Learn how to use kurşun in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bir mektubu kurşun kalem ile yazmamalısın.
Translate from turco to inglés
İçme suyunda klor, kurşun ya da benzer kirletici madde bulunması mümkün.
Translate from turco to inglés
Bir kurşun kalemin var mı?
Translate from turco to inglés
Bana kurşun kalemini ödünç verir misin?
Translate from turco to inglés
Az önce,kurşun onun yanağını sıyırarak geçti.
Translate from turco to inglés
Birisi kurşun kalemimi çaldı.
Translate from turco to inglés
Benim bir zarfa, bir parça kağıda ve kurşun kaleme ya da bir dolma kaleme ihtiyacım var.
Translate from turco to inglés
Annem bir parça ip ile üç kurşun kalemi bağladı.
Translate from turco to inglés
Tom kurşun kalemi açtı.
Translate from turco to inglés
Tom serseri bir kurşun tarafından öldürüldü.
Translate from turco to inglés
Tom daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.
Translate from turco to inglés
Tom duvardaki kurşun deliklerini fark etmedi.
Translate from turco to inglés
Kurşun kalemini kullanabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Ben senin kurşun kalemini kullanabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Kurşun kalemlerin açılmalı.
Translate from turco to inglés
Bu onun onu yazdığı kurşun kalemdir.
Translate from turco to inglés
Tom kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.
Translate from turco to inglés
O bir kurşun kalem.
Translate from turco to inglés
Onu kurşun kalemle yazın.
Translate from turco to inglés
Kurşun kalemimi kaybettim.
Translate from turco to inglés
Bir kurşun kalem ödünç alabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Bu kurşun kadar ağır.
Translate from turco to inglés
Anne, bir parça iple üç kurşun kalemi bağladı.
Translate from turco to inglés
O meteliğe kurşun atıyor.
Translate from turco to inglés
Bu bir dolma kalem mi yoksa bir kurşun kalem mi?
Translate from turco to inglés
Lütfen bir kurşun kalemle yaz.
Translate from turco to inglés
O, bir kurşun tarafından yaralandı.
Translate from turco to inglés
Bana bir kurşun kalem ödünç verir misin?
Translate from turco to inglés
Bir dolma kalemin mi yoksa bir kurşun kalemin mi var.
Translate from turco to inglés
Lütfen bir sürü kurşun kalem al.
Translate from turco to inglés
Onun hiç kurşun kalemi yoktu.
Translate from turco to inglés
Kaç tane kurşun kalemin var?
Translate from turco to inglés
Kurşun kalemler düzine ile satılırlar.
Translate from turco to inglés
Bugün bir düzine kurşun kalem aldım.
Translate from turco to inglés
Hangisi daha ağır, kurşun mu yoksa altın mı?
Translate from turco to inglés
Yazmak için kurşun kalemim yok.
Translate from turco to inglés
O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.
Translate from turco to inglés
O, kurşun kalemi ile düz bir çizgi çizdi.
Translate from turco to inglés
Bir kurşun kalem istiyorsan, sana bir tane ödünç veririm.
Translate from turco to inglés
Bu bir kurşun kalemdir.
Translate from turco to inglés
Kurşun kolayca bükülür.
Translate from turco to inglés
Kurşun bir metaldir.
Translate from turco to inglés
Bir kurşun kalemim yok.
Translate from turco to inglés
Hiç kurşun kalemim yok.
Translate from turco to inglés
Burada beş kurşun kalem var.
Translate from turco to inglés
O, onların her birine bir kurşun kalem verdi.
Translate from turco to inglés
Hiç kurşun kalemin var mı?
Translate from turco to inglés
Kurşun atardamarı kesti.
Translate from turco to inglés
Bazı kurşun kalemler almalıydı.
Translate from turco to inglés
Kaç düzine kurşun kalemin var?
Translate from turco to inglés
Bu günlerde az sayıda öğrenci kurşun kalem kullanıyor.
Onlardan her birine üç kurşun kalem verdim.
Lütfen adınızı bir kurşun kalemle yazın.
Kurşun kalemimi keskinleştirmek için bir bıçak istiyorum.
Polis memuru bir kurşun geçirmez yelek giydi.
Kurşun kalemle yazılmış, bu yüzden onu silebilirsin.
O benim kurşun kalemim.
Bu benim kurşun kalemim.
Bu kurşun kalem kırmızı.
Kurşun kolayca eğilir.
Kurşun kalemini aç.
Tom'un kurşun kalemini arakladım.
Bu kurşun kalem gri değil.
Kurşun kalemin ne renk?
Lütfen adını yazmak için bir kurşun kalem kullan.
Bir kurşun kalem almak için çekmeceyi açtım.
Tom kurşungeçirmez bir yelek giymişti bu yüzden kurşun onu öldürmedi.
Tom ceketini çıkardı, kurşun geçirmez yelek giydi ve sonra ceketini geri giydi.
Tom sadece güvenli olması için bir kurşun geçirmez yelek giydi.
Kurşun onun göğsüne saplandı.
Tom, kurşun geçirmez yeleğini çıkardı.
Bir zarfa ve bir parça kağıda ihtiyacım var. Ayrıca bir kurşun kalem ya da dolma kaleme ihtiyacım var.
Tom masanın arkasına oturdu ve bir kurşun kalem aldı.
Tükenmez kalemimi kaybettim ve şu anda kurşun kalemle yazıyorum.
Tom'un kurşun kalemi yoktu.
Bunlar kurşun delikleri.
Polis Tom'u alınının ortasındaki bir kurşun deliğiyle yerde yatarken buldu.
Kurşun kalemini aldı ve yazmaya başladı.
Kurşun kalemler düzine halinde satılıyor.
Tom bir kurşun kalem çıkardı.
Bu kovanın içinde bir kurşun deliği var.
Kaybettiğim kurşun kalemi buldum.
Sözleşmeyi kurşun kalemle imzalama.
Tom'un karnındaki kurşun yarası yüzünden kanaması vardı.
Tom'un yanında bir kurşun kalemi yok.
Bu kurşun kalem bana ait.
Ben kurşun kalemimi unuttum.
Tom çekmeceyi açtı ve bir kurşun kalem çıkardı.
Üzgünüm, bir kurşun kalemim yok.
Bana bir kurşun kalem ödünç ver.
Tom kurşun kalemini uzun uzadıya düşündü.
Tom bir kurşun kalem aldı.
Hiçbir yerde herhangi bir kurşun deliği görmüyorum.
Meteliğe kurşun atıyorum.
Bu pencere kurşun geçirmez.
Bu cam kurşun geçirmez.
Otopsi Tom'un kurşun yarasından öldüğünü doğruladı.
Tom kafaya kendi açtığı kurşun yarasından öldü.
Kurşun kalemim masamın kenarına düştü.
Hiç kurşun delikleri görmüyorum.