Learn how to use niyet in a turco sentence. Over 84 hand-picked examples.
Kim gelecekte bir diplomat olmaya niyet ediyor.
Translate from turco to inglés
Ben sonuna kadar mücadeleye niyet ediyorum.
Translate from turco to inglés
Onun yaptığında hiçbir kötü niyet yoktu.
Translate from turco to inglés
Üniversiteden mezun olduğumda ne olmaya niyet ettiğim bana amcam tarafından soruldu.
Translate from turco to inglés
Ne yapmaya niyet ediyorsun?
Translate from turco to inglés
Onunla gitmeye niyet ettim.
Translate from turco to inglés
Ben oraya gitmek için niyet etmiştim.
Translate from turco to inglés
Derhal başlamaya niyet ettim.
Translate from turco to inglés
Gitmeye niyet ettim fakat unuttum.
Translate from turco to inglés
Geçerken uğramaya ve seni görmeye niyet ediyordum fakat bu hafta oldukça meşguldüm.
Translate from turco to inglés
O yarın öğleden sonra tenis oynamaya niyet ediyor.
Translate from turco to inglés
Bunu dün bitirmeye niyet ettim fakat bitiremedim.
Translate from turco to inglés
Ona karşı hiçbir kötü niyet taşımıyorum.
Translate from turco to inglés
Ben yurt dışına gitmeye niyet etmiştim.
Translate from turco to inglés
Bir doktor olmaya niyet ettim.
Translate from turco to inglés
Bir öğretmen olmaya niyet ettim.
Translate from turco to inglés
Geçen yıl Roma'yı ziyaret etmeye niyet ettim.
Translate from turco to inglés
Onun tam olarak niyet ettiği oydu.
Translate from turco to inglés
Ne yapmaya niyet ettiğime dair bir fikri yok.
Translate from turco to inglés
Toplantıya katılmaya niyet etmiştim.
Translate from turco to inglés
Onu aramaya niyet etmiştim fakat aramayı unuttum.
Translate from turco to inglés
Pazar günü çiftliği ziyaret etmeye niyet ediyor.
Translate from turco to inglés
Tom'u tekrar görmeye niyet etmedim.
Translate from turco to inglés
Hiç kimseyi incitmeye niyet etmedim.
Translate from turco to inglés
Tom niyet ettiğinin daha fazlasını söyledi.
Translate from turco to inglés
Seni incitmeye niyet etmedim.
Translate from turco to inglés
Onu kötü niyet olmadan yaptı.
Translate from turco to inglés
Tom Mary için çiçekler almaya niyet etmişti ama unuttu.
Translate from turco to inglés
Bunun olmayacağını görmeye niyet ediyorum.
Translate from turco to inglés
Bugün buraya erken gelmeye niyet ettim.
Translate from turco to inglés
Onu senin için yapmaya niyet ediyorum.
Translate from turco to inglés
Ne olduğunu öğrenmeye niyet ediyorum.
Translate from turco to inglés
Gitmeye niyet ettiğin yer o mu?
Translate from turco to inglés
Tom onu nasıl yapmaya niyet ediyor?
Translate from turco to inglés
Tom bunu nasıl onarmaya niyet ediyor?
Translate from turco to inglés
Tom'un gerçekten onu yapmaya niyet ettiğini düşünüyor musun?
Translate from turco to inglés
Tom ne söylemeye niyet ettiğini hatırlayamadı.
Translate from turco to inglés
Önce bir niyet et.
Translate from turco to inglés
Tom yaz tatili boyunca her gün tenis oynamaya niyet ediyor.
Translate from turco to inglés
Tom'u öldürmeye niyet ettiniz mi?
Translate from turco to inglés
Yapmaya niyet ettiğim bu.
Translate from turco to inglés
Son kez yaptığım aynı şeyi yapmaya niyet ediyorum.
Translate from turco to inglés
Niyet buydu.
Translate from turco to inglés
Niyet o değildi.
Translate from turco to inglés
Tom çalınan parayı kendisi için saklamaya niyet etti.
Translate from turco to inglés
Kendine saygın ne kadar düşük olursa o kadar fazla olumsuz şeylere odaklanmaya niyet edersin.
Translate from turco to inglés
Biz yaklaşık iki hafta orada kalmaya niyet ettik.
Tom'a bir iyi niyet kartı gönderelim.
Bu yapmaya niyet ettiğim şey değil.
Bu söylemeye niyet ettiğim şey değil.
Gerçekten söylemeye niyet ettiğin şey bu mu?
Gerçekten yapmaya niyet ettiğin şey bu mu?
Bunun senin yapmaya niyet ettiğin şey olduğunu sanmıyorum.
İyi niyet gösterdiğinden eminim.
Gelecek yıl daha iyi yapmaya niyet ediyoruz.
Bu kadar uzun kalmaya niyet etmemştim.
Herhangi biri beni görmeden dışarı çıkmaya niyet ettim.
Çocuk senin kolunu kırmaya niyet etmedi.
Ben bir şey kesmeye niyet etmedim.
Tom nasıl yardım etmeye niyet ediyor?
Dün Tom'u aramaya niyet etmiştim.
Tom kimseyi vurmaya niyet etmedi.
Tom onu yapmaya niyet ettiğini söyledi.
Emma Watson, BM Kadın İyi Niyet Elçisidir.
Ben bunu şimdi yapmaya niyet ediyorum.
Tom Mary'ye bunu yapmaya niyet ettiğini söyledi.
Tom Mary'nin bunu yapmaya niyet ettiğini söyledi.
Tom Mary'nin bunu yapmaya niyet ettiğini söylüyor. söylüyor.
Bunu yapmaya niyet etmiştim.
Tom'un bunu yapmaya niyet edip etmediğini bilmiyorum.
Tom Mary'nin ne yapmaya niyet ettiğini bilmiyordu.
Bazen tesadüf öyle yollar gider ki, oraya niyet ulaşamaz.
Tom, Mary'nin ne yapmaya niyet ettiğini biliyor.
Önemli olan niyet.
Niyet hayır, akıbet hayır.
Neye niyet, neye kısmet.
Kime niyet, kime kısmet.
Başkalarının niyet ve fiillerini yanlış değerlendirmek çok kolaydır.
Başkalarının niyet ve hareketlerini yorumlamakta yanlışa düşmek kolaydır.
Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşelidir.
Saraybosna'ya bir niyet mektubu gönderildi bile.
Kime niyet kime kısmet.
Bana attığın kazıktan dolayı uğradığım zarar çok da önemli değil ama içimdeki insanlara karşı iyi niyet ve iyilik yapma isteğini yaraladığın için hakkımı helal etmiyorum.
Bazen iyi niyet, karşı tarafın kötülüğü için çıkarılan bir davetiye gibidir.