Learn how to use manzara in a turco sentence. Over 80 hand-picked examples.
Kasvetli bir manzara, her yöne millerce yayıldı.
Translate from turco to inglés
Manzara beni daha genç günlerime geri götürdü.
Translate from turco to inglés
Manzara kelimelerle anlatılamayacak kadar çok güzeldi.
Translate from turco to inglés
Manzara kelimelerle tanımlanamıyordu.
Translate from turco to inglés
Ne güzel bir manzara!
Translate from turco to inglés
Bu şimdiye kadar gördüğüm en iyi manzara.
Translate from turco to inglés
Tom'un bir manzara değişiklikliğine ihtiyacı var.
Translate from turco to inglés
O, buradan güzel bir manzara.
Translate from turco to inglés
Manzara bana tanıdık değil.
Translate from turco to inglés
Daha güzel bir manzara hiç görmedim.
Translate from turco to inglés
Buralarda manzara çok güzeldir.
Translate from turco to inglés
Dağın tepesinden manzara olağanüstüydü.
Translate from turco to inglés
Dağın tepesinden manzara nefes kesiciydi.
Translate from turco to inglés
Manzara şaşırtıcı.
Translate from turco to inglés
Ne güzel bir manzara.
Translate from turco to inglés
Ne muhteşem bir manzara!
Translate from turco to inglés
Acı manzara bizi gözyaşlarına boğdu.
Translate from turco to inglés
Buradaki manzara çok güzel.
Translate from turco to inglés
O, sıklıkla manzara resmi yapar.
Translate from turco to inglés
Manzara çok güzeldi.
Translate from turco to inglés
Manzara nefes kesici.
Translate from turco to inglés
Hüzünlü bir manzara.
Translate from turco to inglés
Bakalım sonunda nasıl bir manzara ile karşı karşıya kalacağız.
Translate from turco to inglés
Böylesine barışçıl bir manzara görmedim.
Translate from turco to inglés
Ne harika bir manzara!
Translate from turco to inglés
Manzara nefes kesiciydi.
Translate from turco to inglés
O tepeden çok iyi bir manzara var.
Translate from turco to inglés
Manzara buradan güzel.
Translate from turco to inglés
Buradan güzel bir manzara var.
Translate from turco to inglés
Bir kum fırtınası , güzel bir manzara.
Translate from turco to inglés
Bu manzara bana her zaman benim memleketimi hatırlatıyor.
Translate from turco to inglés
Bu unutmayacağın bir manzara.
Translate from turco to inglés
Manzara Batı Virginia'nın uzak bir kesimindeki küçük bir dağ köyüydü.
Translate from turco to inglés
O hoş bir manzara değildi.
Translate from turco to inglés
Her yıl, yüz elli bin turist etkileyici manzara ve harika plajlardan zevk almak için bu adaya gelir.
Translate from turco to inglés
Manzara benim kanımı dondurdu.
Translate from turco to inglés
Manzara tatsız ve monotondu.
Translate from turco to inglés
Bu manzara muhteşem.
Translate from turco to inglés
Harika bir manzara, değil mi?
Translate from turco to inglés
Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel manzara.
Translate from turco to inglés
Bu dağdaki manzara çok güzel.
Translate from turco to inglés
Sana muhteşem bir manzara göstermek istiyorum.
Translate from turco to inglés
Bu güzel bir manzara, değil mi?
Translate from turco to inglés
Hava iyi olursa buradan güzel bir manzara alabilirsin.
Translate from turco to inglés
Sözcüklerin ötesinde manzara çok güzel.
Translate from turco to inglés
Åland adalarının en önemli cazibeleri samimi insanlar ve güzel manzara.
Translate from turco to inglés
Tom manzara fotoğrafları çekmeyi seviyor; Mary portreleri seviyor.
Translate from turco to inglés
Manzara gerçekten muhteşem.
Translate from turco to inglés
Köprüden hoş bir manzara var.
Translate from turco to inglés
Manzara muhteşem.
Translate from turco to inglés
Güzel manzara her gezgini büyülüyor.
O sık sık manzara resmi yapar.
Manzara ressamı resme bazı rötuşlar yaptı.
Bu manzara beni memnun eder.
Asla böylesine güzel bir manzara görmedim.
Bir veya iki gün içinde görecek bir sürü manzara vardı.
Manzara araştırırken tepede durdu.
Bu dağa ilk kez tırmandım. Manzara gerçekten harika.
Manzara hep aynıdır.
Tom sık sık manzara resmi yapar.
Manzara gerçekten inanılmazdı.
Buradaki manzara nefes kesicidir.
Buradaki manzara inanılmazdır.
Önümdeki manzara çok güzeldi.
Otel odamdan manzara güzeldi.
Artık burada buna katlanamıyorum. Bir manzara değişikliğine ihtiyacım var.
Muhteşem bir manzara, değil mi?
Manzara muhteşemdi.
Güzel bir manzara her gezgini büyülüyor.
Manzara hoşuna gitti mi?
Manzara beni derinden etkiledi.
İbar'ın güneyinde yaşayanlar için manzara farklı.
Priştine şehir merkezinden bir manzara.
Çatı katında harika bir manzara var.
Bölgedeki politik manzara Meksika açmazına dönmüş durumda.
Restoranın girişindeyken garson alt katta bir masayı benim için temizleyip boşalttı. Doğruya doğru, restoranın servisi hızlı. Ama aynı şeyi manzara için söylemek maalesef mümkün değil.
Manzara en iyi tepeden seyredilir.
Başkentteki uzun Halk Ekmek kuyruğu çok can sıkıcı bir manzara.
Ne korkunç bir manzara!
Pek iç açıcı manzara değil.