Learn how to use leyla in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Lan, Leyla çok pis laf koydu bana.
Translate from turco to inglés
Leyla başka erkekleri ziyaret ediyordu.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla bir süredir çıkıyorlardı.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla bir süredir flört ediyorlardı.
Translate from turco to inglés
Leyla hemşirelik sertifikası aldı.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla, Rami'yi öldürmek için komplo kurdular.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın ilk kız arkadaşıydı.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla, Kahire'de birlikte romantik bir hafta sonu geçirdiler.
Translate from turco to inglés
Leyla umutsuzca mükemmel erkeği bulmak için flört etmeye başladı.
Translate from turco to inglés
Leyla gizlice bir değil iki erkekle çıkıyordu.
Translate from turco to inglés
Leyla kaçtıysa, nereye gidebilirdi?
Translate from turco to inglés
Leyla bugün çok güzel görünüyor.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın kız bebeğiydi.
Translate from turco to inglés
Fadıl, Leyla ve Rami'nin hepsi babalarıyla birlikte Kahire'de yaşıyorlar.
Translate from turco to inglés
Leyla cesur, mutlu ve dışa dönük bir küçük kızdı.
Translate from turco to inglés
Leyla bir deniz subayı ile evlendi.
Translate from turco to inglés
Leyla para için kocalarını öldürdü. O klasik bir kara duldu.
Translate from turco to inglés
Fadıl, Leyla için inanılmaz miktarda para bıraktı.
Translate from turco to inglés
Leyla aşk bağımlısıydı.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla, Kahire'de yeni bir başlangıç yaptı.
Translate from turco to inglés
Leyla 19 veya 20 yaşında evlendi.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın sahip olduğu her şeyi istiyordu.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla tanıştıklarından iki ay sonra evlendiler.
Translate from turco to inglés
Leyla istediği şeyi elde etmek için cinselliğini kullandı.
Translate from turco to inglés
Leyla güzel bir Mısırlı göçmendi.
Translate from turco to inglés
Leyla mükemmel görünüyordu.
Translate from turco to inglés
Leyla bugün güzel görünüyor.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın evinden kaçtı.
Translate from turco to inglés
Leyla zamanını evinin dışında geçirmeyi tercih etti.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla, Kahire'de çok güzel bir evde yaşıyorlardı.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla şehir dışına taşındılar.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla evlilik konuşmaya başladılar.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla ayrı düşmeye başladılar.
Translate from turco to inglés
Hem Fadıl hem de Leyla, kendi kariyer merdivenlerini tırmanmaya devam ettiler.
Translate from turco to inglés
Fadıl gibi Leyla da Kahire'de büyüdü.
Translate from turco to inglés
Leyla bir kaçak değildir.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın kız bebeği.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla, ilişkilerinde yanan ateşi söndürmek istiyorlardı.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın sadakatsizliğinden bıkmış durumda.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın bir kızla konuşuyor olduğunu düşündü.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'ın ihanetini affetmeye çalıştı.
Translate from turco to inglés
Leyla çığlık atıp ağlamaya başladı.
Translate from turco to inglés
Fadıl ve Leyla, erkek arkadaş ve kız arkadaş olarak vakitlerini birlikte geçirmeyi seçtiler.
Translate from turco to inglés
Leyla gizemli bir adam tarafından izleniyordu.
Translate from turco to inglés
Leyla, Fadıl'dan onunla evlenmesini istedi.
Fadıl ve Leyla parayı birlikte harcadılar.
Leyla yanında bir adam olduğu için mutluydu.
Fadıl ile Leyla arasındaki yaş farkı yaklaşık iki yıldır.
Fadıl ve Leyla yaklaşık bir yıldır birbirleriyle flört ediyorlardı.
Fadıl karısından ayrıldı ve Leyla ile evlendi.
Fadıl ve Leyla, Kahire'ye taşındılar.
Fadıl ve Leyla evlendiler.
Fadıl, Leyla sayesinde ciddi bir depresyondan çıktı.
Leyla, Fadıl'a bir bebek vermeyi çaresizce istiyordu.
Leyla muhtemelen yine kaçtı.
Fadıl kızına Leyla adını verdi.
Fadıl, Leyla için bir şey yapmaktan mutluydu.
Leyla Fadıl'ı memnun etmek için hemen hemen her şeyi yapardı.
Fadıl, Leyla için çok mutluydu.
Fadıl, Leyla ile çok vakit geçirmeye başladı. Ayrılmazlardı.
Fadıl, Leyla ile aynı mahallede yaşıyordu.
Leyla tatlı bir genç kızdı.
Leyla, Rania'nın iki oğlan çocuğuna bakıyordu.
Leyla çocuğunun olamayacağını biliyordu.
Leyla, onun bebeğini bekliyor olduğunu Fadıl'a söyledi.
Fadıl ve Leyla denemek için biraz vakit kaybettiler.
Leyla, Fadıl'ı tutmak için bir çocuğa ihtiyacı olduğunu hissetti.
Leyla bir koca bulmak istedi.
Leyla iki oğlan çocuğunu tek başına yetiştirdi.
Leyla eş ve anne olmak istedi.
Leyla, Fadıl'la parası için evlendi.
Asla Leyla gibi bir kadınla evlenmeyin.
Leyla ayrı bir odaya bile taşındı.
Fadıl o sırada 29 yaşındaydı ve Leyla 43 yaşındaydı.
Leyla, Fadıl'ı diğer kadınları ziyaret etmekle suçladı.
Leyla kendini dövdü ve bunun için Fadıl'ı suçladı.
Leyla çok yumuşak ve çocukça konuşuyordu.
Leyla karşı konulmaz hale geldi.
Leyla tamamen Fadıl'ın kontrolü altındaydı.
Leyla masum ve savunmasız bebekleri öldürdü.
Leyla asla bir anne olmak istemedi.
Fadıl ve Leyla lanetli görünüyordu.
Leyla dokuzuncu bebeğini doğurdu.
Leyla çok doğurgandı.
Bebeklerinin ölümü Leyla için çok fazlaydı.
Leyla tek yönlü, eğitimsiz bir kızdı ve muhtemelen anne olmak için fazla olgunlaşmamıştı.
Fadıl'a hakim tarafından Leyla ile hiçbir zaman temas kurmaması emredildi.
Fadıl ve Leyla kendi ayrı yollarına gittiler.
Fadıl ve Leyla kiliselerinin sütunlarıydı.
Fadıl ve Leyla tekrar bir araya geldiler.
Leyla çok ölümcül bir kadındı.
Leyla, kocasını soğuk havada dışarıda bıraktı.
Leyla çok sevecen bir anne gibi görünüyordu.
Fadıl ve Leyla farklı davranış sergiledi.
Fadıl ve Leyla, Rami Hasan'ı öldürmek için ayrı ayrı yargılanıyorlardı.
Leyla bebeğini gözaltındayken doğurdu.
Fadıl ve Leyla birlikte o eylemleri gerçekleştirdiler.
Leyla ziyaret ettiği her alışveriş merkezinden kozmetik ürünleri satın aldı.
Fadıl ve Leyla yeni bir başlangıç yaptı.
Leyla yeni bir adam buldu ve onun gitmesine izin vermemekte kararlı.