Learn how to use madeni in a turco sentence. Over 48 hand-picked examples.
Bu eski madeni paraları ondan aldım.
Translate from turco to inglés
Masanın altına madeni para yuvarlandı.
Translate from turco to inglés
Hobim madeni paralar toplamaktır.
Translate from turco to inglés
Bu kutuda bir sürü madeni param var.
Translate from turco to inglés
O, cebinden bir madeni para çıkardı.
Translate from turco to inglés
O eski madeni para toplamayı sever.
Translate from turco to inglés
Onun cebinden madeni para düştü.
Translate from turco to inglés
Cebinden madeni bir para çıkardı.
Translate from turco to inglés
Lütfen bir madeni para yerleştirin.
Translate from turco to inglés
Bana bu eskimiş madeni paraları verdi.
Translate from turco to inglés
Madeni paranın önündeki sözleri anlamıyorum.
Translate from turco to inglés
Bu otomat sadece yüz yen'lik madeni paraları alıyor.
Translate from turco to inglés
Tom cebine uzandı ve biraz madeni para çıkardı.
Translate from turco to inglés
Tom çuvala uzandı ve biraz madeni para çıkardı.
Translate from turco to inglés
Tom şimdiye kadar gördüğüm en iyi madeni para koleksiyonuna sahip.
Translate from turco to inglés
Bu otomat 500 yenlik madeni paraları kabul etmeyecek.
Translate from turco to inglés
Madeni paradaki tarih 1921'dir.
Translate from turco to inglés
Madeni paralar metalden yapılmıştır.
Translate from turco to inglés
Bu bir altın madeni.
Translate from turco to inglés
Tom yatağın altında çok sayıda madeni para buldu.
Translate from turco to inglés
Tom kömür madeni işçisiydi.
Translate from turco to inglés
Gümüşümü mülkiyetinde bir madeni olan bir adamdan alırım.
Translate from turco to inglés
Lütfen bu banknotları madeni paraya bozun.
Translate from turco to inglés
Lütfen bu banknotu madeni paraya bozun.
Translate from turco to inglés
O, madeni paraların tarihi hakkında bir kitap çıkardı.
Translate from turco to inglés
O, madeni paraların tarihi hakkında kitap yayınladı.
Translate from turco to inglés
Paranı madeni para olarak istiyor musun?
Translate from turco to inglés
Hükümdarın başı, tüm İngiliz madeni paralarının önünde görünür.
Translate from turco to inglés
Tom eğildi ve madeni parayı aldı.
Translate from turco to inglés
Bana fazladan bir madeni para verdin.
Translate from turco to inglés
Madeni parayı çevirdim.
Translate from turco to inglés
Tom kaldırımda gördüğü madeni parayı almak için durdu.
Translate from turco to inglés
Onun bir sürü eski madeni paraları olduğu söyleniyor.
Translate from turco to inglés
Hırsızlar güvenlik görevlileri tarafından fark edilmeden veya alarm sistemini harekete geçirmeksizin kocaman altın madeni paraları çaldılar.
Translate from turco to inglés
Tom bir kömür madeni işçisi.
Translate from turco to inglés
Tom bir kömür madeni işçisi değil.
Translate from turco to inglés
Arkadaşımdan ülkesinin birkaç madeni parasını göndermesini istedim.
Translate from turco to inglés
Bebeğin madeni paralarla oynamasına izin verme.
Translate from turco to inglés
Bebeğin madeni paralarla oynamasına izin vermeyin.
Translate from turco to inglés
Tom babasının bir kömür madeni işçisi olduğunu söyledi.
Translate from turco to inglés
Eski madeni paralar biriktiriyordu.
Translate from turco to inglés
Eski madeni para koleksiyonu yapıyordu.
Translate from turco to inglés
Filin hortumu o kadar kavrayıcıdır ki yerden bir madeni parayı alabilir.
Translate from turco to inglés
Tom'a madeni parayı göster.
Translate from turco to inglés
Halbuki Osmanlı Devleti’nde başta Balkanlar’daki Samakov Kasabası olmak üzere, Bilecik, Kiğı, Büyükada ve Kırklareli gibi birçok yerde demir madeni vardı.
Osmanlılarda demir madeni çıkarılıyor muydu?
Madeni para koleksiyonum var.
Tom biraz madeni para üretti.