Learn how to use keyifli in a turco sentence. Over 52 hand-picked examples.
Sevgi dolu yaşlı bir çifti izlemek keyifli.
Translate from turco to inglés
Ne keyifli bir yolculuk yaptık!
Translate from turco to inglés
Hayatta hiçbir şey keyifli değildir.
Translate from turco to inglés
Ben, özellikle Pekin gibi büyük şehirler ile ilgili olarak Çin'i tek bir cümleyle açıklayabilirim. - Çin, yaşam hızı hem hızlı hem de keyifli bir ülkedir.
Translate from turco to inglés
Tom ve Mary hayvanat bahçesinde birlikte keyifli bir gün geçirdi.
Translate from turco to inglés
O çok keyifli görünüyor.
Translate from turco to inglés
Londra'da keyifli bir iki hafta geçirdim.
Translate from turco to inglés
Bu oda çalışmak için keyifli.
Translate from turco to inglés
Tom keyifli şekilde mutlu.
Translate from turco to inglés
Keyif almadığım bir dünya'da yaşamak ne kadar keyifli olabilir?
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin bir şeye keyifli olduğunu fark etti.
Translate from turco to inglés
Tom keyifli görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Mutluluğu başkalarında görerek mutlu olmanın her şeyden daha keyifli olduğunu anladığında; İyilik yapmanın önemini anlamışsın demektir.
Translate from turco to inglés
Birazcık İspanyolca bilgi Meksika yolculuğunu keyifli yapmaya doğru uzun bir yol gidecektir.
Translate from turco to inglés
Tom keyifli görünmüyordu.
Translate from turco to inglés
Uyku ölümden daha keyifli. En azından çok fark yok.
Translate from turco to inglés
Kalışının keyifli olduğunu umuyoruz.
Translate from turco to inglés
Bu çok keyifli bir kutlama.
Translate from turco to inglés
Birazcık İspanyolca bilgisi, Meksika yolculuğunu keyifli hale getirmeye çok faydası olacak.
Translate from turco to inglés
İlkbahar keyifli bir mevsimdir.
Translate from turco to inglés
Tom bugün keyifli.
Translate from turco to inglés
O keyifli bir iş değildi.
Translate from turco to inglés
Ben her zaman onu inanılmaz keyifli buldum.
Translate from turco to inglés
Yağmur olmasaydı, keyifli bir yolculuk yapardık.
Translate from turco to inglés
Çoğu iş çok keyifli değildir.
Translate from turco to inglés
Sana keyifli bir akşam diliyorum.
Translate from turco to inglés
Keyifli bir yolculuk yaptın mı?
Translate from turco to inglés
Çok keyifli bir deneyimdi.
Translate from turco to inglés
O çok keyifli bir akşamdı.
Translate from turco to inglés
Steins; Gate çok keyifli bir animedir.
Translate from turco to inglés
Ben az önce keyifli bir haber aldım.
Translate from turco to inglés
Ben onların keyifli bir yolculukları olacağını umuyorum.
Translate from turco to inglés
Herkese keyifli bir Pazar diliyorum.
Translate from turco to inglés
Tom çevrede olmaktan keyifli.
Translate from turco to inglés
Sinemalarda sürekli sohbet eden ve kıkırdayan insanların arkasında oturmak keyifli bir akşam yapmaz.
Translate from turco to inglés
Çok keyifli bir vakit geçirdim.
Translate from turco to inglés
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.
Translate from turco to inglés
Çok keyifli bir gün geçirdik.
Translate from turco to inglés
Bu kitap keyifli mi?
Translate from turco to inglés
Keyifli bir şekilde mutlu olmak için çok fazla şeye ihtiyacın yok.
Translate from turco to inglés
Herkese keyifli bir Pazar günü diliyorum.
Translate from turco to inglés
Keyifli gözükmüyorlar.
Translate from turco to inglés
Size keyifli bir Perşembe dilerim!
Translate from turco to inglés
2018 kendini bu Yılbaşı günündeki gibi güneşli, umut, sağlık ve güç dolu, keyifli ve olumlu göstersin. Her şey gönlünüzce olsun arkadaşlarım!
Stresi azaltmak için mükemmel bir yöntem var. Sadece bu keyifli zamanın tadını çıkartın!
Herkese keyifli bir Pazar diliyoruz.
Dokuz top oynarken dokuzuncu topu kestirmeden sokmak çok keyifli oluyor.
Bu keyifli günü trajediye çevirmeye gerek yok.
Şehirde yaşayanlar köyde yaşamanın ne kadar keyifli olduğunu bilmezler.
Size keyifli bir okul günü diliyorum!
Sevgilinin iri göğüsleri ve bıngıl bıngıl poposu olduğunu varsayalım; bu durum senin açından son derece keyifli olsa bile, bir ilişkide en önemli özellik olan uyumlu bir çift mertebesine erişmeniz için tek başına yeterli olmayacaktır.
Keyifli olacağını düşünmüştüm.