Learn how to use mesaj in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bu genç ve yaşlı, zengin ve fakir, Demokrat ve Cumhuriyetçi, siyahi, beyaz, Hispanik, Asyalı, Amerikan yerlisi, eşcinsel, düz, engelli ve engelsizler tarafından konuşulan cevaptır. Sadece bir bireyler koleksiyonu veya bir kırmızı ve mavi eyaletler koleksiyonu asla olmadığımızı belirten, dünyaya mesaj gönderenler Amerikalılardır. Biz, ve her zaman Amerika Birleşik Devletleri olacağız.
Translate from turco to inglés
Benim için herhangi bir mesaj var mı?
Translate from turco to inglés
Yönetici dışarıdaydı, bu yüzden onun sekreterine bir mesaj bıraktım.
Translate from turco to inglés
Tom'da John için Mary'den gelen bir mesaj var.
Translate from turco to inglés
Tom, Mary'nin John'a bir mesaj iletmesini rica etti.
Translate from turco to inglés
Tom karısını araması için acil bir mesaj aldı.
Translate from turco to inglés
Tom bana eğlenceli bir kısa mesaj gönderdi.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye bir mesaj gönderdi.
Translate from turco to inglés
Tom Mary için bir mesaj bıraktı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye bir mesaj verdi.
Translate from turco to inglés
Ben bir mesaj alabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Ben bir mesaj bırakabilir miyim?
Translate from turco to inglés
Ona bir mesaj gönderdi.
Translate from turco to inglés
O, ona bir mesaj verdi.
Translate from turco to inglés
O ona bir mesaj gönderdi.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'ye bir mesaj bıraktı.
Translate from turco to inglés
Bana bir mesaj bırak lütfen.
Translate from turco to inglés
Annem bana bir mesaj bıraktı.
Translate from turco to inglés
Bu mesaj mantıklı değildir.
Translate from turco to inglés
Sana bir mesaj vermem rica edildi.
Translate from turco to inglés
Her nasılsa mesaj bozulmuş, bu yüzden okumadan önce düzelttik.
Translate from turco to inglés
O, herhangi bir mesaj bırakmadı.
Translate from turco to inglés
Yeni müşteriniz size az önce bir mesaj yolladı.
Translate from turco to inglés
Bir mesaj bırakmak ister misiniz?
Translate from turco to inglés
Senin için acil bir mesaj var.
Translate from turco to inglés
Araba sürerken mesaj göndermek güvenli değil.
Translate from turco to inglés
Benim için bir mesaj vardı, değil mi?
Translate from turco to inglés
King George'a bir mesaj daha gönderdiler.
Translate from turco to inglés
Üç gün mesaj üzerinde çalıştı.
Translate from turco to inglés
Ona bir mesaj bırakmak ister misiniz?
Translate from turco to inglés
Ziyaretçi, kız kardeşi ile bir mesaj bıraktı.
Translate from turco to inglés
Mesaj bırak.
Translate from turco to inglés
Lütfen telesekreterime bir mesaj bırakın.
Translate from turco to inglés
Tom Mary'nin telesekreterine bir mesaj bıraktı.
Translate from turco to inglés
Bana çevrim içi mesaj yaz.
Translate from turco to inglés
Bir mesaj alabilirim.
Translate from turco to inglés
Sana bir mesaj bıraktım.
Translate from turco to inglés
Size bir mesaj var.
Translate from turco to inglés
Sana bir mesaj var.
Translate from turco to inglés
Eğer mesaj önemliyse ona telefon et.
Translate from turco to inglés
O az önce bana mesaj attı. Sanırım yine sarhoş.
Translate from turco to inglés
Yarın onu göreceğimden dolayı, eğer istiyorsan ona bir mesaj verebilirim.
Translate from turco to inglés
Tom'a birkaç mesaj gönderdim.
Translate from turco to inglés
Tom'a bir mesaj gönderdim.
Translate from turco to inglés
Tom'a bir mesaj verir misin, lütfen?
Translate from turco to inglés
Az önce Tom'dan bir mesaj aldım.
Tom'dan bir mesaj daha aldım.
Tom'a üç mesaj bıraktım.
Bugün Tom'dan bir mesaj daha aldım.
Bana bir daha mesaj atma demene rağmen ikinci mesajı da attığımı unuttun mu?
Tom'a bir mesaj verebilirim.
Tom bir mesaj bırakmadı.
Mesaj Fransızcaydı.
Mesaj Fransızca yazılmış.
Tom Mary'ye Fransızca yazılmış bir mesaj gönderdi.
En son ayın sekizinde ona bir mesaj attım. Sadece okudu cevap vermedi.
Tom bana mesaj attı.
Tom, Mary'ye mesaj attı.
Tom mesaj yollamaya devam etti.
Mesaj bırakacağım.
Hazır olduğumda sana mesaj atacağım.
Tom mesaj yazmaya devam etti.
Tom'a mesaj yolluyorum.
Mesaj nedir?
Tom bir mesaj göndermek istedi.
Yoldan karşıya geçerken mesaj yazmak tehlikelidir.
Karşıdan karşıya geçerken mesaj yazmak tehlikelidir.
Tom başka mesaj aldı.
Tom bir mesaj bıraktı.
Bir mesaj bıraktı.
Mesaj bırakmalıyım.
Ön masada sana bir mesaj bıraktım.
Sana bir çift mesaj bıraktım.
Bu sabah Tom'a bir mesaj bıraktım.
Tom'a birkaç mesaj bıraktım.
Bir mesaj bıraktım.
Sekreterin ile bir mesaj bıraktım.
Tom, Mary'ye mesaj atıyor.
Tom bir mesaj sunmak için burada.
Tom bir mesaj istedi.
Burada kimse yoksa sadece bir mesaj bırakın.
Tom bana bir mesaj bıraktı.
Bu mesaj Tom için.
Bir mesaj var mı?
Bu mesaj Tom içindir.
Beni aramaktan ve bana mesaj atmaktan vazgeçmeyecek.
Ona mesaj attı.
Tom sadece bana mesaj attı.
O bana her zaman mesaj atar.
Senin için bir mesaj var.
Her gün bir milyon mesaj alıyorum ve bütün hepsini yanıtlayamıyorum.
Tom bana bir mesaj gönderdi.
Bu bir telesekreterdir, bip sesinden sonra bir mesaj bırakın veya faks çekin, teşekkürler.
Biri bir mesaj göndermek istiyor.
Tom'a bir mesaj bırakmak isterim.
Mesaj sınırına ulaştığım için maalesef cevap atamadım.
Büyükannem senden daha hızlı mesaj yazıyor.
Tom'a bir kısa mesaj atmıştım.
Mesaj açık mı?
Mesaj açık.