Learn how to use kent in a turco sentence. Over 85 hand-picked examples.
Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir.
Translate from turco to inglés
Kent doğuştan liderdir.
Translate from turco to inglés
Sonunda kent yaşamına alıştım.
Translate from turco to inglés
Onun yaşadığı otel kent merkezindedir.
Translate from turco to inglés
Kırsal yaşam kent yaşamından daha sağlıklıdır.
Translate from turco to inglés
Clark Kent Süpermen hikayelerinin kahramanıdır.
Translate from turco to inglés
Los Angeles Amerika'daki ikinci en büyük kent.
Translate from turco to inglés
Kent tıpkı önceden olduğu gibiydi.
Translate from turco to inglés
Clark Kent, Süpermen'dir.
Translate from turco to inglés
Bay ve Bayan Kent geçen yaz dağlara gitmeyi tercih ediyordu.
Translate from turco to inglés
Kent, büyük bir ordu tarafından savunuldu.
Translate from turco to inglés
Kent, önemli bir turistik yer olarak rağbet kazandı.
Translate from turco to inglés
Küçük bir kent ama çok güzel.
Translate from turco to inglés
O, kent yaşamından hoşlanmadı.
Translate from turco to inglés
Eskiden bu kent güzeldi.
Translate from turco to inglés
Kent etkinlikle doluydu.
Translate from turco to inglés
Belediye başkanı kent işlerini yönetir.
Translate from turco to inglés
Bu kent 10 yıl öncekinden oldukça farklı.
Translate from turco to inglés
Kent yaşamını özlüyor.
Translate from turco to inglés
Boston iyi bir kent. Tekrar ziyarete gelmek isterim.
Translate from turco to inglés
Çok geçmeden kent askerler tarafından işgal edildi.
Translate from turco to inglés
En sevdiğim kent Tahran'dır.
Translate from turco to inglés
Amerika'nın kent nüfusu artıyor.
Translate from turco to inglés
Gerçekten kent merkezine gitmek için vaktim yok.
Translate from turco to inglés
Beni kent merkezine hangi tren götürür?
Translate from turco to inglés
Bergen yedi dağ arasındaki kent olarak bilinir.
Translate from turco to inglés
Tom bu öğleden sonra kent merkezine gitti.
Translate from turco to inglés
Siyah bulutlar kent üzerinden geçiyordu.
Translate from turco to inglés
Ben kent merkezinde bir daire arıyorum.
Translate from turco to inglés
Kent merkezinde güzel bir park var.
Translate from turco to inglés
O, kent dışında yaşar.
Translate from turco to inglés
Kent bir duvarla çevrilidir.
Translate from turco to inglés
Kent merkezi sözcüğü, herhangi bir kentin iş semti anlamına gelir.
Translate from turco to inglés
Bu sorunun yanıtını bulmak için kent kütüphanesine gittim.
Translate from turco to inglés
İtalya'da birçok eski kent vardır. Örneğin Roma ve Venedik.
Translate from turco to inglés
Ben bir kent sakiniyim.
Translate from turco to inglés
Kent bir ova üzerindedir.
Translate from turco to inglés
Tokyo'nun çok güvenli bir kent olduğu söyleniyor.
Translate from turco to inglés
Dünyada en çok ziyaret edilen ikinci kent nedir?
Translate from turco to inglés
Dünyada ikinci en çok ziyaret edilen kent nedir?
Translate from turco to inglés
Kent, depremde perişan oldu.
Translate from turco to inglés
Ondoy ve arkadaşı kent merkezine gidiyorlar.
Translate from turco to inglés
Kent merkezine ulaşmak için hangi otobüs veya trene binebileceğimi bana söyleyebilir misin?
Translate from turco to inglés
Güneşin kent üzerindeki doğuşunu izledim.
Translate from turco to inglés
Tom arkadaşları ile birlikte kent merkezine gitti.
Translate from turco to inglés
Gürültülü olduğu için kent beni rahatsız ediyor.
Translate from turco to inglés
Bu kent, zamanında güzeldi.
Translate from turco to inglés
Japonya'da birçok güzel kent vardır. Örneğin Kyoto ve Nara.
Bu kent dört yüz yıl içinde büyük bir deprem görmedi.
Tom ve Mary kent dışındalar.
İtalya'da Roma ve Venedik gibi birçok antik kent vardır.
O, Tokyo'nun güvenli bir kent olduğunu söyledi.
Gökdelen, kent merkezindedir.
Kent yaşamının avantajları ve dezavantajları vardır.
Chicago'ya sık sık "Rüzgarlı Kent" denir.
O, Bayan Kent mi?
Kent, bu eski tarihi binayı restore etti.
Kent kültürü genç nesil için cazip görünmektedir.
Kent merkezine gitmek için en hızlı yol nedir?
Tom dün kent dışındaydı.
Bu kent bana göre değil.
Kent yaşamını çok fazla severim.
Bu gecekondular kent için bir yüz karasıdır.
Tüm kent yandı.
Kent iki mil uzaklıktadır.
Kent, on idari bölgeye ayrılmıştır.
Bu yapı, kent içinde inşa edilecek.
Kent, kıyı bölgesi ve komşu dağlar arasındaki sınırda yer alıyor.
Londra'yı ziyaret ettiğimizde kent genelinde çift katlı bir otobüse bindik.
Tom kent sakinlerini bir milis oluşturmaya çağırdı.
Bu kent hiç kozmopolit değil.
Kent çok kirli; kırsal çok sıkıcı.
Kent kütüphanesi, kör çocuklar için özel bir bölüme sahiptir.
Boston şimdiye kadar ziyaret ettiğim en büyük kent.
Deprem kent sakinlerini korkuttu.
Kayin karısıyla yattı. Karısı hamile kaldı ve Hanok'u doğurdu. Kayin o sırada bir kent kurmaktaydı. Kente oğlu Hanok'un adını verdi.
Almatı benim en sevdiğim kent!
Bicâye bir müze kent olmalı.
Kent sakinleri de aynı derecede heyecanlılar.
Rönesans komedileri kent meydanında sahneleniyor.
Eski kent Dubrovnik'in etrafındaki duvar.
Ancak tarihi kent bugünlerde tehdit altında.
Cezayir hâlen kent kalkınmasına milyarlar harcıyor.
Mars üzerinde bir kent inşa edebilir miyiz?
Mars'ta bir kent yaratabilir miyiz?