Learn how to use miras in a turco sentence. Over 65 hand-picked examples.
Onun gayrimenkulünü miras olarak devralacağım.
Translate from turco to inglés
O, annesinin mavi gözlerini miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Tom'un vasiyetine göre, Mary onun tüm gayrimenkulünü miras olarak alacak.
Translate from turco to inglés
Tom oğlunun onun gayrimenkulunu miras olarak almasını diliyor.
Translate from turco to inglés
Tom bir sürü parayı miras aldı.
Translate from turco to inglés
Tom kesinlikle amcasından evi miras alacağını ummuyordu.
Translate from turco to inglés
Tom büyükbabasından miras kalan parayla Mary için bir nişan yüzüğü aldı.
Translate from turco to inglés
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.
Translate from turco to inglés
Tom o adamın kızıyla adamın işini miras alacağı vaadi ile evlenmeyi kabul etti.
Translate from turco to inglés
Tom'un çocuklarının ondan bir şey miras alması çok zayıf bir olasılıktır.
Translate from turco to inglés
John büyük bir serveti miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Sayın Bingley'e babasından yaklaşık yüz bin lira miras kaldı.
Translate from turco to inglés
Teyzem büyük bir emlakı miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Edward amcasının menkulünü miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Edward amcasının servetini miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Tom babasının tüm varlığını miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Tom aile şirketini miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Ana babasından miras kalan bir apartmana henüz taşındı.
Translate from turco to inglés
Annesi öldüğü zaman Tom, bir sürü para miras almayı umuyor.
Translate from turco to inglés
Tom işletmeyi babasından miras aldı.
Translate from turco to inglés
Amcandan ne kadar miras aldın?
Translate from turco to inglés
Tom'un son arzusu oğlunun her şeyi miras olarak almasıydı.
Translate from turco to inglés
Tom amcasının arazisini miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
O, kaleyi miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Tom annesi öldüğünde bir sürü parayı miras olarak almayı umuyor.
Translate from turco to inglés
Babam bana büyük bir miras bıraktı.
Translate from turco to inglés
Bu bina ulusal miras olarak tutulmalıdır.
Translate from turco to inglés
Tom'a yüklü miktarda para miras kaldı.
Translate from turco to inglés
O inatçılığı babamdan miras aldım.
Translate from turco to inglés
Kültürel miras gelecek nesillere aktarılır.
Translate from turco to inglés
Tom çiftliğini babasından miras aldı.
Translate from turco to inglés
Dan annesinden miras kalan arazi üzerinde vergilendirilmek istemiyordu.
Translate from turco to inglés
Tüm koloni mutant DNA'yı miras alacak.
Translate from turco to inglés
O, evi miras aldı.
Translate from turco to inglés
O eski bir ahşap sandığı miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Babasından işi miras aldı.
Translate from turco to inglés
Bu saat bana dedem tarafından miras bırakıldı.
Translate from turco to inglés
Hikaye babadan oğula miras kaldı.
Translate from turco to inglés
Onu anne ve babamdan miras aldım.
Translate from turco to inglés
Tom servetini miras olarak aldı.
Translate from turco to inglés
Dedesinden birkaç hektar arazi miras aldı.
Translate from turco to inglés
Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras olarak almak için ne yapayım?
Translate from turco to inglés
Fadıl anne ve babasından miras aldı.
Translate from turco to inglés
Biz doğduğumuzda hepimiz miras piyangosu kazanacak kadar şanslı değiliz.
Tom, miras iddiasında bulundu.
O, oğluna bir miras bıraktı.
Tom büyük bir servet miras aldı.
Sami her şeyi miras almak istedi.
Tom amcasının mülkünü miras aldı.
Ölüm Hak, miras helal.
O oğluna büyük bir miras bırakıyor.
Bireyin mülkiyet hakkı, miras dahil, yasalarla garanti altına alınmaktadır.
Çünkü kötülerin kökü kazınacak, ama RAB'be umut bağlayanlar ülkeyi miras alacak.
Tom'a arsa miras kaldı.
Tom'a arazi miras kaldı.
İstanbul'un fethinin 567. yılında, devletlerin başkenti, medeniyetlerin beşiği bu nadide dünya şehrini bizlere miras bırakan Fatih Sultan Mehmet Han'ı ve ecdadımızı saygı, rahmet ve şükranla anıyorum.
Dünyayı atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldık.
Racan arkasında güçlü bir siyasi miras bıraktı.
Brady tahvilleri de bu dönemden kalma bir miras.
Babasından çok para miras kalmıştı.
Bilmek miras değildir.
Tecrübeler miras bırakılmaz- herkes tek başına yapmak zorundadır.
Bana 60.000 Euro miras kaldı. Bu parayla nasıl yatırım yapmalıyım?
Tom bu evi miras aldı.
Bu evi büyükbabamdan miras aldım.