Bob, kaya gibi yüzüyor.
Translate from turco to inglés

Kaya gibi uyuyordu.
Translate from turco to inglés

Astronotlar Ay'da kaya örnekleri toplamak için özel araçlar kullanmak zorunda kaldılar çünkü uzay elbiseleri ile eğilemezlerdi.
Translate from turco to inglés

Çok kaya var.
Translate from turco to inglés

Uranüs'ün kara, kaya parçaları şeklinde nesneleri içeren, on bir bilinen halkası vardır.
Translate from turco to inglés

Burada fazlasıyla kaya var.
Translate from turco to inglés

Hiçbir kaya sıkıntısı yok.
Translate from turco to inglés

Bu kaya neye benziyor?
Translate from turco to inglés

Amerika Birleşik Devletleri'nin kaya gazı üretimi, devam eden en kötü ekolojik felaketlerden biridir.
Translate from turco to inglés

Etna dağı püskürdü, Sicilya'ya volkanik kaya yağdırıyor.
Translate from turco to inglés

Onun kasları kaya gibi sertti.
Translate from turco to inglés

Onun kaya gibi sağlam mazereti var.
Translate from turco to inglés

Kaya tepeden aşağı yuvarlandı.
Translate from turco to inglés

Biz bulaşıkları kimin yıkayacağına karar vermek için kaya, kağıt, makas oynadık.
Translate from turco to inglés

Uzaktan bakıldığında, kaya eski bir kale gibi görünüyordu.
Translate from turco to inglés

O küçük bir kaya üzerine oturdu ve denize baktı.
Translate from turco to inglés

Apollo 14 görevini başarıyla tamamladı ve dünyaya 43.5 kilogram Ay kaya ve toprağıyla döndü.
Translate from turco to inglés

Apollo 16 aya ait çok sayıda kaya ve toprak örnekleri getirdi.
Translate from turco to inglés

Yerde bir kaya var.
Translate from turco to inglés

Bu bir kaya değil. Bir maden.
Translate from turco to inglés

Onlar kaya değil. Onlar maden.
Translate from turco to inglés

O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.
Translate from turco to inglés

Ona, düşen bir kaya çarptı ve anında öldü.

Tom bir kaya koleksiyonuna sahiptir.

Tom'un bir kaya koleksiyonu var.

O, evini kaya üzerine inşa etti.

Tom bir kaya parçasının üzerine tek başına oturdu.

Bir asteroid bir kaya parçasıdır.

Uzaktan bakıldığında, kaya insan yüzü gibi görünüyordu.

Kaya düşüşünde üç dağcı öldü.

Bir kaya çığında üç dağcı öldü.

Ekmek bir kaya kadar sert.

Kaya tırmanışında kendimi yaraladım.

Geçen hafta sonu Tom ile kaya tırmanışına gittim.

Kaya tırmanışına gittim.

Şilte kaya gibi hissettirdi.

Kaya tırmanışını öğrenmek ister misiniz?

Tom bir kaya evinde yaşıyor.

Kaya yamaçtan aşağıya yuvarlandı.

Tom kaya tırmanışından hoşlanırdı.

Bir kaya koleksiyonum var.

Mağarada gördüğüm kaya devasaydı.

O kaya parçasını ağıldan uzağa taşı.

Kaya heyelanına dikkat edin.

Kaya kaymasına dikkat et.

Sidney'deyken bir pazar sabahı yüzmeye gittim. Okyanusya'dan henüz gelmiş bir arkadaşım da eşlik etti. Çok ürkek biriydi ve bir kaya parçasına tutunuyor, tutunduğu yerin biraz olsun ötesine geçemiyor, geçse de hemen geri dönüyordu. Destek olmak için yanına gittiğimde köpek balıklarından çok korktuğunu itiraf etti.

Büyük bir kaya büyüktür; küçük olan ise küçüktür.

Sonda, Mars'tan kaya örnekleri çıkardı.

Kutup porsukları, inlerini sökülmüş ağaç köklerinin altında, kaya yarıklarında ve diğer kuytu yerlerde yapar.

Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés
Translate from turco to inglés