Learn how to use mil in a turco sentence. Over 100 hand-picked examples.
Ben, kıyıdan yaklaşık bir mil ötede bir balıkçı teknesi gördüm.
Translate from turco to inglés
Ben mektubu yazmayı bitirdiğimde, seni yaklaşık olarak tepenin iki mil ötesindeki göle götüreceğim.
Translate from turco to inglés
Ada kıyıdan yaklaşık iki mil uzaklıktadır.
Translate from turco to inglés
Ben, tam olarak on mil yürüdüm.
Translate from turco to inglés
Bu nehir yüzlerce mil uzanır.
Translate from turco to inglés
İstasyon buradan yaklaşık üç mil.
Translate from turco to inglés
Bir günde yirmi mil yürüdü.
Translate from turco to inglés
Yaklaşık beş mil.
Translate from turco to inglés
Biz yaklaşık beş mil yürüdük.
Translate from turco to inglés
Onlar üç mil öteye yürüdü.
Translate from turco to inglés
Vadi yirmi mil genişliğinde.
Translate from turco to inglés
Tom günde yaklaşık on beş mil yürüyor.
Translate from turco to inglés
Postane yarım mil uzaklıkta.
Translate from turco to inglés
Jim günde üç mil koşmaya özen gösterir.
Translate from turco to inglés
Jack elli mil yürümekten dolayı yorgundu.
Translate from turco to inglés
O beş mil koştu.
Translate from turco to inglés
O bir mil yüzebilir.
Translate from turco to inglés
Ben yaklaşık bir mil yürüdüm.
Translate from turco to inglés
Ev iki mil uzakta.
Translate from turco to inglés
Ben o gün elli mil sürdüm.
Translate from turco to inglés
O kasaba iki mil uzaklıkta.
Translate from turco to inglés
O, saatte 90 mil yapabilir.
Translate from turco to inglés
Biz o gün on mil yürüdük.
Translate from turco to inglés
Bir mil yaklaşık 1,600 metredir.
Translate from turco to inglés
Günde yirmi mil yürürüm.
Translate from turco to inglés
En az iki mil yürüyebilirim.
Translate from turco to inglés
Onunla bir mil yarıştım.
Translate from turco to inglés
Yaklaşık bir mil yürüdüm.
Translate from turco to inglés
O, bir mil yüzemez.
Translate from turco to inglés
Göl dört mil genişliğindedir.
Translate from turco to inglés
Bu nehir bir mil genişliğindedir.
Translate from turco to inglés
3/4 mil yürüdüm.
Translate from turco to inglés
Bu nehir 500 mil uzunluğundadır.
Translate from turco to inglés
Köye sadece iki mil var.
Translate from turco to inglés
Ada yaklaşık bir mil genişliğindedir.
Translate from turco to inglés
Yarım saatte iki mil yürüdü.
Translate from turco to inglés
Onun çiftliği yirmi mil karedir.
Translate from turco to inglés
Buradan Londra'ya sekiz mil.
Translate from turco to inglés
Nehrin iki mil yukarısında bir köprü var.
Translate from turco to inglés
Beş mil yürümek için uzun bir mesafe.
Translate from turco to inglés
Bir dahaki benzin istasyonu kaç mil uzakta?
Translate from turco to inglés
Alışveriş merkezi bir mil ilerde.
Translate from turco to inglés
Tren saatte 500 mil gidiyordu.
Translate from turco to inglés
Köprü yaklaşık bir mil uzunluğunda.
Translate from turco to inglés
Bu uçak saatte 800 mil uçabilir.
Translate from turco to inglés
Yirmi mil yürümek için uzun bir mesafe.
Translate from turco to inglés
Tren saatte 500 mil yol alıyordu.
Translate from turco to inglés
Yağmur yağmaya başladığında bir mil gitmemiştim.
Translate from turco to inglés
Mary'nin ofisi evinin iki mil batısındadır.
Translate from turco to inglés
Saatte üç mil hızla yürüdüler.
Translate from turco to inglés
Bir mil koştum.
Translate from turco to inglés
Üç mil koştum.
Translate from turco to inglés
Bu köprünün yaklaşık üç mil ötesinde yaşıyoruz.
Translate from turco to inglés
Günde beş mil koşarım.
Translate from turco to inglés
Şehrin yaklaşık 3 mil dışında 30 İngiliz dönümü arazim var.
Askerler yirmi mil ilerledi.
Belirtilen hız limiti saatte 55 mil olmasına rağmen Tom çok daha hızlı sürüyordu.
Hız limiti saatte 55 mil olmasına rağmen Tom çok daha hızlı sürüyordu.
Buradan yaklaşık bir mil uzakta yaşıyorum.
Boston'un otuz mil güneyinde bir benzin istasyonundayım.
Buradan Boston'a neredeyse üç yüz mil.
Buradan Boston'a 300 mil.
Kentten 10 mil uzakta yaşıyorum.
Londra'ya, üç aşağı beş yukarı, üç yüz mil uzaklıktadır.
Dan sadece 4 mil uzakta yaşadı.
Dan sadece 4 mil uzakta ikamet etti.
Dan sadece 4 mil uzakta oturdu.
Tom'un anne babası ondan üç mil uzakta yaşıyor.
Günde üç mil yürümeye çalışıyorum.
Boston'a kaç mil var?
On mil kısa bir mesafe değildir.
O buradan en az üç yüz mil.
O buradan yaklaşık çeyrek mil.
Tom'un ofisi yaşadığı yerden üç mil uzakta.
O yaklaşık üç mil kare.
Onların her ikisi de lisedeyken Tom Mary'den üç mil uzakta yaşıyordu.
Şehrin on mil batısında bir taş ocağı var.
Tren saatte 20 mil yol alır.
Kuş uçuşu olarak, o buradan yaklaşık 20 mil uzakta.
O, günde ortalama yedi mil yürür.
Ortalama olarak günde kaç mil yürüyorsunuz?
Şimdi Boston'dan yaklaşık yüz mil uzaktayız.
Araba şehrin beş mil dışında bozuldu.
Nehir bu noktada neredeyse bir mil genişliğindedir.
Tom'un ofisi evinden üç mil.
Biz batıya doğru 100 mil seyahat ettik.
Çığ saatte yirmi beş mil yol alıyordu.
Tom bugün üç mil koştu.
Onlar yüzlerce mil rampa ve köprüler yapmak zorundaydı.
Bize birkaç mil kablo gerek.
Göçmenler dünyadaki en huzurlu insanlardır. Onlara ait olmayan bir toprağı işgal etmek için binlerce mil geçerler ve eğer vahşi yerli değillerse kimseyi öldürmezler.
Ben kahvaltı etmeden önce beş mil koşmuştum.
İstasyon iki mil uzaklıkta.
Kategori 5 bir kasırga saatte yaklaşık 155 mil hıza ulaşabilir.
Göl üç mil genişliğinde.
"Buradan istasyona ne kadar uzak?" "Yaklaşık iki mil."
Tom günde üç mil koşar.
Nehir bazı bölgelerde altı mil derinliğinde ve onu geçmenin tek yolu bir kasnak ve bir ip kullanmak.
Köprü bir mil yukarıda.
Tom yakıt tasarrufu yapmak için otoyolda saatte 60 mil hızla sürer.