Learn how to use kenara in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu bir kenara itti.
Translate from turco to inglés
Dean, yemeği gerçekten bir kenara bırakabilir.
Translate from turco to inglés
Onun geçmesi için kenara çekildim.
Translate from turco to inglés
Onu bir kenara aldım.
Translate from turco to inglés
Aklını bir kenara koy ve alışverişe git.
Translate from turco to inglés
O bir kenara biraz benzin koydu.
Translate from turco to inglés
Kötü bir gün için bir kenara bir şey koymalısın.
Translate from turco to inglés
Adam onu bir kenara itti.
Translate from turco to inglés
O, onu ileride kullanmak üzere bir kenara koydu.
Translate from turco to inglés
Tom kitabı bir kenara koydu ve yukarı baktı.
Translate from turco to inglés
Tom ekipmanı bir kenara koyabilir.
Translate from turco to inglés
Tom emeklilik için, vergisi ertelenmiş daha çok parayı bir kenara koyabilir.
Translate from turco to inglés
Akşam yemeğinden sonra, George'nin babası onu bir kenara aldı.
Translate from turco to inglés
Bu ay 100 dolar bir kenara koydu.
Translate from turco to inglés
Onun odaya girmesi için adam kenara çekildi.
Translate from turco to inglés
O, her hafta birkaç dolar bir kenara koydu.
Translate from turco to inglés
O her hafta beş dolar bir kenara koydu.
Translate from turco to inglés
O her hafta bir kenara on dolar koyar.
Translate from turco to inglés
O her ay bir kenara biraz para koyar.
Translate from turco to inglés
O, her ay bir kenara biraz para koyar.
Translate from turco to inglés
O, kitabı bir kenara bıraktı.
Translate from turco to inglés
Ken her hafta bir kenara biraz para koydu.
Translate from turco to inglés
Kenara çekilin.
Translate from turco to inglés
Lütfen kenara çekilin.
Translate from turco to inglés
Oyuncaklarını bir kenara koy.
Translate from turco to inglés
Bisikletini bir kenara koy.
Translate from turco to inglés
Biraz kenara çekilir misin?
Translate from turco to inglés
Lütfen bu sandalyeleri bir kenara koy.
Translate from turco to inglés
O, bir kenara bir sürü para koydu.
Translate from turco to inglés
Girmesi için kenara çekildi.
Translate from turco to inglés
Eğer kenara çekilirsen, herkes için yer olur.
Translate from turco to inglés
O, bir kenara itildi.
Translate from turco to inglés
Bir kenara konulmuş biraz parası var.
Translate from turco to inglés
Kenara çekilmem için polis bana işaret etti.
Translate from turco to inglés
Onu kenara aldı ve ona haberi anlattı.
Translate from turco to inglés
Örgüsünü bir kenara koydu ve ayağa kalktı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin geçmesine izin vermek için kenara çekildi.
Translate from turco to inglés
Dergileri, ders kitaplarını ve her şeyi bir kenara koymanı istiyorum.
Translate from turco to inglés
Kenara çek.
Translate from turco to inglés
Lütfen kenara çekin.
Translate from turco to inglés
Beni bir kenara itti.
Translate from turco to inglés
Kenara çekin, lütfen.
Translate from turco to inglés
Kenara çekil, lütfen.
Translate from turco to inglés
Lütfen kenara çekil.
Translate from turco to inglés
Şimdi kenara çekil.
Translate from turco to inglés
Tom kenara çekildi.
Translate from turco to inglés
Bir Kaliforniya polisi bir arabayı kenara çekti ve sürücüyle konuştu.
Translate from turco to inglés
Kenara çekil, olur mu?
Translate from turco to inglés
Tom tabağını bir kenara itti ve yeterince yediğini söyledi.
Translate from turco to inglés
Tom her ay bir kenara birkaç dolar koyar.
Translate from turco to inglés
Tom kapıyı açtı ve ilk Mary'nin girmesi için bir adım kenara çekildi.
Yavaş bir el hareketiyle onun bir tutam saçını kenara itti. Sonra, şefkatle ve yumuşak bir şekilde kulağının alt tarafından boynunu öptü.
Bir kapta şeker ve mısır nişastasını çırpın. Bir kenara koyun.
Dergileri, broşürleri ve benzeri şeyleri bir kenara koymanı istiyorum.
Kenara kay.
Kenara çekil!
Zor günler için bir kenara para koysan iyi olur.
Siz de kenara çekilin beyefendi.
Kenara kay ve Tom için yer aç.
Kenara çekilir misiniz?
Onu bir kenara itti.
Kenara çeker misin?
Bir kamyonun geçmesine izin vermek için kenara çekti.
Gururunu bir kenara bırak!
Telefonunu bir kenara bırakmanı istemek zorunda kalacağım.
Silahı bir kenara bırak.
Silahı bir kenara koy.
Tom Mary'nin kenara kaymasını istedi.
Samanı ateşe verdi, kendisi kenara çekildi.
Bill, gezisi için bir kenara yüz dolar koydu.
Lütfen onu benim için bir kenara koy.
Onun sıkıntılarını bir kenara koyman daha iyi olurdu.
Kenara çek ve bana ehliyetini göster.
Kenara çekilir misin?
Oyuncaklarını bir kenara bırak.
O bıçağı bir kenara bırak.
Biraz yer açmak için kenara çekilebilir misiniz lütfen?
Silahı bir kenara koydu.
Onun geçebilmesi için kenara çekildim.
Tom bir kenara bir sürü para koydu.
Tom arabasını kenara çekti.
Tom not defterini kenara koyuyor.
Tom Mary onun yanına oturabilsin diye kenara kaydı.
Bunu benim için bir kenara koy.
Kenara yakın gitme.
Yalama, yavşak ve hainler şöyle kenara çekilsin.
Kitaplarını bir kenara koy.
Ben mesleki hayatta, kişisel duyguların bir kenara konulması gerektiğini biliyorum.
O, her ay emekliliği için bir kenara para koydu.
O şehirdeyken cep telefonunu bir kenara koydu.
Tom oyuncaklarını bir kenara koydu.
Maddi durumun elverirken kenara biraz para koymalısın.
Tom tüfeği bir kenara koydu.
O onun odaya girmesi için kenara çekildi.
Onlar onu bir kenara itti.
Tom kenara çekildi ve Mary'nin içeri girmesine izin verdi.
Böyle önemli bir ayrıntıyı kenara koymayın.
Bu kadar önemli bir ayrıntıyı kenara koyma.
Bu korkuları bir kenara bırak.
Onlar eski yaraları bir kenara koymaya karar verdiler.